Ana içeriğe geç
Sözlük

beşli ile cümle

beşli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
[çak bi beşlik][s vami]
[çak bi beşlik](לתת לך)
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Bởi tất cả công nghệ này đều tự thúc đẩy bản thân nó phát triển.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.È il fatto che tutte queste tecnologie si autoalimentano.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar. Kalkışa geçiyoruz.Технологии развиваются всё быстрее и мы взлетаем.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.왜냐하면 이런 모든 기술들은 스스로 피드백을 하기 때문입니다.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Merthogy mindezek a technológiák önmagukat is gerjesztik.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Omdat al deze technologieën zichzelf versterken.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Parce que toutes ces technologies s'autoalimentent
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Pentru ca toate aceste tehnologii se autodezvolta.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Ponieważ wszystkie te technologie napędzają się same.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologias estão a alimentar-se de si próprias.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologías se retroalimentan.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Weil all diese neuen Technologien von heute sich von sich selber ernähren.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Διότι όλες αυτές οι τεχνολογίες αυτοτροφοδοτούνται.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Защото всички тези технологии се самозахранват.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.כי כל הטכנולוגיות האלו שבות ומזינות את עצמן מעצמן.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.لأن كل تلك التقنيات تتغذى على ذواتها.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.何か新しいことが始まりそうです
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Als we meer mensen goedkoper voeden, hoe erg kan dat zijn?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Bila kita memberi orang makan dengan lebih murah, bagaimana mungkin itu buruk?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Cât de rău poate fi dacă hrănim mai mulţi oameni cu mai puţini bani?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Estamos a dar comida a mais pessoas de uma forma mais barata, "o que é que isso tem de terrível?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Ha több embert etetünk, olcsóbban, mennyire lehet az borzasztó?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Jeśli pozwala nam to wykarmić więcej ludzi, taniej, to cóż w tym złego?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Když budeme krmit víc lidí levněji, co se stane tak hrozného?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""우리가 더 많은 사람을 더 싸게 먹일 수 있는데 나빠봤자 얼마나 나쁘겠어?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Nếu chúng tôi cho nhiều người ăn một cách rẻ tiền hơn thì điều đó có tệ hại gì cơ chứ?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Om vi föder fler personer billigare, hur illa kan det vara?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Se riusciamo a nutrire più persone in modo più economico, cosa c'è di sbagliato in quello che facciamo?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""¿Si estamos alimentando a más gente de manera más barata, cuan terrible puede ser?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Si on nourrit plus de monde pour moins cher, est-ce que c'est si grave ? "
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Wenn wir mehr Leute billiger ernähren, wie schrecklich kann das schon sein?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Αν ταΐζουμε πιο πολύ κόσμο πιο φτηνά, πόσο κακό μπορεί να είναι αυτό;"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Если мы кормим всё больше людей, всё более дешёвыми продуктами, что же в этом плохого?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Какво лошо има в това, да храниш повече хора за по-малко пари?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""אם אנחנו מאכילים יותר אנשים בזול, כמה גרוע זה יכול להיות?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?"" اذا كان بالأمكان إطعام أُناسٌ أكثر بسعر أقل فأي ضرر من هذا سيأتي ؟ "
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?"「バカげたことがあるだろうか?」 これが動機なんだ
Etrafına bak, bak hadi! Sanki amcıklar ruhumu besliyor bu gece amansızca!Rozejżyj się!!! ...O, mój boże... to jakby cipeczki wypełniały moją duszę
karo beşlisiחמש יהלום
karo beşlisiخمسة الدّيناري
Koynumuzda yýlan mý besliyoruz lan.За това ли те отглеждам? За да се превърнеш в мой враг?
kupa beşlisiחמש לב
kupa beşlisiخمسة الكبّة
maça beşlisiחמש עלה
maça beşlisiخمسة البستوني
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"A já jsem odpovídala: "Obama je můj bratr, takže to dělá i vás mými bratry."
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"De såg frågande på mig, och sen var det, "high five!" (Skratt)
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ei se uitau la mine întrebător și erau ceva de genul, "Bate palma!".
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Eles olhavam interrogativamente e depois reagiam com: "Dá cá cinco!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Először kíváncsian néztek rám, aztán egyszerűen egy "Adj egy pacsit!"-al intézték el a dolgot.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Il che li lasciava un pò perplessi, prima di battere un cinque.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ils me regardaient interrogatifs, et puis c'était, "Tope là!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"아이들은 당혹스런 표정을 짓다가 "하이 파이브해요"라고 하더군요.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Mereka memandang saya dengan bingung, tapi lalu berkata, "Tos!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Og de så forvirrede ud før de ville være sådan "High five!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Patrzyły zdziwione, a potem przybijały mi piątkę.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Sie haben skeptisch die Augen zusammengekniffen und dann "High five!" gemacht.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Y yo les decía "Bueno, Obama es mi hermano, entonces tu también eres mi hermano."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod