bayılıyorum ile cümle

bayılıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Me encanta sentir el aura de un lugar con tanta historia.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Saya suka merasakan aura tempat yang memiliki begitu banyak sejarah.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Szeretem érezni az ilyen régi helyek az auráját.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Tôi yêu việc cảm nhận không khí chung ở một nơi có nhiều giá trị lịch sử.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Uwielbiam czuć aurę przestrzeni, która niesie tyle historii.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Μου αρέσει πολύ να νιώθω την αύρα ενός μέρους με τόση ιστορία.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Обичам да чувствам аурата на място, в което има толкова много история.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Я люблю ощущать ауру подобных мест, которые буквально дышат историей.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.אני אוהבת להרגיש את ההילה של חלל בעל היסטוריה כה ארוכה.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.يعجبني الشعور بعبق المكان المشبع بنفحات التاريخ.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.再現された建物を家で見るのではなく
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Dia berkata -- saya harus membacakannya, karena saya menyukainya.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Ea a spus -- trebuie să vă citesc ce a zis, pentru că mi-a plăcut la nebunie.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.E ela — tenho que ler o que ela disse porque adoro isto.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Elle répondit - Je dois vous lire ce qu'elle m'a répondu, parce que j'ai adoré.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Erre azt mondta -- fel kell olvasnom a válaszát, mert imádom.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Hon sa, jag måste läsa upp vad hon sa, eftersom jag älskar det.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Hun sagde -- jeg bliver nød til at læse det for jer hvad hun sagde, fordi jeg elsker det.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Me contesta, tengo que leer lo que dijo, porque me encanta:
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Mi ha risposto - devo leggervelo perchè mi piace da matti -
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Odpovedala -- Musím vám prečítať, čo povedala, pretože to zbožňujem.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Przeczytam, co odpowiedziała:
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Řekla -- Musím vám přečíst, co řekla, protože to zbožňuji.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Sie sagte - ich muss Ihnen vorlesen, was sie gesagt hat, weil ich es so schön finde.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Ze vertelde - Ik lees het even op want ik vind het zo leuk.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Και είπε -- Πρέπει να σας διαβάσω αυτό που είπε, γιατί μου αρέσει πολύ.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Она ответила — я вам прочту её ответ, он отличный.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.Тя отвърна... трябва да ви прочета какво каза, защото ми е любимо.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.היא אמרה - אני חייבת לקרוא לכם מה היא אמרה כי אני מתה על זה...
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.فقالت .. واريد ان اقرا لكم ما قالت لانني معجبة به
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.「農家の人に
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenAdor să mă uit la filmele preferate cu copiii mei.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIch liebe es, meine eigenen Lieblingsfilme mit meinen Kindern anzuschauen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenIk deel mijn favoriete films graag met mijn kinderen.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken저는 아이들과 제가 좋아하는 영화를 함께 보는 것을 매우 좋아합니다. 제 딸이 네 살일 때
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenRád sa delím o svoje obľúbené filmy s mojimi deťmi.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenSaya senang menonton film-film favority saya bersama anak-anak saya.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenZelo rad gledam moje najljubše filme z mojimi otroci.
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenאני אוהב לחלוק את הסרטים האהובים עלי עם ילדיי וכשבתי הייתה בת ארבע,
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındaykenأنا أحب مشاركة أطفالي مشاهدة الأفلام المفضلة لدي، وعندما كانت ابنتي في الرابعة من العمر ،
En sevdiğim filmleri çocuklarımla paylaşmaya bayılıyorum ve kızım dört yaşındayken娘が4歳の時 「オズの魔法使い」を見ました
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.A fiútestvéreim kapnak meg mindent." És volt egy lány, aki felült, és azt mondta: "Én imádok lány lenni.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Ce sont mes frères qui ont tout. " Et cette fille s'est levée et m'a répondu, " J'aime être une fille.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Fraţii mei primesc totul." Şi această fată s-a ridicat şi a spus, "Îmi place la nebunie să fiu fată."
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.I miei fratelli ottengono tutto." E questa ragazza si drizzò e disse: "Io amo essere una ragazza.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Meine Brüder bekommen alles." Und dieses Mädchen saß nur da und sagte, "Ich liebe es ein Mädchen zu sein.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mijn broers krijgen alles." Een meisje zette zich recht en zei: "Ik houd ervan een meisje te zijn.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mis hermanos obtienen todo." Y esta chica se sentó y dijo, "Me encanta ser una chica.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Moi bracia dostają wszystko". A ta dziewczyna wstała i powiedziała: "Kocham być dziewczyną.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mojim bratom je veliko lažje." In to dekle je vstalo in reklo: "Rada sem dekle.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Братята ми получават всичко." А това момиче просто се изправи и каза: "Харесва ми да съм момиче.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мои братья получают все". А эта девушка встала, и сказала: "А мне нравиться быть женщиной.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мої брати отримують все." А ця дівчина просто встала, підійшла і сказала "Мені подобається бути дівчиною.
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.Adoro a palavra "Eurotrash" ["lixo" europeu].
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.Amo la parola "Eurotrash" (eurociurma).
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.저는 Eurotrash라는 단어를 좋아합니다. (역자주: 세계를 유람하면서 놀고지내는 유럽의 부자들)
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.Ik hou van dat woord "Europaupers!".
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.Îmi place la nebunie cuvântul Eurogunoi.
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.J'adore le mot Eurotrash.
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum. (kahkaha)Ich liebe das Wort Eurotrash (Euro-Müll) (Lachen)

İlgili Sayfalar