bayramı ile cümle
bayramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.В Финляндии Рождество – это самый важный христианский праздник в году.
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.يُعتبر عيد الميلاد في فنلندا الاحتفال المسيحي الأهم.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.A patnáctého dne téhož měsíce svátek přesnic bude Hospodinu; za sedm dní přesné chleby jísti budete.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.E aos quinze dias desse mês é a festa dos pães ázimos do Senhor; sete dias comereis pães ázimos.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.In petnajsti dan tega meseca je praznik opresnih kruhov GOSPODU: sedem dni jejte opresnine.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.이 달 십 오 일은 여호와의 무교절이니 칠 일 동안 너희는 무교병을 먹을 것이요
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.Och på femtonde dagen i samma månad är HERRENS osyrade bröds högtid; då skolen I äta osyrat bröd, i sju dagar.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.Potem położysz je dwiema rzędami, sześć w rzędzie jednym na stole czystym przed obliczem Pańskiem.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.и в пятнадцатый день того же месяца праздник опресноков Господу; семь дней ешьте опресноки;
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.ובחמשה עשר יום לחדש הזה חג המצות ליהוה שבעת ימים מצות תאכלו׃
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.وفي اليوم الخامس عشر من هذا الشهر عيد الفطير للرب. سبعة ايام تأكلون فطيرا.
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.這 月 十 五 日 、 是 向 耶 和 華 守 的 無 酵 節 . 你 們 要 喫 無 酵 餅 七 日
On beşinci gün RABbin Mayasız Ekmek Bayramıdır. Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.這月 十五日 、 是 向 耶和華 守 的 無酵節 . 你 們要 喫無 酵餅七日
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.A bola slávnosť obnovenia chrámu v Jeruzaleme, a bola zima.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.A było w Jeruzalemie poświęcanie kościoła, a zima była.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Bil pa je praznik posvečenja templja v Jeruzalemu, in bila je zima.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Celebrava-se então em Jerusalém a festa da dedicação. E era inverno.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Därefter inföll tempelinvigningens högtid i Jerusalem. Det var nu vinter,
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Di Yerusalem orang-orang sedang merayakan Hari Raya Peresmian Rumah Tuhan. Pada waktu itu musim dingin
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Es ward aber Kirchweihe zu Jerusalem und war Winter.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.I bylo posvícení v Jeruzalémě, a zima byla.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.În Ierusalim se prăznuia atunci praznicul Înoirii Templului. Era iarna.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.In Jeruzalem werd het jaarlijkse feest van de tempelvernieuwing gevierd.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.예루살렘에 수전절이 이르니 때는 겨울이라
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Lõn pedig Jeruzsálemben a templomszentelés ünnepe: és tél vala;
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Men det var tempelvielsens fest i Jerusalem. Det var vinter,
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Men Tempelvielsens Fest indtraf i Jerusalem. Det var Vinter;
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.On célébrait à Jérusalem la fête de la Dédicace. C`était l`hiver.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Ricorreva in quei giorni a Gerusalemme la festa della Dedicazione. Era d'inverno
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Se celebraba entonces la fiesta de la Dedicación en Jerusalén. Era invierno
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Sitten oli temppelin vihkimisen muistojuhla Jerusalemissa, ja oli talvi.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Tại thành Giê-ru-sa-lem có giữ lễ Khánh Thành đền thờ. Bấy giờ là mùa đông;
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Tại thành Giê-ru-sa-lem có giữ lễ Khánh_Thành đền thờ . Bấy_giờ là mùa_đông ;
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Εγειναν δε τα εγκαινια εν Ιεροσολυμοις, και ητο χειμων
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Були ж поновини в Єрусалимі, і зима була.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.Настал же тогда в Иерусалиме праздник обновления, и была зима.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.ויהי חג חנכת הבית בירושלים וסתיו היה׃
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.وكان عيد التجديد في اورشليم وكان شتاء.
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.在 耶 路 撒 冷 有 修 殿 節 . 是 冬 天 的 時 候
O sırada Yeruşalimde Tapınağın Açılışını Anma Bayramı kutlanıyordu. Mevsim kıştı.在 耶路撒冷 有 修殿節 . 是 冬天 的 時候
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.La celebración de la Pascua continúa aún el lunes posterior al Domingo de Pascua: es el segundo día de Pascua.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.Les fêtes de Pâques continuent le lundi c.à.d. le deuxième jour de Pâques.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.Pääsiäisjuhla jatkuu vielä sunnuntain jälkeen maanantaina eli toisena pääsiäispäivänä.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.Påskfirandet fortsätter ännu på måndagen som är annandag påsk.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.Празднование Пасхи продолжается и в понедельник, так называемый второй день Пасхи.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.تستمر احتفالات عيد الفصح بعد يوم الأحد إلى يوم الإثنين أي اليوم الثاني لعيد الفصح.
Paskalya Bayramı pazar gününün ardından pazartesi günü, yani ikinci Paskalya günü de devam eder.耶稣受难日纪念耶稣受难。复活节当天则是为了庆祝耶稣的复活。复活节的庆典活动会延续到复活节后的星期一。复活节期间,人们常常吃羊肉、巧克力复活节彩蛋和黑麦软糕“mämmi”。
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.La Pascua es una fiesta cristiana.
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.Pääsiäinen on kristillinen juhla.
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.Pâques est une fête chrétienne.
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.Påsken är en kristen fest.
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.Пасха – это христианский праздник.
Paskalya, Hıristiyanların bayramıdır.عيد الفصح هو عيد مسيحي.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.A chaque fête, il relâchait un prisonnier, celui que demandait la foule.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.A na sviatok im prepúšťaval jedného väzňa, ktorého si žiadali.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.A na święto zwykł im był wypuszczać więźnia jednego, o którego by prosili.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.En la fiesta Pilato solía soltarles un preso, el que pidiesen
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.Er pflegte aber ihnen auf das Osterfest einen Gefangenen loszugeben, welchen sie begehrten.
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.명절을 당하면 백성의 구하는대로 죄수 하나를 놓아 주는 전례가 있더니
Pilatus, her Fısıh Bayramında halkın istediği bir tutukluyu salıverirdi.La fiecare praznic al Paştelor, Pilat le slobozea un întemniţat, pe care -l cereau ei.
İlgili Sayfalar