Madonna kendini beğenmişlikte Joan Crawford'ı bile geride bırakıyor.Die Kritiker waren sehr angetan von Joan Crawford.
Ama yine de seyirciler tarafından beğenildi.Trotzdem amüsierte sich das Publikum.
Ayrıca genç kızlar ve genç erkeklerin birbirlerini görüp beğenmelerine vesile olur.Andererseits wird Jungen und Mädchen Gelegenheit gegeben, auch aneinander und miteinander zu lernen.
Çevrede beğendiği yere yerleşmesini söylemiş.Bevorzugt malte er Motive seiner ihm vertrauten Umgebung.
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Es ist das bekannteste und kommerziell erfolgreichste Lied der Band.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Besonders die Steherrennen erfreuten sich großer Popularität.
Herkesin onu beğenmesini ister.Dort scheinen ihn alle freudig zu erwarten.
Beğenilme, hoşa gitme anlamı bulunur.Ob es einem passt, oder nicht.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.Der Film hat viele positive Kritiken erhalten.
Şarkı Lopez'in resmi Facebook sayfasında tanıtım olarak kullanıldı ve beğenildi.Das Lied wurde für eine Werbekampagne auf Lopez’ Facebook-Seite genutzt.
Robert Bianco, Schwimmer'ın oyunculuğu çok beğendi.Bobby Fisher spielte diesen Zug gerne.
Buna karşın yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranına sahip.Voraussetzung ist ein Mehrheitsbesitz von mindestens 95 %.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Der selbstsichere und attraktive Ean.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.Nicht alle Kritiker überzeugte das Lied.
Klip büyük beğeni toplamıştır.Lukas begehrt die Schöne.
Beğen ya da beğenme, ben bunu her şekilde yapacağım.Que tu sois d'accord ou non, je vais le faire de toutes façons.
Gözlüklerini beğendim.Tes lunettes me plaisent.
Dün aldığım kitabı çok beğendim.J'ai aimé le livre que j'ai acheté hier.
Eşim benim yeni görünüşümü beğenmiyor.Ma femme n'aime pas mon nouveau look.
Yorumcular genellikle "Government Hooker"ı beğendiler.Les journalistes apprécient généralement Government Hooker.
Hangilerinden nelerden hoşlanmıyorsunuz/ beğenmiyorsunuz?Et non pas « Lequel est-ce que préférez-vous ? ».
Instagram'da da bir beğenme düğmesi var.Instagram a un bouton j'aime.
Dinlerken beğendim ve ben de bizimkine benzettim.J'aimais l'observer, et le comparer à d'autres.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Si tu aimes cette position tu peux la faire. ».
Rangiku Matsumoto ve muhtemelen bir Tessai Tsukabishi haricinde hiç kimse Orihime’nin damak tadını beğenmez.Mise à part Rangiku Matsumoto et éventuellement Tessai Tsukabishi, personne ne partage les goûts d'Orihime.
Nietzsche’nin ise fazla beğenmediği söylenir.On sait qu'il n'aime pas Nietzsche.
Siyahi yıldızlar arasından en beğenilenlerden biridir.Une autre de mes vedettes préférées.
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Certains critiques ont aimé le film.
Bu anlaşmayı beğenmeyen Žižka Prag'ı terketti ve Plzeň'e çekildi.Jan Žižka qui désapprouvait ce compromis quitta Prague pour Plzeň.
Melek bunun üzerine "Kendini beğenmişliğe karşı" diye bağırır, şeytanlar "Alçak gönüllülük!" diye cevap verir.Et alors nous dîmes aux anges : prosternez-vous devant Adam, ils le firent, excepté Iblis ; il s'y refusa.
Mazda’nın facebook sayfası 800.000’den fazla beğeniye sahiptir.De plus, ils ont plus de 8 million de "likes" pour leur page Facebook.
NBC pilot bölümü beğenince ilk sezon için 12 bölüm daha yazılmasını talep etti.Satisfait du pilote, NBC commanda 12 épisodes de plus pour la première saison.
Serinin üçüncü albümü 2000'de çıktı, ancak önceki albümler kadar beğenilmedi.Le troisième album de la série est publié en 2000, mais est moins bien accueilli que ses prédécesseurs.
Kısa süre çok beğeni topladı.J'y ai vite pris goût.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.À noter que les vins de Lantosque sont très appréciés par toute la vallée.
Beğeni görebilen şeyler bunlar büyük bir şehirde.Très apprécié dans cette ville.
Hep beğeniriz, ama artık ona gülmeyiz.J'en pleure tellement je l'aime, mais jamais je ne le chanterai.
Sevenleri karakterlere yapılan eklentileri beğenmişti.Ils apprécient néanmoins les personnages secondaires.
Demo şirket tarafından beğenildi ve EP olarak Cinnamon Kisses adıyla EP haline getirildi.Elle fut rapidement suivie par un EP intitulé "Cinnamon Kisses".
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.La plupart des titres n'ont pas été très appréciés par les fans.
Oyunlar yaz aylarında oynayıp seyircinin beğenisini kazandılar.Ils y jouissaient de l'été et y appréciaient les arts.
Murat Erşahin: “Ben filmi beğendim.Thompson lui-même commenta : « Oui, j'ai aimé le film.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Il va être très apprécié de ses élèves.
Gerçekten de o kadar kendini beğenmiş değilim.Je ne suis pas si bête !
Programı çok beğenildi.Le plan général lui plaisait.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Plus qu'une véritable reine, cette femme est une prisonnière de sa charge.
Seyircilerin istedikleri kadar sesi beğenme hakları vardır.Les auditeurs ont la possibilité de choisir les titres qu'ils souhaitent écouter.
Albüm 14 Nisan 2017'de yayımlandı ve büyük beğeniyle karşılandı.Celui-ci arriva à Zara le 7 avril 1203 et fut accueilli avec grand enthousiasme.
NBC fikri beğendi ve senaryonun yazılmasını istedi.La direction de NBC aimait beaucoup l'épisode et souhaitait le diffuser le plus vite possible.
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Cette chanson est la plus connue et la plus emblématique du groupe.
Araç kullanıcıları tarafından beğenilmemiş ve Hitler'in intikamı" lakabını almıştır.Le véhicule était surnommé la « vengeance d'Hitler ».
Gregory bu çalışmaların orijinalliğini ve yazış biçimini çok beğendi.Gregory est surtout connu pour ses compilations et ses écrits.
Şarkı romantik ezgilerle ve klibi ile beğeni topladı.La chanson oscille entre ballade romantique et refrain percutant.
Beğenmezler ve kızarlar diye.Elle n'aime pas le rose, ni la mode.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.L'épisode est plutôt apprécié des fans.
İşimde zor beğenen biriyimdir.Je suis artiste dans mes goûts.
Albüm sadece Birleşik Krallık'ta değil, dünyada ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde de beğenildi.C'est un succès pour le DJ, non seulement au Royaume-Uni mais aussi aux États-Unis.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.Le film est aujourd'hui apprécié par de nombreux critiques.
Yaptığım birçok parçayı beğenmedim.Je ne sais lequel j’aurais aimé le plus.
En iyi performansını sergilediğini düşünen Hopper ise filmin son halini beğenmedi.Kin, qui n'a pas grand succès, est son dernier film.