beğeni ile cümle

beğeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İngilteredeki Royal Academy'nin başkanı olan Sir Joshua Reynolds tarafından beğeniyle karşılanmış.Líbilo se také siru Joshuovi Reynoldsovi, prezidentu Královské akademie v Anglii.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.A Ježiš prospieval múdrosťou a vzrastom a milosťou u Boha aj u ľudí.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.A Ježíš prospíval moudrostí, a věkem, a milostí, u Boha i u lidí.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.A Jezus pomnażał się w mądrości, i we wzroście i w łasce u Boga i u ludzi.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Ðức Chúa Jêsus khôn ngoan càng thêm, thân hình càng lớn, càng được đẹp lòng Ðức Chúa Trời và người ta.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Ðức_Chúa_Jêsus khôn_ngoan càng thêm , thân_hình càng lớn , càng được đẹp_lòng Ðức_Chúa_Trời và người_ta .
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.E crescia Jesus em sabedoria, em estatura e em graça diante de Deus e dos homens.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.E Gesù cresceva in sapienza, età e grazia davanti a Dio e agli uomini
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Et Jésus croissait en sagesse, en stature, et en grâce, devant Dieu et devant les hommes.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Hoe ouder Jezus werd, hoe meer wijsheid Hij kreeg. Hij stond in de gunst bij God en de mensen.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.In Jezus je napredoval v modrosti in rasti, in v milosti pri Bogu in pri ljudeh.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Ja Jeesus varttui viisaudessa ja iässä ja armossa Jumalan ja ihmisten edessä.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Jézus pedig gyarapodék bölcsességben és testének állapotjában, és az Isten és emberek elõtt való kedvességben.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.예수는 그 지혜와 그 키가 자라가며 하나님과 사람에게 더 사랑스러워 가시더라
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Och Jesus växte till i ålder och vishet och nåd inför Gud och människor.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Og Jesus forfremmedes i Visdom og Alder og yndest hos Gud og Mennesker.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Og Jesus gikk frem i visdom og alder og yndest hos Gud og mennesker.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Und Jesus nahm zu an Weisheit, Alter und Gnade bei Gott und den Menschen.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Yesus makin bertambah besar dan bertambah bijaksana, serta dikasihi oleh Allah dan disukai oleh manusia
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Y Jesús crecía en sabiduría, en estatura y en gracia para con Dios y los hombres
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Και ο Ιησους προεκοπτεν εις σοφιαν και ηλικιαν και χαριν παρα Θεω και ανθρωποις.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.А Исус напредваше в мъдрост, в ръст и в благоволение пред Бога и човеците.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.Иисус же преуспевал в премудрости и возрасте и в любви у Бога и человеков.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.І виростав Ісус премудростю й станом, у ласцї в Бога і в людей.
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.וישוע הלך וגדל בחכמה ומקומה ובחן עם אלהים ועם אנשים׃
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.واما يسوع فكان يتقدم في الحكمة والقامة والنعمة عند الله والناس
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.耶 穌 的 智 慧 和 身 量 、 〔 身 量 或 作 年 紀 〕 並 神 和 人 喜 愛 他 的 心 、 都 一 齊 增 長
İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı'nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.耶穌 的 智慧 和 身量 、 〔 身量 或 作 年紀 〕 並神 和 人喜愛 他 的 心 、 都 一 齊增長
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.El que se esmera por el bien conseguirá favor; pero al que busca el mal, éste le vendrá
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Hvo der jager efter godt, han søger efter Yndest, hvo der higer efter ondt, ham kommer det over.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Ai tìm cầu sự thiện , tìm_kiếm ân điển ; Nhưng ai tìm cầu điều ác , tất ác sẽ xảy đến cho nó .
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Ai tìm cầu sự thiện, tìm kiếm ân điển; Nhưng ai tìm cầu điều ác, tất ác sẽ xảy đến cho nó.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.A ki jóra igyekezik, jóakaratot szerez: a ki pedig gonoszt keres, õ magára jõ az.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Celui qui recherche le bien s`attire de la faveur, Mais celui qui poursuit le mal en est atteint.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Chi è sollecito del bene trova il favore, chi ricerca il male, male avrà
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Cine urmăreşte binele, îşi cîştigă bunăvoinţă, dar cine urmăreşte răul este atins de el. -
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Joka hyvään pyrkii, etsii sitä, mikä otollista on, mutta joka pahaa etsii, sille se tulee.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Kdo pilně hledá dobrého, nalézá přízeň; kdož pak hledá zlého, potká jej.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Kdor si prizadeva za dobro, išče blagougodja Božjega; kdor pa išče hudega, njega bo zadelo.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.선을 간절히 구하는 자는 은총을 얻으려니와 악을 더듬어 찾는 자에게는 악이 임하리라
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Kto pilnie szuka dobrego, nabywa przyjaźni; ale kto szuka złego, przyjdzie nań.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.O que busca diligentemente o bem, busca favor; mas ao que procura o mal, este lhe sobrevirá.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Siapa rajin berbuat baik akan disenangi orang; siapa mencari kejahatan, akan ditimpa kesukaran
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Ten, kto snažne a včasne hľadá dobré, hľadá priazeň; ale ten, kto vyhľadáva zlé, prijde na neho.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Wer da Gutes sucht, dem widerfährt Gutes; wer aber nach Unglück ringt, dem wird's begegnen.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Wie ijverig goed doet, zal goed ontmoeten, maar wie het kwade doet, krijgt het op zijn eigen hoofd terug.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Οστις προθυμειται εις το καλον, θελει απολαυσει χαριν αλλ' οστις ζητει το κακον, θελει επελθει επ' αυτον.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Който усърдно търси доброто, търси и благоволение, А който търси злото, то ще дойде и върху него.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.Кто стремится к добру, тот ищет благоволения; а кто ищет зла, к тому оно и приходит.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.שחר טוב יבקש רצון ודרש רעה תבואנו׃
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.من يطلب الخير يلتمس الرضا ومن يطلب الشر فالشر ياتيه.
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.懇 切 求 善 的 、 就 求 得 恩 惠 . 惟 獨 求 惡 的 、 惡 必 臨 到 他 身
İyiliği amaç edinen beğeni kazanır, Kötülüğü amaç edinense kötülüğe uğrar.懇切 求 善 的 、 就 求得 恩惠 . 惟獨求惡 的 、 惡必臨 到 他 身
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Azt hisszük, hogy amikor meglátunk valakit, azonnal tudjuk, hogy tetszik-e vagy sem.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.사람들은 신체적인 매력을 평가하는데 있어서 어떤 사람을 보면 그 사람이 좋은지 아닌지, 또는 끌리는지 아닌지
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.La gente crede che parlando di attrazione fisica, quando vediamo qualcuno sappiamo subito se ci piace o no.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Ljudje verjamemo, da pri fizični privlačnosti ko vidimo nekoga, vemo takoj, če nam je všeč ali ne.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Menschen glauben, dass wenn wir wir sehen jemanden, und wir wissen sofort ob wir ihn mögen oder nicht.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.När det gäller fysisk attraktion tror folk i allmänhet att man vid första anblick vet om man tycker om någon.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Oamenii cred că atunci când e vorba de atracţia fizică, vedem pe cineva şi ştim imediat dacă ne place sau nu.

İlgili Sayfalar