Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Khi lớn lên, tôi lại có đam mê với món ăn.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.그래서 저는 자라면서 한번 더 강조해야겠네요, 음식에 관한 확고부동한 열정을 가졌습니다.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Quando ero ragazzo avevo una sana passione per il cibo.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Tak więc, gdy już dorosłem miałem wyrobione zamiłowanie do jedzenia.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Takže jak jsem dospíval, vyvinul jsem si seriózní zálibu v jídle.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Takže počas dospievania sa u mňa vytvorila hlboká vášeň pre jedlo.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Έτσι, όταν μεγάλωσα, είχα επίσης και ένα πάθος για το φαγητό.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Затова докато израствах, отново, имах утвърдена страст към храните.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Поэтому когда я вырос, у меня развилась огромная любовь к еде.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.אז עד שגדלתי, שוב, היתה לי אהבה מבוססת לאוכל.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.لذلك مع الوقت الذي ترعرت فيه، مرة اخرى، لقد ملكت رغبة راسخة للطعام
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.食べ物に対しても また大きな情熱を持ちました 60年代後半から70年代初頭に幼少期を過ごした