Uçak beşte havalanacak.The plane will take off at five.
Beş artı üç sekiz eder.Five plus three is eight.
Beş çocuktan ikisi utangaç.Two out of five children are shy.
Çok sıcak olduğu için bayan beş gün evde kaldı.The lady stayed at home for five days because it was too hot.
Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.He was eventually sentenced to five years in prison for that violent crime.
Beş yaşındaki kızım kreşe her zaman mutlu ve enerji dolu gider.My five year old daughter always goes to kindergarten happy and full of energy.
Babam beş yıl önce öldü.My father died five years ago.
Bu kitap benim uğurlu eşyam. Onu her beş ayda okurum.This book is my good luck charm. I read it every five months.
Beş tavşanın hepsi aç kurtlar tarafından yenildi.All five rabbits were eaten by the hungry wolves.
Hazır ol ya da olma, beş dakika içinde sahnede olmamız gerekiyor.Ready or not, we have to be on stage in five minutes.
On beş yaşındayken nasıl biriydin?What were you like when you were fifteen?
En genç oğlu beş yaşında.His youngest son is five years old.
Vay, bu, anıları geri getiriyor. Bu, ben beş yaşındaykenki bir resim.Wow, this brings back memories. This is a picture of when I was five years old.
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.I learned how to drive when I was fifteen years old.
Bugün süregelen hisse senedi fiyat düşüşünün beşinci günüdür.Today is the fifth day of continual stock price decline.
Beş artı iki eşittir yedi.Five plus two equals seven.
Saat beşte buluşalım.Let's meet at five.
Listede kalan kelimelerin beşi isim.Of the remaining words on the list, five are nouns.
Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?Do you usually eat more than five slices of pizza a month?
Tom dokuzdan beşe kadar çalışır.Tom works from nine to five.
Tom günde yaklaşık on beş mil yürüyor.Tom walks about fifteen miles a day.
Tom genellikle dokuzdan beş-otuza kadar çalışır.Tom usually works from nine to five-thirty.
Tom beş dil konuşuyor ama onların hiçbirinde nasıl nazik olunacağını bilmiyor.Tom speaks five languages, but doesn't know how to be polite in any of them.
Tom gelecek ayın on beşinden önce pasaportunu yenilemesi gerekiyor.Tom needs to renew his passport before the fifteenth of next month.
Tom haftada beş gün okula gider.Tom goes to school five days a week.
Tom on beş yıldan daha önce ilk eşinden boşandı.Tom divorced his first wife more than fifteen years ago.
Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.Tom always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Tom'un içinde Mary'nin beş dakika içinde gelebileceğine dair bir his var.Tom has a feeling that Mary might show up in a few minutes.
Sabah saatin beşinde dağınık ve bakımsız olmamı umarım kimse önemsemez.I hope nobody minds my being straggly and unkempt at five in the morning.
Aradığını bulmadan önce internet'te arama yapmak Tom'un on beş dakikasını aldı.It took Tom fifteen minutes of googling before he found what he was looking for.
Ben beş yıldır belediye meclisi üyesiyim.I've been an alderman for five years.
Tom sadece on beş dakika kendinden geçmişti.Tom was only gone for fifteen minutes.
Tom seni on beş dakika önce bekliyordu.Tom was expecting you fifteen minutes ago.
Tom yaz tatilinden önce beş kilo vermek istedi.Tom wanted to lose five pounds before summer vacation.
Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.Tom should be here within fifteen minutes.
Tom sadece gecede yaklaşık beş saat uyur.Tom only sleeps about five hours a night.
Tom beş dakikadan daha az bir sürede üç elma yedi.Tom ate the three apples in less than five minutes.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
Lütfen Tom'a beş dakika daha ayırabilip ayıramayacağını sor.Please ask Tom if he can spare another few minutes.
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.It takes about 15 minutes to get to my office.
Annem babamdan beş yaş büyük.My mother has five more years than my father.
Beşinci Cadde ve Harvey Caddesinin köşesindeki şarküteride çok et vardır.There are a myriad of meats at the deli on the corner of Fifth and Harvey Street.
Bizim dairemizin beş tane odası var.Our flat has five rooms.
Görme beş duyunun en karmaşığı olarak kabul edilir.The sight is considered the most complex of the five senses.
"Kim partiye geliyor?" "Birkaç arkadaş ve dört ya da beş meslektaş.""Who will be coming to the party?" "A few friends and four or five colleagues."
Tom genellikle beş yıldızlı otellerde kalır.Tom usually stays at five-star hotels.
Hafta sonuna kadar biraz ödünç para verebilir misin? Üzgünüm veremem. Beş parasızım.Can you lend some money until the weekend? Sorry I can't. I'm broke.
Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.It's better to be approximately right than completely wrong.
Beşinci katta oturuyorum.I live on the fifth floor.
Yakında sıra sende, Beşar!It's your turn soon, Bashar!
Sana beş dolar borçluyum.I owe you five dollars.
Ekibimiz toplamda beş madalyaya ulaştı.Our team achieved five medals in total.
Aktör yarım saatten az süre içinde beş tane karakter oynayacak.The actor will play five characters in less than half an hour.
Benim sadece beş rublem var.I have only five rubles.
Tony beş ay önce Angela ile çıkmaya başladı.Tony started dating Angela five months ago.
Saat beşte geri geldi.He came back at five o'clock.
O saat beşte döndü.He came back at five.
Bin beş yüz ineğim var.I have fifteen hundred cows.
O, beş yıl önce öldü.He died five years ago.
Babam beş tane kardeşi vardır.My father has five siblings.