Ben beğendim...Jag gillar det...
Ben beğendim...J'aime ça...
Ben beğendim...Me gusta...
Ben beğendim...Mně se to líbí...
Ben beğendim...Αχ, υπέροχα!
Ben beğendim...А мне нравится...
Ben beğendim...Ах, здорово!
Ben beğendim...Бясна съм! Харесват ми.
Ben beğendim...אה, נהדר!
Ben beğendim...أعجبني هذا
Ben beğendim...عظيم
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Je n'ai jamais vu un hôpital comme celui-ci.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.lch habe noch nie so ein Krankenhaus gesehen.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Nigdy nie byłem w szpitalu takim jak ten. Nie na Ziemi.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Nikdy jsem neviděl takovou nemocnici.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Non ho mai visto un ospedale così.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Nu am vazut niciodata un spital ca acesta.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Sosem láttam még ilyen kórházat.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Tôi chưa từng thấy bệnh viện nào thế này. Chưa, trên Trái Đất.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Δεν έχω δει ποτέ νοσοκομείο σαν αυτό. Στη Γη όχι.
Ben böyle bir hastane görmedim, ama bunu beğendim.Я никогда не видел больницы как эта.
Ben en çok bunu beğendim!Bagiku, aku suka sekali dengan ini!
Ben en çok bunu beğendim!C'est ce que je préfère !
Ben en çok bunu beğendim!Còn mình, mình thích cái này nhất!
Ben en çok bunu beğendim!Dla mnie to jest najlepsze
Ben en çok bunu beğendim!För mig, jag tycker bäst om det här!
Ben en çok bunu beğendim!For mig, kan jeg lide det allermest!
Ben en çok bunu beğendim!Ich mag das hier am liebsten!
Ben en çok bunu beğendim!Ik vind dit het leukste!
Ben en çok bunu beğendim!내게는, 여기서 이게 제일 맴에 든다.
Ben en çok bunu beğendim!Meni je najbolj všeč tole!
Ben en çok bunu beğendim!Mie imi place asta cel mai mult!
Ben en çok bunu beğendim!Minä ainakin pidän tästä parhaiten!
Ben en çok bunu beğendim!Nekem ez tetszik a legjobban.
Ben en çok bunu beğendim!Per me questo è il meglio!
Ben en çok bunu beğendim!Podľa mňa je najlepší.
Ben en çok bunu beğendim!Podle mě, je to nejlepší!
Ben en çok bunu beğendim!Για μένα, είναι το καλύτερο!
Ben en çok bunu beğendim!А мне больше всего это понравилось!
Ben en çok bunu beğendim!На мен това, най-много ми харесва!
Ben en çok bunu beğendim!מבחינתי, אני אוהב את זה
Ben en çok bunu beğendim!اجببت هذا انه الافضل
Ben en çok bunu beğendim!ハニ!これ お前の足型か?
Benim beğendiğim yol ise, şey, 0,36 , bu yüzde otuz altı ile aynı şey.0,36 je to samé jako 36/100.
Benim beğendiğim yol ise, şey, 0,36 , bu yüzde otuz altı ile aynı şey.Quello che preferisco è dire:
Benim beğendiğim yol ise, şey, 0,36 , bu yüzde otuz altı ile aynı şey.Аз предпочитам следния начин.
Biz bu oyunu yaratırken, bu türdeki diğer oyunlarda neleri beğendiğimizi aklımızda tutmaya çalıştık.Gdy tworzyliśmy grę, staraliśmy się uwzględnić wszystko, co podobało nam się winnych grach z tego gatunku.
Biz bu oyunu yaratırken, bu türdeki diğer oyunlarda neleri beğendiğimizi aklımızda tutmaya çalıştık.게임을 만드는 동안, 저희는 같은 장르의 다른 게임들에서 좋았던 점을 기억하려고 애썼어요
Biz bu oyunu yaratırken, bu türdeki diğer oyunlarda neleri beğendiğimizi aklımızda tutmaya çalıştık.Při vytváření hry jsme se snažili vzít v potaz vše, co se nám líbilo na dalších hrách tohoto žánru.
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Ia boleh tinggal di salah satu kotamu menurut pilihannya, dan kamu tak boleh memperlakukan dia dengan keras
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.그가 너의 성읍 중에서 기뻐하는 곳을 택하는 대로 너와 함께 네 가운데 거하게 하고 그를 압제하지 말지니라
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Nie umrą ojcowie za syny, a synowie nie umrą za ojce; każdy za grzech swój umrze.
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Non consegnerai al suo padrone uno schiavo che, dopo essergli fuggito, si sarà rifugiato presso di te
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.עמך ישב בקרבך במקום אשר יבחר באחד שעריך בטוב לו לא תוננו׃
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.عندك يقيم في وسطك في المكان الذي يختاره في احد ابوابك حيث يطيب له. لا تظلمه
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡 與 你 同 住 、 在 你 的 城 邑 中 、 要 由 他 選 擇 一 個 所 喜 悅 的 地 方 居 住 . 你 不 可 欺 負 他
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡與 你 同住 、 在 你 的 城邑 中 、 要由 他 選擇 一 個 所 喜 悅 的 地方 居住 . 你 不 可欺 負他
Bu benim "Yeni Dünya" olarak adlandırdığım bir oyun ve bu ifadeyi beğendiğim için öyle adlandırdım.Ăsta este jocul, pe care am ajuns să-l numesc Lumea Nouă, pentru că îmi place fraza.
Bu benim "Yeni Dünya" olarak adlandırdığım bir oyun ve bu ifadeyi beğendiğim için öyle adlandırdım.Đây là trò chơi vừa kể, mà tôi cuối cùng gọi nó là Thế Giới Mới (The New World), bởi tôi thích cụm từ đó.
Bu benim "Yeni Dünya" olarak adlandırdığım bir oyun ve bu ifadeyi beğendiğim için öyle adlandırdım.Dies ist das Spiel, ich nannte es "The New World", weil mir der Ausdruck gefiel.