be ile cümle

be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim hafif bir ateşim var.I have a slight fever.
Birkaç dakika bekler misiniz?Would you mind waiting a few minutes?
Birkaç dakika beklemenizin bir sakıncası var mı?Would you mind waiting a few minutes?
Biraz bekle, hemen döneceğim. Telefonu kapatma!Hold on a second, I'll be right back. Don't hang up!
Bir dakika bekle. Jimmy'yi arayacağım.Hang on a minute. I'll call Jimmy.
Ben bir süreliğine dışarı çıkıyorum.I'm going out for a while.
Biraz bekleyin, lütfen.Hold on a moment, please.
Ben bir süre dolaştım.I wandered around for a while.
Biraz şans bazen beklenmedik bir başarıya götürür.A little bit of luck sometimes leads to an unexpected success.
Ben çok eleştirel olabileceğimi düşünmekteyim.I've been thinking that I may have been too critical.
Lütfen bekleyin.Hold on, please.
Ben fişinizi yazarken siz de lütfen bekleyin/iz.Please wait a moment while I write out your receipt.
Benim için bir şey yapar mısın?Would you do something for me?
Bel biraz küçük.The waist is a little small.
Ben az önce uyandım ve hâlâ uykuluyum.I'd just woken up and was still drowsy.
Ben ayrılmak üzereyim.I'm about to leave.
Tam ben giderken o geri geldi.She came back just as I was leaving.
Araba kazası tam benim önümde gerçekleşti.The car accident took place just in front of me.
Saat tam beş.It is just five o'clock.
Tam köşede beyaz bir bina var.There's a white building just around the corner.
Zil çaldığında ben tam gitmek üzereydim.I was just about to go out, when the bell rang.
Benim bir biletim yok.I don't have a ticket.
Ben kontrol etmek istiyorum.I'd like to check out.
Ben çıkış yapmak istiyorum. Belboyu çağırır mısın?I'd like to check out. Could you call the bellboy?
Ben sana santranç oynamayı öğreteceğim.I will teach you to play chess.
Tom santrançta benim için bir oyundan daha fazla değil.Tom is more than a match for me in chess.
Hava soğuyor ve ben bunu gerçekten sevmiyorum.The weather here is getting cold and I really do not like that.
Niçin benimle dans etmeye gelmiyorsun?Why don't you come dancing with me?
Ben konuşacak birini istiyorum.I want someone to talk to.
Bebeği kim yaptı?Who made the doll?
Birisi beni arkamdan yakaladı.Someone grabbed me from behind.
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.Someone must have taken my umbrella by mistake.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Ara sıra beni görmek için gel.Come and see me once in a while.
Belki benim doğum günümü hatırlamıyor.Perhaps she doesn't remember my birthday.
Belki o iyi bir öğretmen olacak.Maybe he will be a good teacher.
Belki öğleden sonra yağmur yağacak.Perhaps it will rain in the afternoon.
Belki onun çok sayıda kız arkadaşı vardır.Maybe he has lots of girlfriends.
Belki yarın kar yağacak.Perhaps it will snow tomorrow.
Ben bir sigara içeyim.Let me have a cigarette.
Tütün beyni etkiler.Tobacco acts on the brain.
Ben sigara içmem.I don't smoke.
Ben bir sigara için yanıp tutuşuyordum.I was aching for a cigarette.
Ebeveynim karşı olsa bile, ben yurt dışında okumak istiyorum.I want to study abroad, even if my parents are against it.
Beni görmeye gelse bile, ona evde olmadığımı söyle.Even if she comes to see me, tell her I am not at home.
O beni sevmese bile ona karşı samimi olacağım.I will be friendly to him even if he doesn't like me.
Gelmese bile, onu beklemeye devam edeceğim.Even if he doesn't come here, I'll go on waiting for him.
Biraz pahalı olsalar bile, ben daime en iyi ürünleri satın alırım.I always buy a top quality product even if it is slightly more expensive.
Ben yanlış olsam bile, sen çok da doğru sayılmazsın.Even if I am wrong, you are not quite right.
Ben hatalı olsam bile, sen oldukça doğru değilsin.Even if I am wrong, you are not quite right.
Başı belade olsa bile, Mac daime iyimserdir.Even if he is in trouble, Mac is always optimistic.
Beni durdursan bile fikrimi değiştirmeyeceğim.Even if you stop me, I won't change my mind.
Ne olabileceği önemli değil, ben hep bunun için hazırlandım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
Ne olursa olsun, ben hazırım.No matter what happens, I am prepared.
Nereye gidersen git, emek vermeden başarıyı bekleyemezsin.Go where you will, you can't hope for success without effort.
Ben şimdi bir silah sesi duydum.I heard a shot just now.
Ben söylediklerini şimdi geri almanı istiyorum.I want you to take back what you said just now.
Ben az önce geri döndüm.I've just come back.
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.They're only $50 with two cans of shoe polish free of charge.
Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.

İlgili Sayfalar