Bunlar arasında Çekermiş'in çok beğendiği bir cariye vardı.Stavamo cercando qualcuno che aveva quel fascino meraviglioso.
Eleştirmenler gösteriyi beğendiler ve Gaga'nın vokal yeteneği ile tarz ve moda anlayışını övdüler.I critici hanno lodato le abilità canore di Gaga e il suo senso di stile e della moda.
Siz filmi beğendiniz mi?Тебе понравился фильм?
Bu programı beğendiniz mi?Тебе нравится эта передача?
Nasıl bu renk kombinasyonunu beğendiniz mi?Как вам нравится это сочетание цветов?
"Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu""Тебе понравилась моя квартира?" — "Да, она очень комфортная".
Bu filimin nesini beğendiniz?Чем вам нравится этот фильм?
1 haftadan sonra ona telefon edip söylediler: sizi çok beğendik, sizinle de birlikte çalışmak isteriz.В конце она сказала: «Большое вам спасибо, ребята, я люблю вас очень сильно, увидимся в следующий раз.
Madonna'nın kendisi bölüm için "her seviyesinde mükemmel" diyerek bölümü beğendi.Сама Мадонна одобрила серию, назвав её «блестящей во всех отношениях».
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Фильм не понравился большей части критиков.
Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.Для более быстрого продвижения вперёд они прокладывают в густом подлеске протоптанные тропинки.
Hitler bunlardan bazılarını beğendi, bazılarıyla dalga geçti, çoğunu görmezden geldi.Многие над ним посмеивались, а многие открыто ненавидели.
Lucas ve Spielberg, metni çok beğendiler ama bundan 40 sayfayı çıkarmasını rica etti.Ли понравилась идея, и он предложил Кёрби нарисовать несколько страниц.
Beğendik, beğendik...أحبَّ وأنجب....
"Barış Prensi" olarak tanınan Godoy bu teklifi çok beğendi ve kabul etti.قبل جوى دوى هذا الاقتراح المعروف ب "صلح الامير" وأعجب به كثيرا.
About.com'dan Bill Lamb video klibi çok rutin bulduğunu ama şarkı sözleriyle olan uyumu beğendiğini yazdı.كتب بيل لامب من About.com أن الفيديو كليب روتيني ولكنه أعجب بالتوافق الموجود بكلمات الأغنية.
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.كرهت إحساسهم بأن هناك من سيتسلى به.
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.حاز الفيلم على إعجاب العديد من النقاد.
Eleştirmenler gösteriyi beğendiler ve Gaga'nın vokal yeteneği ile tarz ve moda anlayışını övdüler.وأحب النقاد العرض ومدحوا قدرة غاغا الغنائية وأزيائها والقدرة المسرحية.
Diğer eleştirmenlerin aksine Rowling kitabının adaptasyonlarını beğendiğini belirtmektedir.أوضحت رولينج علي عكس الانتقادات الأخري أنها أعجبت بكيفيةالمعالجة الدرامية للكتاب .
En çok beğendiği oyuncu Kim Clijsters'tır.هو أكثر الأشخاص المحبوبة بصورة كبيرة لمايك كيرسجيس.
Bu anlamda ben, Mükemmel'i genel olarak beğendim.أحب الأصدقاء ولا سيما الصديقُ العاقلُ.
Yemeği beğendin mi?هل أعجبكِ الأكلُ؟
Büyük popülerlik 1990 yılında "Mozaik" projesini beğendi.A grande popularidade apreciado projeto "Mosaico", em 1990.
Ancak CBS yöneticileri Harris'in performansını beğendiler ve rolü ona hemen teklif ettiler.Os executivos da CBS gostaram da sua performance, e o papel foi oferecido rapidamente a Harris.
Üzerinde çok yavaş çalışıyorum ama şu ana kadar yaptığım her şeyi beğendim.Eu venho trabalhando nele lentamente, mas eu amo tudo que fiz.
TV Critic'ten Robin Pierson, bu bölümdeki en beğendiği espriyi tanımlıyor.Robin Pierson, da TV Critic, fala sobre sua piada favorita no episódio.
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.Odiava a sensibilidade que pensei que alguém iria gostar.
Bu anlamda ben, Mükemmel'i genel olarak beğendim.Na soma total, eu tenho que dizer que gostei mais.
"So Happy I Could Die" genelde olumlu tepkiler aldı, bazı eleştirmenler şarkının cinsel yanını beğendi."So Happy I Could Die" recebeu revisões geralmente mistas da mídia especializada.
