Benim köpeğimi etle besledim.I feed meat to my dog.
Yemek artıklarıyla köpeğimi besledim.I fed the leftovers to my dog.
Köpeğimi iyi kalite köpek maması olarak düşündüğüm mamayla besledim.I fed my dog what I thought was good quality dog food.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Köpeklerimi her zaman ikindide besledim.I've always fed my dogs in the early evening.
Şimdiye kadar ilk kez bebeğimi anne sütü ile besledim.This is the first time I've ever breast-fed my baby.
Ben köpeği besledim.I fed the dog.
Ben zaten çocukları besledim.I've already fed the children.
Zaten köpeği besledim.I've already fed the dog.
Ben zaten bebeği besledim.I've already fed the baby.
Ben ona hep hayranlık besledim.I've always admired him.
Yaklaşık bir saat önce köpeği besledim.I fed the dog about an hour ago.
Atı besledim.I fed the horse.
Keçileri besledim.I fed the goats.
Domuzları besledim.I fed the pigs.
Atları besledim.I fed the horses.
Ben zaten tavukları besledim.I've already fed the chickens.
Sana büyük bir aşk besledim.I had a big crush on you.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.So by the time I grew up, again, I had a well-established passion for food.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.And for many years afterwards, I would have a desperate desire to taste ginger beer.
Köpeklerimi her zaman ikindide besledim.J'ai toujours nourri mes chiens en début de soirée.
Ben köpeği besledim.Yo alimenté al perro.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.Я всегда кормил своих собак ранним вечером.
Köpeklerimi her zaman ikindide besledim.Я всегда кормил своих собак ранним вечером.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Куплены новый гриль и дорогое вино.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Hij stookte jenever en brandewijn.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Hodowali kawę i owoce chlebowca.
Yeşil kuşu besledim.Jag matade den gröna fågeln.
Atı besledim.Я погодував коня.
Onu buğday ve yeni şarapla besledim.Uzgajali su vinovu lozu i žitarice.
(Gülme sesleri) Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.És később is még sokáig borzasztóan szerettem volna megkóstolni a gyömbérsört.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A další spoustu let poté jsem toužila ochutnat zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.A mnoho nasledujúcich rokov som zúfalo túžila ochutnať zázvorové pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Beberapa tahun sesudahnya, saya sangat ingin minum bir jahe.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Durante anos, eu tive o desejo desesperado de provar cerveja de gengibre.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.E per molti anni, dopo, avrei avuto il desiderio disperato di provare una birra allo zenzero.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Et pendant plusieurs années encore, je vivais dans le désir désespéré de goûter le ginger beer.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Gedurende velen jaren daarna, wilde ik dolgraag gemberbier proeven.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Ja vuosien ajan minulla olisi epätoivoinen halu maistaa inkivääriolutta.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.몇 년이 지난후, 전 깊은 열망을 가지게 되었습니다. 진저비어를 맛보고 싶어졌던 것이죠
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Mulţi ani după aceea, am poftit cu disperare să gust berea de ghimbir.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Och under många år, hade jag en desperat längtan efter att få smaka på ginger ale
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Tudi po mnogo letih sem imela nezadržno željo, da bi poskusila ingverjevo pivo.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Und noch jahrelang hatte ich das tiefe Verlangen, Ingwer-Limonade zu probieren.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Và nhiều năm sau đó, I vẫn thèm muốn đến tột cùng được nếm xem thử bia gừng vị thế nào.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Για πολλά χρόνια, είχα μια τεράστια επιθυμία να τη δοκιμάσω.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.Багато років потому в мене з'явилось величезне бажання скуштувати імбирного пива.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.В продължение на много години след това изпитвах отчаян копнеж да опитам джинджифилова бира.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.И много лет спустя у меня было сильное желание попробовать имбирный эль.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.ושנים רבות לאחר מכן, עדיין היה לי צורך נואש לטעום בירת זנגוויל.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.ولعدة سنوات بعد ذلك، كانت لدي رغبة جامحة في تذوّق نبيذ الجنجر.
Ve sonra yıllarca, zencefilli biranın tadına bakmak için içimde dayanılmaz bir arzu besledim.無性に飲んでみたかった でも その話はまた今度
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Alors quand j'ai grandi, encore une fois, j'avais une passion bien établie pour la nourriture.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Aşa că, până am crescut aveam o bine stabilită pasiune pentru mâncare.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Así que a medida que crecía, desarrollaba también una gran pasión por la comida.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Assim, em idade adulta, novamente, eu era apaixonado por comida.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Daher entwickelte ich als ich aufwuchs eine starke Leidenschaft für Essen.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Dus tegen dat ik volwassen was geworden, had ik ook een goed ontwikkelde passie voor eten.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Így, mire felnőtt lettem, igen megalapozott szenvedélyem lett az étel is.
Yani ben büyürken, aynı zamanda yiyeceklere de tutku besledim.Jadi pada saat saya dibesarkan, Saya memiliki kegemaran yang sangat pada makanan.