bayramı ile cümle

bayramı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kaidha Ramazan Bayramının nasıl önemsiz bir tatile dönüştüğünü şiirsel bir dille anlatıyor (İng.):Kaidha opisuje poetycko jak Eid sprowadzone zostało do swięta pozbawionego większego znaczenia:
Kaidha Ramazan Bayramının nasıl önemsiz bir tatile dönüştüğünü şiirsel bir dille anlatıyor (İng.):Kaidha raconte poétiquement comment les célébrations d'autrefois sont devenues une fête sans importance :
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Il re, i suoi ufficiali e tutta l'assemblea di Gerusalemme decisero di celebrare la pasqua nel secondo mese
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Ja kuningas, hänen päämiehensä ja kaikki Jerusalemin seurakunta päättivät viettää pääsiäistä toisessa kuussa,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.왕이 방백들과 예루살렘 온 회중으로 더불어 의논하고 이월에 유월절을 지키려 하였으니
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og Kongen, hans Øverster og hele Forsamlingen i Jerusalem rådslog om at fejre Påsken i den anden Måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og kongen og hans høvdinger og hele menigheten i Jerusalem holdt råd om å holde påske i den annen måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội nghị nhau, định dự lễ Vượt qua trong tháng hai;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội_nghị nhau , định dự lễ Vượt qua trong tháng hai ;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.И положили на совете царь и князья его и все собрание в Иерусалиме – совершить пасху во второй месяц,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.ויועץ המלך ושריו וכל הקהל בירושלם לעשות הפסח בחדש השני׃
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.فتشاور الملك ورؤساؤه وكل الجماعة في اورشليم ان يعملوا الفصح في الشهر الثاني
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為 王 和 眾 首 領 、 並 耶 路 撒 冷 全 會 眾 已 經 商 議 、 要 在 二 月 內 守 逾 越 節
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為王 和 眾首領 、 並 耶路撒冷 全 會眾 已 經商議 、 要 在 二月 內守 逾越節
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?(미코) 나킬리아가 주말에 할로윈 파티를 연다는 얘기 들었어?
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?מיקו: שמעת על מסיבת ליל כל הקדושים הגדולה של נקילה בסוף שבוע הזה?
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?ميكو: هل سمعتي عن حفلة نيكيلا للهولوين هذا الأسبوع؟
Miko: Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?彼女があなたに確認してくれって。
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Ấy hình phạt của Ê-díp-tô và hình phạt của các nước chẳng lên giữ lễ lều tạm sẽ là như vậy.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Ấy hình_phạt của Ê - díp-tô và hình_phạt của các nước chẳng lên giữ lễ lều tạm sẽ là như_vậy .
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Det er Straffen over Ægypterne og alle de Folk, som ikke drager op for at fejre Løvhyttefest.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Itulah hukuman bagi Mesir dan bagi semua bangsa yang tidak mau merayakan Pesta Pondok Daun
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.애굽 사람이나 열국 사람이나 초막절을 지키러 올라오지 아니하는 자의 받을 벌이 이러하니라
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Questo sarà il castigo per l'Egitto e per tutte le genti che non saliranno a celebrare la festa delle capanne
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.To bode kazen Egiptu in vsem narodom, ki ne bodo hodili gori praznovat praznika šatorov.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Zo zullen de Egyptenaren en de andere volken die niet naar het Loofhuttenfeest willen komen, worden gestraft.
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.Вот что будет за грех Египта и за грех всех народов, которые не придут праздновать праздника кущей!
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.זאת תהיה חטאת מצרים וחטאת כל הגוים אשר לא יעלו לחג את חג הסכות׃
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.هذا يكون قصاص مصر وقصاص كل الامم الذين لا يصعدون ليعيدوا عيد المظال
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.這 就 是 埃 及 的 刑 罰 、 和 那 不 上 來 守 住 棚 節 之 列 國 的 刑 罰
Mısırlılara ve Çardak Bayramını kutlamak için Yeruşalime gitmeyen bütün uluslara verilecek ceza budur.這 就 是 埃及 的 刑罰 、 和 那 不 上 來 守住 棚節 之 列 國 的 刑罰
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A gdy poszli bracia jego, tedy i on szedł na święto, nie jawnie, ale jakoby potajemnie.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A když odešli bratří jeho, tedy i on šel k svátku, ne zjevně, ale jako ukrytě.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ale jako odišli jeho bratia hore na sviatok, vtedy odišiel aj on hore, nie zjavne, ale jako tajne.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.A mint pedig felmenének az õ atyjafiai, akkor õ is felméne az ünnepre, nem nyilvánosan, hanem mintegy titkon.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.După ce s'au suit fraţii Lui la praznic, S'a suit şi El, dar nu pe faţă, ci cam pe ascuns.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.그 형제들이 명절에 올라간후 자기도 올라가시되 나타내지 않고 비밀히 하시니라
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ko so pa bratje njegovi odšli na praznik, tedaj odide tudi on, ne očitno, temuč kakor skrivaj.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lorsque ses frères furent montés à la fête, il y monta aussi lui-même, non publiquement, mais comme en secret.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh em Ngài đã lên dự lễ rồi, thì Ngài cũng lên, nhưng đi cách kín giấu, không thố lộ.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Lúc anh_em Ngài đã lên dự lễ rồi , thì Ngài cũng lên , nhưng đi cách kín giấu , không thố lộ .
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Ma andati i suoi fratelli alla festa, allora vi andò anche lui; non apertamente però: di nascosto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Maar toen Zijn broers naar het feest waren vertrokken, ging Hij toch, zo onopvallend mogelijk.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans brødre hadde draget op til høiden, da drog også han der op, dog ikke åpenbart, men som i lønndom.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Men da hans Brødre vare dragne op til Højtiden, da drog han også selv op, ikke åbenlyst, men lønligt.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Mutta kun hänen veljensä olivat menneet juhlille, silloin hänkin meni sinne, ei julki, vaan ikäänkuin salaa.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Pero cuando sus hermanos habían subido a la fiesta, entonces él también subió, no abiertamente sino en secreto
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Setelah saudara-saudara-Nya pergi ke perayaan itu, diam-diam Yesus pergi sendirian tanpa diketahui orang
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Αφου δε ανεβησαν οι αδελφοι αυτου, τοτε και αυτος ανεβη εις την εορτην, ουχι φανερως αλλα κρυφιως πως.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.(А това каза за да го изпита; защото Той си знаеше какво щеше да направи).
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Но когда пришли братья Его, тогда и Он пришел на праздник не явно, а как бы тайно.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.Як же пійшли брати Його, тодї й Він пійшов на сьвято, не явно, а якби потай.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ויהי כאשר עלו אחיו לרגל ויעל גם הוא לא בגלוי כי אם כמסתתר׃
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.ولما كان اخوته قد صعدوا حينئذ صعد هو ايضا الى العيد لا ظاهرا بل كانه في الخفاء.
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟 兄 上 去 以 後 、 他 也 上 去 過 節 、 不 是 明 去 、 似 乎 是 暗 去 的
Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti.但 他 弟兄 上去 以 後 、 他 也 上去 過節 、 不 是 明去 、 似乎 是 暗去的
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.Joulu on Suomessa tärkein kristillinen juhla.
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.Julen är den viktigaste kristna festen i Finland.
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.La Navidad es la fiesta cristiana más importante de Finlandia.
Noel, Finlandiya’da en önemli Hıristiyan bayramıdır.Noël est la fête chrétienne la plus importante en Finlande.
İlgili Sayfalar