Beğendik, Erzurum ilinin Olur ilçesine bağlı bir mahalledir.Adoro quando uma celebridade está do nosso lado.
Teknik eğitim verecek bir kurum fikrini beğendi.Um programa para quem gosta de tecnologia.
İncelemelerinde en beğendikleri arasında The Mary Tyler Moore Show'un dizinin özüne uygun olan finali vardı.Eles gostaram dos que permaneceram fieis às séries, citando o final de The Mary Tyler Moore Show como padrão.
Beğendik, beğendik...好 (carinho, gostar.
Bunlar arasında Çekermiş'in çok beğendiği bir cariye vardı.Tinha a certeza de que ela gostaria de apanhar um entre as patas.
Pettersson birçok kez kendisinin bir sosyal demokrat olduğuna ve Olof Palme'yi beğendiğine değinmiştir.Várias vezes, Pétain reafirmou que ele considerava a si próprio como um aliado e um amigo da Grã-Bretanha.
Tuva gençlerinin en çok beğendiği popüler şarkıcı ise İşkin-oğludur.Mas a música que mais encantam os jovens é A Beautiful Mistake.
Wuhl "Benim karakterimi çok beğendiler.Lana gosta de chamar Mia de "Esquisitona".
Slater bu teybi çok beğendi ve onu şirkete dahil etti.AWS houdt van een grapje en daarom gaat zijn secretaris daarin mee.
Corrèze gençlik eğitimini Olimpik Marsilya'da beğendi, ancak 2003'te GFC Ajaccio'ya gitti.Corrèze genoot z'n jeugdopleiding bij Olympique Marseille, maar vertrok in 2003 naar GFC Ajaccio.
Del Rey, Soileau ile çalışmasını beğendiğini söyledi ve önceki erkek arkadaşına benzetti.Qianlong lubił porównywać się do cesarza Taizonga i starał się dorównać swoim wielkim poprzednikom.
Fox senaryoyu çok beğendi ve filmde rol almayı kabul etti.Komikowi film się bardzo spodobał i chciał się spotkać z jego autorem.
Eleştirmenler bölümü çok beğendi ve övdü, ayrıca yeni eklenen karakterler de olumlu karşılandı.Zostało to zauważone przez krytyków i wszystkim spodobał się jej nowy styl.
Rodin yazışmalarında, "Balzac"ın, en beğendiği eseri olduğunu vurgular.Mario Puzo stwierdził, że jest to jego ulubiona książka.
Teknik eğitim verecek bir kurum fikrini beğendi.Preferuje techniczne podejście do walki.
Bunu beğendim.Podobało mi się to.
ABD'de yapılan bir ankette Spears hayranlarının %66'sı albümü beğendiğini beyan etti.I en omröstning, arrangerad av The Telegraph, röstade 66% för att de tyckte om designen.
İncelemelerinde en beğendikleri arasında The Mary Tyler Moore Show'un dizinin özüne uygun olan finali vardı.(Jag kommer klara det efter allt), är en referens till inledningen av The Mary Tyler Moore Show.
2007'de verdiği bir röportajda en çok beğendiği müziklerini, Hitman: Contracts için yaptığını belirtmişti.I en intervju från 2006 berättar hon dock att hennes favoritspel att skapa var Phantasmagoria.
Hitler bunlardan bazılarını beğendi, bazılarıyla dalga geçti, çoğunu görmezden geldi.Гітлер захоплювався одними, висміював інші, а більшість ігнорував».
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Фільм критикам сподобався.
Spielberg fikri çok beğendi.Ідея Бруксу сподобалася.
Bunlar arasında Çekermiş'in çok beğendiği bir cariye vardı.Любив, щоб навколо нього була добра компанія.
Tom, Avustralya'yı beğendi.Тому сподобалася Австралія.
Üzerinde çok yavaş çalışıyorum ama şu ana kadar yaptığım her şeyi beğendim.Pracuji na tom velmi pomalu a miluji vše co jsem udělala.
1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikâyeyi beğendi.V roce 1863 ukázal nedokončený rukopis nakladateli Macmillanovi, kterému se okamžitě zalíbil.
Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı.Jí se ale nelíbil a připadal jí starý.
Beğendik, beğendik...Rádl, I.
Madonna'nın kendisi bölüm için "her seviyesinde mükemmel" diyerek bölümü beğendi.Madonna sama schválila epizodu a nazvala ji "brilantní na všech úrovních".
Çevrede beğendiği yere yerleşmesini söylemiş.Ve svém okolí byl neoblíbený.