beğenmiş ile cümle
beğenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sinir bilimciler olarak maalesef bir bakıma kendimizi beğenmişlik içindeyiz.Sinir bilimciler olarak maalesef bir bakıma kendimizi beğenmişlik içindeyiz.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.The wicked, in the pride of his face, has no room in his thoughts for God.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.For he flatters himself in his own eyes, too much to detect and hate his sin.
Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır."He is surely an impudent liar."
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir."Tomorrow they will know who is the impudent liar!
Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisi.He is surely an impudent liar."
Yarın bilirler kimmiş yalancı kendini beğenmiş."Tomorrow they will know who is the impudent liar!
Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.Verily God does not like the proud and boastful.
Allah övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri sevmez.God does not love the egoist and the braggart,
ALLAH kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez.God does not surely love those who are arrogant and boastful,
Bu durumda o, bir sevinç şımarığı, bir kendini beğenmiş olur.Surely, he is exultant, and boastful (ungrateful to Allah).
Sör Walter Elliot, Bt. - Kibirli, kendini beğenmiş bir baronet.Sir Walter Elliot, Bt. – A vain, self-satisfied baronet.
Klingsor’un kendini beğenmişliği kendine ait resimleri değerlendirirken de ortaya çıkmaktadır.Zum Ausdruck kommt Klingsors Narzissmus auch in der Bewertung seiner eigenen Malerei.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Sie ist beliebt und interessiert sich für Mode.
Buonafede aydaki bu türlü yaşayışı çok beğenmiştir.Das Leben in der Stadt gefiel ihr sehr gut.
Tembel, aç gözlü, şakacı ve kendini beğenmiştir.Sie sind lederig, strohfarben und deutlich geadert, unbehaart und bewimpert.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Die Kritiker waren sehr angetan von Joan Crawford.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Der selbstsichere und attraktive Ean.
Melek bunun üzerine "Kendini beğenmişliğe karşı" diye bağırır, şeytanlar "Alçak gönüllülük!" diye cevap verir.Et alors nous dîmes aux anges : prosternez-vous devant Adam, ils le firent, excepté Iblis ; il s'y refusa.
Sevenleri karakterlere yapılan eklentileri beğenmişti.Ils apprécient néanmoins les personnages secondaires.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Je ne suis pas si bête !
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Plus qu'une véritable reine, cette femme est une prisonnière de sa charge.
Doctor Strange önceden egoist ve kendini beğenmiş ama iyi bir cerrahtır.Le docteur Stephen Strange est un brillant neurochirurgien, mais aussi un être dépravé, cynique et égoïste.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Elle est vaniteuse et obsédée par la mode.
Ve bazı çağdaşları onu kendini beğenmiş olarak görüyordu.La plupart de ses coéquipiers le considèrent comme un idiot.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.En serio, no soy tan vanidoso.
Stein, kendini beğenmişlikle de suçlanır.Faith se siente culpable.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Chatea y le gusta estar a la moda.
Rick: Kendini beğenmiş şakacı ve sarışın tipik bir Amerikan çocuğudur.Niño rubio, típico alemán.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Una princesa muy apestosa, por cierto.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Dico davvero, non sono mica così vanitoso.
Ancak bunu kendini beğenmişlik olarak değil, bir olgu olarak sunar.Si tratta infatti non di un diritto, ma di un favore.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Ma Tone era corteggiato anche da Joan Crawford.
Dave ikilinin performansını çok beğenmişti.I maya apprezzavano molto la giada.
Stein, kendini beğenmişlikle de suçlanır.Michaela però si sente comunque in colpa.
O bunu beğenmiş gibi duruyor.Он, видимо, думает, что это хорошо.
Ayrıca başka insanlar da komedyeni beğenmiş midir (fikir birliği)?Они обращали людей в новую религию и служили светской власти.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.И мне отнюдь не стыдно.
Lane hırslı ve kendini beğenmiştir.Джейн чувствует себя преданной и обманутой.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Лора увлекается спортом и модой.
Çift, Welles'in Citizen Kane isimli filmini çok beğenmişti.وقد أُعجب Çift كثيراً بفيلم Welles الذى يحمل اسم المواطن كين .
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.أنا في الواقع لست حتى مؤمناً.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.تقابل الأشخاص أنفسهم وتظن أنك ترى وجوهًا جديدة كل يوم.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Na verdade, não sou tão vaidoso.
Buonafede aydaki bu türlü yaşayışı çok beğenmiştir.Essa expressão de amizade agrada Luna.
Kameraların karşısında bir melek, kamera arkasında ise tam bir kendini beğenmiştir.Por Trás das Câmeras - Louco por Elas.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Você não está apenas olhando pela mesma janela todos os dias.
Ve bazı çağdaşları onu kendini beğenmiş olarak görüyordu.Logo algumas pessoas próximas começam a considerá-lo louco.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.Isabella Hartley parece ser uma típica garota comum.
Ayrıca başka insanlar da komedyeni beğenmiş midir (fikir birliği)?Mensen zijn voor hun (voort)bestaan afhankelijk van andere mensen.
Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Tom is intussen teruggekeerd en heeft in eerste instantie de voorkeur van Mary Crawford.
Zain kendini beğenmiş hayatı umursamayan yakışıklı bir gençtir.Ze is een onbevangen jong meisje dat haar mening niet voor zich houdt.
Lulu "Lu": Kendini beğenmiş tipik bir kızdır.De tegenpool van Liza: ze is een typisch meisje.
Kendini beğenmiştir.Zelf verbaasd.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Neen, ze schamen zich er niet voor.
Fakat Virginia ise kendini beğenmiş,zengin ve güzel bir kızdır.Judyta za chwilę stanie się kobietą szczęśliwą, bogatą i piękną.
Pilot bölüm için fikrini resimlemiştir ve Craig McCracken ve Rob Renzetti sunumunu beğenmiştir.Za reżyserię odpowiadali twórca serialu – Craig McCracken – oraz Rob Renzetti.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Carrie była i jest postacią, która kocha modę.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Det är känt att hon stod framför sin spegel hela dagarna.
Sevenleri karakterlere yapılan eklentileri beğenmişti.Ett par av de utnämnda gillade termen.