bazen ile cümle

bazen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazen çılgın duygularınızı gösterebilirsiniz.Sometimes it's OK to show crazy emotion.
Bazen başarılı olmadan önce başarısız olmalısın.Sometimes, you must fail before you succeed.
Bazen çocukları yemek yemek için ikna etmek zordur.Sometimes it's hard to persuade children to eat.
Ben bazen onu anlamıyorum.I don't understand him sometimes.
İnsanlar bana bazen emekli olduğumda ne yapacağımı sorar.People sometimes ask me what I'm going to do when I retire.
Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.Even a blind squirrel finds an acorn sometimes.
Bazen askerlerle konuşurdu.He would sometimes talk with the soldiers.
Müttefikler bazen savaştan kaçınamadı.Sometimes the Allies could not avoid battle.
Tartışmalar uzun ve bazen acıydı.The discussions were long and sometimes bitter.
O bazen güzel şeyler söyler.He sometimes says nice things.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Bazen bir merdiven kötü bir şans işaretidir.Sometimes a ladder is a sign of bad luck.
Bazen onlar "Ben bugün okula gidemem. Yarın gideceğim." derler.Sometimes they say, "I can't go to school today. I'll go tomorrow."
Nereye gittiğimizi bilmek için bazen geriye bakmalıyız.Sometimes we need to look back to know where we are going to.
Bazen eve gel lütfen.Please come home sometimes.
Herkes bazen hatalar yapar.Everyone makes mistakes sometimes.
Aklımda çok şey olduğunda bazen yemek yemeyi unuturum.When I have a lot on my mind, sometimes I forget to eat.
Bazen düzeltmek yazmaktan zordur.Sometimes to correct is harder than to write.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Ben bazen öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Bazen gecenin ortasında aç hissediyorum.I sometimes feel hungry in the middle of the night.
Benim köpeğim bazen ot yer.My dog sometimes eats grass.
Bazen Boston'da kalmam gerekip gerekmediğini merak ediyorum.Sometimes I wonder if I shouldn't have stayed in Boston.
Bazen ilerleme kaydedemiyormuşuz gibi görünebilir.Sometimes it may seem like we're not making any progress.
Bazen tartışmalı olabilecek konulardan kaçınmak en iyisidir.Sometimes it's just best to avoid topics that might be controversial.
O, bazen tuhaftır.He's strange sometimes.
Bazen oğluna yazar.She sometimes writes to her son.
Tom bazen gerçekten inanmadığı şeyler söylüyor.Tom sometimes says things he doesn't really believe.
Tom bazen çok hızlı sürer.Tom often drives too fast.
Tom Mary'yi bazen evinin önündeki caddede görür.Tom sometimes sees Mary on the street in front of his house.
Tom bazen Mary ile tenis oynar.Tom sometimes plays tennis with Mary.
Tom bazen Mary'yi anlamıyor.Tom doesn't understand Mary sometimes.
Bazen Fransa'ya gitmek istiyorum.I'd like to go to France sometime.
Bazen onun garip bir davranışı vardır.His behaviour is sometimes weird.
Onu severim ama bazen onun keskin dil beni çok fazla rahatsız ediyor.I like her, but sometimes her sharp tongue irritates me so much.
Onların sorunları bazen çok gariptir.Their problems are sometimes so weird.
Bence bazen herkes biraz yalnızlaşıyor.I think everyone gets a bit lonely at times.
Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.Tom sometimes wears sunglasses indoors.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Tom bazen ağzı açık çiğner.Tom sometimes chews with his mouth open.
Yanlış bir çeviri sonucu bazen felaket olabilir.The consequence of a wrong translation can sometimes be catastrophic.
Bazen kahkahayla gülme dürtüsüne karşı koymak zordur.Sometimes it's hard to resist the impulse to burst out laughing.
Japonya'da hala bazen birinin abaküs kullandığını görüyoruz, ancak eskisi kadar sık değil.In Japan, we still sometimes see someone use an abacus, but not as often as we used to.
Bazen nefes almayı unuturum.Sometimes I forget to breathe.
Bazen bir şey söylememek daha iyidir.Sometimes it's better to just not say anything.
Bazen keşke farklı bir dinim olsa.Sometimes I wish I had a different religion.
Bazen babama ihtiyacım var.Sometimes I need my father.
Tom bazen televizyonda görünür.Tom sometimes appears on TV.
Onlar bazen klasik müzik dinlediler.They listened to the classical music sometimes.
O bazen unutkan olduğu için ona programları hatırlatmayı unutma.He is forgetful sometimes so never forget to remind him about the schedules.
Onu çok beğeniyorum ama bazen o beni sinirlendiriyor.I like him a lot, but sometimes he gets on my nerves.
Bazen bir kelimenin anlamını gerçekten kavrayamam.Sometimes I can't really grasp the meaning of a word.
Şemsiye de bazen bir bastondur.The umbrella is also a cane sometimes.
Bazen yalan söylemek daha iyidir.Sometimes it's better to lie.
Bazen hâlâ onun hakkında düşünüyorum.I sometimes still think about her.
Bazen hâlâ onu özlüyorum.Sometimes I still miss her.
Bazen onun hakkında söylentiler duyarım.I sometimes hear rumors about her.
Çocuklar bazen sadece dikkat çekmek için ağlar.Children often cry just because they want some attention.

İlgili Sayfalar