bazlı ile cümle
bazlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu komiteler şehir bazlı olarak düzenlenmişlerdir.Ezek a műtárgyak városrészeket kötnek össze.
Kemppi 1977 yılında dünyada ilk defa çok yöntemli inverter bazlı kaynak makinesini üretmiştir.1970-luvulla Kemppi kehitti maailman ensimmäisen invertterivirtalähteen hitsauskäyttöön.
Mirabilis, İsrail bazlı olan ve ünlü mesajlaşma programı ICQ'yu üreten internet şirketiydi.ICQ on alun perin israelilaisen Mirabilisin kehittävä pikaviestinohjelma.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Τζελ με βάση την αλκοόλη ενδέχεται να είναι επίσης αποτελεσματικές.
Sürüler genelde anasoylu veya dişi bazlı toplumlardır.Τα τρυγόνια συχνά απαντούν κατά ζεύγη ή αραιά κοπάδια.
Batı Antarktika buz tabakası deniz bazlı buz tabakası olarak sınıflandırılır.Østsibiriske hav regnes som et randhav til Ishavet.
Berilyum bazlı radyometrik tarihlemesi 3.6 milyon yıl öncesini işaret eder.Det er blitt datert ved hjelp av beryllium-basert radiometrisk datering fra ca. 3,6 millioner år siden.
Kabukları, kalsiyum karbonat bazlıdır.I dag er fiskeoppdrett og kalsiumkarbonat viktige.
19. yüzyılda revaçta olan Nanjing bazlı romanizasyon sistemlerinin büyük ölçüde yerine geçmişti.Ia menggantikan sistem berbasis romanisasi Nanjing yang telah umum sampai akhir abad ke-19.
Üçüncü nesil bir sefalosporin antibiyotik olan seftriakson, penisilin bazlı tedavi kadar etkili olabilir.Ceftriakson, generasi ketiga sefalosporin antibiotik, mungkin saja seefektif perawatan berbasis penisilin.
Kombine K-Charts öncesinde, kategori bazlı grafikler kullanılmıştır.Trước khi của K-Chart được kết hợp, bảng xếp hạng các thể loại đã được sử dụng.
2013 Ekim ayı itibarıyla, şirketin tam zamanlı ve proje bazlı toplam 3,800 çalışanı bulunmaktaydı.Đến tháng 10/2013, công ty đã phát triển tới 3,800 nhân viên chính thức và hợp đồng.
Sürüler genelde anasoylu veya dişi bazlı toplumlardır.Các loài sống trên cạn thường là loại thân rễ hay thân củ.
Bu bir içerik-bazlı yaklaşım örneğidir.Đây là một ví dụ về đối xứng hương.
Bu alanın ilgilendiği sorular “biz nasıl risk bazlı karar alabiliyoruz?”"Bạn cảm thấy thế nào về các điều khoản này" hoặc "thỏa thuận này trông như thế nào?"
Bu sınır dizileri 24 bazlık rastgele tekrarlardır.Hình phạt đánh đòn tại các nước này có thể lên tới 24 roi liên tục.
Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı.トランジスタを使ったコンピュータは、それ以前のものと比較していくつかの明確な利点があった。
İnkomel (Inconel®) nikel bazlı bir süper alaşımdır.インコネル(Inconel®)はニッケル基の超合金の商標である。
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.また、エーテル、アルコールにも可溶。
O yıl Bednorz ve Müller lantan bazlı bir cuprate perovskite maddede süperiletkenliği keşfettiler.やがてブルクハルト夫妻は1階で顔中血らだけのシェフラーを発見した。
Bu bilgi küresel (global) veya oturum (session) bazlı olabilir.这些信息的作用域可以是全局的或者某个事务 (session)的。
Yahudi bazlı bir inanç sistemidir.他们一家信仰犹太教。
Düzenlemeler miktar bazlı değil, fiyat bazlı uygulanmıştır.התשלום לא בוצע מיידית אלא נבנה על הלוואות.
Üniversite, araştırma-bazlı Birleşik Krallık üniversitelerinin kurduğu Russell Group'un bir kurucu üyesidir.היא אחת מהמוסדות המייסדים של "קבוצת ראסל", ארגון אוניברסיטאות המחקר הבולטות בממלכה המאוחדת.
Kullanıcılar zaman ya da notlar için lokasyon bazlı uyarıcılar da ayarlayabilirler.המשתמשים גם יכולים לסנן את תוצאות החיפוש על פי תאריך וקטגוריות.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Геловите препарати на алкохолна основа могат да бъдат полезни.
Irak’ta 50.000 yıllık tarih öncesi hayvan tasvirlerinde safran bazlı pigmentlere rastlanmıştır.Бои на база шафран са открити в 50 000-годишните изображения на праисторически животни в днешен Ирак.
Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı.Компютрите, изпълнени с транзистори, имат няколко отчетливи предимства пред предшествениците си.
Düzenlemeler miktar bazlı değil, fiyat bazlı uygulanmıştır.Те не използват устройства за измерване на разстоянието, а цената е по договаряне.
Prospektif hafıza olay ve zaman bazlı olarak da detaylandırılabilir.Moguće je i prikazivanje uprosječenih podataka, kako prostorno, tako i vremenski.
Yahudi bazlı bir inanç sistemidir.Je židovského vierovyznania.
Duke's Lemonade, 1889'dan beri Hindistan'da pazarlanan limon bazlı bir gazlı içecek.Stroh je značka alkoholického nápoja s rumovou arómou, ktorý sa vyrába v Rakúsku od roku 1832.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Učinkoviti so lahko tudi geli za razkuževanje na alkoholni osnovi.
Bu komiteler şehir bazlı olarak düzenlenmişlerdir.Seznam je urejen po občinah.
AEGEE, ülke bazlı değil, şehir bazlı örgütlenmiştir.AEGEE neturi nacionalinio lygio: tik vietinį ir Europinį.
Mirabilis, İsrail bazlı olan ve ünlü mesajlaşma programı ICQ'yu üreten internet şirketiydi.Mirabilis – buvęs Izraelio programinės įrangos gamintojas, sukūręs ICQ realaus laiko pokalbių programą.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Į kurią pusę buvo lūšnelės anga neturėjo reikšmės.
Sessiz sinema çağında üretilmiş filmlerin çoğu yanıcı ve dayanıksız nitrat bazlı film'lere çekiliyordu.Būtent todėl dauguma plakatų grįždavo į sandėlį Nacionalinėje kino tarnyboje stipriai apiplyšę ir apsitrynę.
BPA-bazlı plastik daha berrak ve serttir.Limnoloogia roll on siiski suurem ja fundamentaalsem.
2013 Ekim ayı itibarıyla, şirketin tam zamanlı ve proje bazlı toplam 3,800 çalışanı bulunmaktaydı.2013. aasta oktoobris oli ettevõttel kokku 3800 töötajat ja alltöövõtjat.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Vereliistakute talitlushäireid võib põhjustada ka alkohol.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Igencsak figyelemreméltó, mennyire egyenletes exponenciális folyamat ez.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,독일의 암호 코드를 해독해냈던 릴레이 기반의 컴퓨터들이나,
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Le vom avea pe acestea gata cu mult inainte ca Legea lui Moore sa ramana fara abur.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,Przy dodatkowych innowacjach w budowie procesorów stosunek cena-wydajność podwaja się co roku.
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,מחשבים מבוססי ממסרים שפיצחו את קוד האניגמה,
Alman Enigma kodunu kıran röle-bazlı bilgisayarlar,アイゼンハワーの当選を予測した 50年代の真空管コンピュータがあり
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü.Alto blev aldrig et kommercielt produkt men Xerox frigav et system baseret på det i 1981
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü.Alto nikdy nebyl komerčním produktem, ale Xerox v roce 1981 na jeho základu vytvořil komerční systém
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü.Alto non fu mai un prodotto commerciale ma Xerox rilasciò un sistema basato su di esso nel 1981
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü.Alto nu a fost niciodată un produs comercial dar Xerox a lansat un sistem bazat pe asta în 1981.
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü.Alto никогда не был коммерческим продуктом но Xerox сделали релиз системы на его основе в 1981 году
Alto hiçbir zaman bir ticari ürün olmadı. Ama Xerox 1981'de Alto bazlı bir sistem piyasaya sürdü."Алто" така и не успял да се реализира на пазара, но Xerox пускат система, базирана на него, през 1981 г. -
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.그래도 우리는 그 비행을 하는 도중에 지난 30년동안 지상으로 부터 실시한 극초음속 비행을 통해 수집한 것보다 더 많은 데이터를 모왔죠.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Aber wir sammelten mehr hypersonische Flugdaten als in 30 Jahren bodenbasierter Tests.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Ale shromáždili jsme více hypersonických dat, než za 30 let pozemního testování dohromady.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Dar am adunat mai multe date despre zborul hipersonic decât în 30 de ani de teste la sol.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Ma abbiamo raccolto più dati nel volo ipersonico che in 30 anni di test condotti da terra messi insieme.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Maar we verzamelden meer hypersonische vluchtgegevens dan in 30 jaar testen op de grond.
Ama 30 yıl içinde üretilmiş yer bazlı hipersonik uçuş verisinden daha fazlasını topladık.Mas agora reunimos mais dados de voo hipersónico do que nos 30 anos de investigação em terra.
İlgili Sayfalar