bazısı ile cümle

bazısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı tuz madenlerden gelir, bazısı sudan.O parte din sare provine din mine, alta din apă.
Bazısı kendi adıyla anılan birden fazla şehir kurdu.Később számos várost alapított, amelyek az ő nevét viselték.
İnsanlar bu sebeplerin bazısını görebilir ve anlayabilir, bazılarını ise göremez ve anlayamaz.Tosin moni otti asenteen, että ei näe, ei kuule, eikä tiedä mitään.
Bazısı aileleriyle hiç birleşmemiş.En del barn ble aldri gjenforent med sine familier.
Istarinin bazısı karanlık yola saptı, bazıları ise aydınlıkta kaldılar.Sebagian dibawa ke Banjarmasin dan sebagian dibawa ke Demak dan ada pula yang ke daerah Barito.
Bazısı aileleriyle hiç birleşmemiş.Kebanyakan dari mereka tak pernah menyaksikan keluarga mereka lagi.
Bazısı kendi adıyla anılan birden fazla şehir kurdu.Sebagai akibatnya, banyak nama tempat sekitar yang dinamai menurut namanya.
Bazısı aileleriyle hiç birleşmemiş.Nhiều người không còn liên lạc với gia đình.
Eserlerinin bazısı Sovyet yönetimince beğenilirken, bazısı yasaklandı.基地局を嫌う者がいれば、好む者もいる。
Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu.他们都很害怕比赛。
Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu.경상도 경주 출신이다.
Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir.그러나 자전(慈殿)께서 완전히 쾌차하지 못하시니, 아직 2∼3일을 기다렸다가 경연(經筵)에 나아가겠다.”하였다.
Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir.Njihov plod, kad se ubere, mora se potrošiti u dva-tri dana, pa je zbog toga gotovo nepoznat.
Şiilikte eşyanın bazısının doğası hasebiyle içten iyi, bazısınınsa kötü olduğu inancı mevcuttur.Na tejto planéte je veľa múdrych ľudí,ktorí aj zo zlého vyťažia niečo dobré."
Bazısı da yarışmaktan çekiniyordu.Drugi so bili tudi v pokalnem tekmovanju.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Căutăm să investim în una din cele mai de preţ resurse din Africa - oamenii.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Chceli by sme budovať na jednom z najvzácnejších zdrojov Afriky: na ľuďoch.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Chcemy oprzeć się na najcenniejszym zasobie, jaki oferuje Afryka - ludziach.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.개발하고 있습니다. 그것은 바로 사람이라는 자원입니다.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Nous cherchons à construire sur l'un des plus précieuses ressources africaines -- les Africains.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Queremos construir sobre la base del recurso más valioso de África -- la gente.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Stiamo cercando di costruire investendo in una delle risorse più preziose per l'Africa - le persone.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Vi bygger på nogle af de mest værdifulde ressourcer i Afrika -- mennesker.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.We proberen om op enkele van deze meest waardevolle grondstoffen van Afrika te bouwen -- mensen.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Wir achten darauf, auf das zu bauen, was mit die wertvollste Ressource Afrikas ist - die Menschen.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Στοχεύουμε να χρησιμοποιήσουμε την πιο πολύτιμη πηγή πλούτου της Αφρικής: τους ανθρώπους της.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Имаме за цел да създадем и в основата да са най-ценният ресурс на Африка - хората.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.Мы рассматриваем создание одного из самых ценных ресурсов Африки: людей.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.באחד המשאבים הכי יקרי-ערך של אפריקה-- האנשים.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.على بعض أقيّم الموارد في أفريقيا -- الناس.
Afrika'nın en değerli kaynaklarından bazısı -- insanlar.女性達です
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Ci sono persone molto leggere. Alcune estremamente pesanti. Forse persone con una mole imponente.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Có những người rất nhẹ, có những người cực kỳ nặng, có lẽ những người có phần thân trên lực lưỡng.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Există oameni foarte uşori. Alţii extrem de grei. Poate unii care au mai mult volum în partea de sus.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Hay personas con poco peso y otras con mucho peso.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Il y a des gens très légers. Des gens très lourds. Peut-être des gens très fort du haut.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.아주 가벼운 사람도 있고 아주 무거운 사람도 있고 머리가 큰 사람도 있을 것입니다.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Manche Menschen sind sehr leicht. Manche überaus schwer. Vielleicht welche mit viel Masse ganz oben.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Są ludzie bardzo lekcy. Są też ludzie bardzo tędzy i ludzie bardzo umięśnieni.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Υπάρχουν πολύ αδύνατοι άνθρωποι, μερικά εξαιρετικά βαριοί άνθρωποι, ίσως άνθρωποι με πολύ όγκο ψηλά.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.Има също и много леки хора. Някои изключително тежки хора. Може би хора с много обемна горна част.
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.ישנם אנשים קלים מאד ואנשים כבדים מאד אולי אנשים עם משקל כבד בחלק העליון של הגוף
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.هناك اشخاص بالغي الخفة. واخرون بالغو الثقل او اشخاص باجزاء ضخمة في القسم العلوي
Bazı insanlar var çok hafif, bazısı aşırı ağır, bazılarında üstte çok fazla ağırlık var.とても重い人もいますし 上半身がとても発達している人もいるでしょう そのような人々には対応しきれないのです
Bazısı az, bazısı çok almış olabilir.Nekatere več, nekatere manj.
Bazısı az, bazısı çok almış olabilir.Některé z nich jich mají mnoho, některé z nich jich mají málo.
Bazısı az, bazısı çok almış olabilir.いくつかの物は他の物より多く価値を付けられたり、
Bazısı bir enstruman çalmayı ilk kez öğreniyor ve resital veriyor.Alguns aprendem a tocar um instrumento pela primeira vez e organizam um concerto.
Bazısı bir enstruman çalmayı ilk kez öğreniyor ve resital veriyor.Sommigen leren voor de eerste keer een instrument te bespelen en geven een concert.
Bazısı bir enstruman çalmayı ilk kez öğreniyor ve resital veriyor.Κάποιοι μαθαίνουν να παίζουν ένα μουσικό όργανο για πρώτη φορά και οργανώνουν μια συναυλία.
Bazısı bir enstruman çalmayı ilk kez öğreniyor ve resital veriyor.חלק מהם לומד לנגן על כלי נגינה בפעם הראשונה והם מעלים הופעה
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Alcuni fischiavano male.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Algunos silbaban mal.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Certains sifflaient mal.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Einige pfiffen schlecht.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Jedni gwizdali źle.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.몇몇 사람은 휘파람을 잘 못 불었고
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Một vài người huýt sáo rất tệ.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Némelyik rémesen fütyült.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Sommigen floten slecht.

İlgili Sayfalar