bazen ile cümle
bazen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazen bir kız gibi görünüyorsun.Sometimes you sound like a girl.
Mary bazen saatlerce hareketsiz oturur ve denize bakar.Mary sometimes sits still for hours and gazes at the sea.
Bazen doğru yapıp yapmadığımı merak ediyorum.Sometimes I wonder if I did right.
Bazen, onu anlamıyorum.Sometimes, I don't understand him.
Bazen, gerçeği bilmek çok acı verir.Sometimes, knowing the truth hurts a lot.
Bazen en zor şey ve en doğru şey aynı şeydir.Sometimes the hardest thing and the right thing are the same thing.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Zeki insanlar bile bazen dalgındırlar.Even intelligent people are sometimes absent-minded.
Bazen okula geç kalır.She's sometimes late for school.
Tony bazen ailesini ziyaret etti.Tony sometimes visited his family.
Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.We sometimes go out for a drive.
Biz bazen araba süreriz.We sometimes go for a drive.
Bu bazen olur.That happens sometimes.
O bazen bunalıma girer.She sometimes gets depressed.
Bazen seni tanıdığıma inanmıyorum.Sometimes I don't believe I know you.
Bazen beni korkutuyorsun.Sometimes you scare me.
Tom bazen beni bunalıma sokar.Tom weirds me out sometimes.
Bazen duygularıma hakim olamıyorum.Sometimes I can't hold my emotions.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, bazen onu kendin yapmalısın.If you want something done right, sometimes you've just gotta do it yourself.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu bazen kendin yapmalısın.If you want something to be done right, sometimes you've just got to do it yourself.
Bazen yardımı kabul etmek onu önermekten daha zordur.Sometimes, accepting help is harder than offering it.
Bazen yetişkinler çocuk gibi davranırlar.Sometimes adults behave like children.
Bazen, boyut önemlidir.Sometimes, size does matter.
Ben bazen toplantı odasında dua ederim.I sometimes pray in the meeting room.
Benim erkek arkadaşım bazen diğer kızlarla flört eder.My boyfriend sometimes flirts with other girls.
Benim kız arkadaşım bazen diğer oğlanlarla flört eder.My girlfriend sometimes flirts with other boys.
Bazen iyice anlamak için hata yapmalısın.Sometimes you should sometimes make a mistake to be properly understood.
Buna bazen utanç yürüyüşü denilir.This is sometimes called the walk of shame.
Evet, bu bazen olur.Yes, it happens sometimes.
Bazen Dennis gerçekten deli.Sometimes Dennis is really crazy.
Karımı seviyorum fakat bazen yalnız olmaya ihtiyacım var.I love my wife, but I sometimes need to be alone.
Ben o kadar akıllıyım ki bazen söylediğim tek bir kelimeyi anlamıyorum.I am so clever that sometimes I don't understand a single word of what I am saying.
Bazen otobüsle, bazen araba ile gideriz.Sometimes we go by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle gidersin ve bazen arabayla.Sometimes you go by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle, bazen arabayla gider.Sometimes she goes by bus, and sometimes by car.
Bazen otobüsle giderler, bazen arabayla.Sometimes they go by bus, and sometimes by car.
Bazen karım için şarkı sözleri çeviririm.I sometimes translate lyrics for my wife.
Bazen rüzgar kadar hızlı koşabiliyorum.Sometimes I can run as fast as the wind.
İnsanlar bazen mantıksız kararlar verirler.People sometimes make illogical decisions.
Bazen benimle gelmelisin.You should come with me sometime.
Tom işleri Mary için düzeltmek için bazen uğradı.Tom stopped by occasionally to fix things for Mary.
Bazen burada gerçekten kimin sorumlu olduğunu merak ediyorum.I sometimes wonder who's really in charge here.
Yeni bir cümle bir şişenin içindeki bir mesaj gibidir: bazen tercüme edilecektir.A new sentence is like a message in a bottle: some time it will be translated.
Bazen kıskanırım.Sometimes I get jealous.
Bazen doğru kararın ne olduğunu merak ediyorsun.Sometimes you wonder what the right decision is.
Tom bazen bir şapka giyer.Tom sometimes wears a hat.
Tom bazen çok saldırgandır ve tartışmaları başlatmayı sever.Tom sometimes is very aggressive and likes to start arguments.
Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires.
Tom'un bazen diğer insanların duygularını anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's feelings.
Tom'un bazen kendine hakim olma sorunu var.Tom sometimes has trouble keeping his balance.
Öğretmenimiz bazen çok hızlı konuşur.Our teacher sometimes speaks too fast.
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
Tom genellikle iskeleden balık tutar ama bazen kıyıdan balık tutar.Tom usually fishes off the dock, but sometimes he fishes from the shore.
Bazen sen yapmak istemediğin şeyleri yapmak zorunda olursun.Sometimes you have to do things you don't want to do.
Bilgisayarım bazen aniden kapanıyor.My computer sometimes shuts down suddenly.
Bazen yapmak zorunda olduğumuz şeyi yaparız, yapmak istediğimiz şeyi değil.Sometimes we do what we have to do, not what we want to do.
Bazen sabahleyin yalnızca yataktan çıkmak istemem.I sometimes just don't want to get out of bed in the morning.
Bazen dualarımıza onların olmasını istediğimiz şekilde cevap verilmez.Sometimes our prayers aren't answered the way we want them to be.
Mutluluk bazen bulması zordur.Happiness is sometimes hard to find.
Bazen şarkı söylemeni duymak istiyorum.I'd love to hear you sing sometime.