Bayanların huzurunda onu aptal yerine koydular.They made a fool of him in the presence of ladies.
Bayanların odası nerede?Where is the ladies' room?
Fransa'nın bayanları güzeldir.The women of France are beautiful.
Bayanların odası üçüncü kattadır.The ladies' room is on the third floor.
Bayanların ve çocukların sana ne dediklerini anlamada sorunların mı var?Do you have problems understanding what women and children say to you?
O bayanları tanıyor musun?Do you know those ladies?
"Bayanların suyu çıktı"."Folk flydde ut i vattnet".
Bu kumaş daha çok eskiden bayanların giydikleri bir elbise türünde kullanılmaktadır.I've never seen a model dressed the way these guys dress.
Ve bizi servis otobüsüne götürdüler, tek eli olmayan bütün bayanları.And they shove us all into the shuttle bus, and all the women there are missing a hand.
Artık klüpte olduğumuza göre, bayanları çekmek için şu dört kelimeyi unutmayın.Now that you're at the club, just remember these four words to lure in the ladies.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.This is the posture of ladies who are not blogging; this is the posture of ladies who are blogging.
Reeve'in yaşadığı dönemde bayanların Latince dilini öğrenmesi olduckca sıradısı imiş.Her first work was a translation from Latin, then an unusual language for a woman to learn.
Bunlar, yerli bayanların yerli olmayan erkeklerle yaptıkları evliliklerden olan torunlarıdır.Sie sind die Nachkommen von Indianerinnen, die Nicht-Indianer geheiratet haben.
Hamile bayanların sıkı şeyler giyinmemeleri gerekir.No deberías usar ropa ajustada si estás embarazada.
"Bayanların suyu çıktı".«Por el agua van las niñas».
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.È debole di carattere e si sente sempre lasciata indietro dalle compagne.
"Bayanların suyu çıktı".فالماء أصل الأشياء."
Evli bayanların kimonolarının kolları kısadır.وتختلف أكمام الكيمونو الخاص بالسيدات المتزوجات عن ذلك الذي يخص السيدات العزباوت.
26 Mayıs 1995. s. 27. ^ "Bayanların kupası Gürtaş'ın".27 de janeiro de 1997 «For Him the Bell Tolls».
Bayanların sayısı 557, erkeklerin sayışı ise 553'tür.In totaal finishten er 557 mannen en 515 vrouwen.
Bayanların ve çocukların sana ne dediklerini anlamada sorunların mı var?Heb je moeite met begrijpen wat vrouwen en kinderen tegen je zeggen?
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.Ma słabość do ładnych kobiet, zawsze dostaje bzika na ich widok.
Bayanların giydikleri kamizlerin güncel biçimleri geleneksel olan biçimlerden daha az mütevazi yapıdadır.Modelele îmbracate în prezent de către femei sunt ceva mai încărcate decât cele tradiționale.
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.Ochii lui sunt atât de restrânși încât sunt închiși tot timpul.
"Bayanların suyu çıktı".«Jenter utvidet eteren».
Bayanların sayısı 557, erkeklerin sayışı ise 553'tür.이 기간의 남성 인구는 559,500명에 이르고, 여성 인구는 555,700명이었다.
"Bayanların suyu çıktı".הן טבעו במים".
Artık klüpte olduğumuza göre, bayanları çekmek için şu dört kelimeyi unutmayın.자, 이제 클럽에 왔는데요. 여성을 유혹하기 위해서는 다음 네 단어를 꼭 기억하세요.
Artık klüpte olduğumuza göre, bayanları çekmek için şu dört kelimeyi unutmayın.Most, hogy itt vagyunk, emlékezzetek erre a négy szóra a csábításhoz:
Bayanların yürüyüşüLa Revolución Francesa (Parte 2)
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Đây là tư thế của những người phụ nữ không viết blog; đây là tư thế của những người phụ nữ viết blog.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Esta es la postura de las damas que no están blogueando; esta es la postura de las damas que están blogueando.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Ez egy nem blogoló hölgy testtartása; ez pedig olyanoké, akik blogolnak.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Ini adalah postur wanita yang tidak blogging; ini adalah postur wanita yang blogging.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.이건 랩탑을 사용하지 않고 있는 여성의 자세입니다. 이것은 랩탑을 사용하고 있는 여성분들의 자세이고요.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Oto postawa kobiet, które nie blogują, a to pozycja kobiet, które blogują.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Questa è la posizione delle donne che non bloggano; questa è la posizione delle donne che bloggano.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Tady je pozice dam, které neblogují; tady je pozice dam, které blogují.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Toto je držanie tela dám, ktoré neblogujú; toto je pozícia dám, ktoré blogujú.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Voici la posture de dames qui ne bloguent pas, voici la posture de dames qui bloguent.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Това е стойката на дами, които не блогват; това е стойката на дами, които блогват.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Це постава дами, яка не веде блог. А це постава дам, які ведуть блог.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.Это поза дамы, которая не ведет блог. Это осанка дам, которые ведут блог.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.זוהי תנוחתן של נשים אשר אינן כותבות בלוגים, זוהי תנוחתן של נשים אשר כותבות בלוגים.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.هذه وضعية السيدات اللائي لا يدونون. وهذه وضعية السيدات اللائي يدونون.
Bu blog yazmayan bayanların duruşu; bu da blog yazan bayanların duruşu.これはブログをしている女性の座り方です (笑)
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceHoraire de natation des femmes immigréesfinnois _ anglais
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceMaahanmuuttajanaisten uintivuorosuomi _ englanti
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceSimpass för invandrarkvinnorfinska _ engelska
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceTurno de natación para mujeres inmigrantesfinés _ inglés
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceСмена для женщин-иммигрантокфинский _ английский
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizceدَور السباحة للنساء المهاجراتالفنلندية _ الإنجليزية
Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizce外籍人士游泳时间芬兰语 _ 英语
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumCtihodní členové komise, stojím před vámi jako prosebník za samu budoucnost lidstva.
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumOnorabili membri ai comitetului mă prezint în faţa voastră... ca avocat al viitorului rasei umane
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorum人類のもっとも近い将来を 提唱しているのです。 なぜならそれが、今、ここで話しいることだからです。
Mesela, "düşkün" hisleri olan 20 yaşlarındaki bayanları예를 들어 "나 중독된거 같아"라고 느끼는
Mesela, "düşkün" hisleri olan 20 yaşlarındaki bayanlarıלמשל, ניתן למצוא נשים שמרגישות "מכורות"
Mesela, "düşkün" hisleri olan 20 yaşlarındaki bayanlarıكمثال، يمكنك إيجاد أمرأة تشعر ب" الإدمان"
Mesela, "düşkün" hisleri olan 20 yaşlarındaki bayanları「依存している」と感じている20代の女性を探す事ができます