bayılıyorum ile cümle
bayılıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
"Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Das ist alles, was ich sagen wollte.
Bu şarkıya bayılıyorum.Adoro questa canzone.
Bu şarkıya bayılıyorum. (alkış kıyamet!) Benimle evlenir misin?Eu amo essa musica -pessoas comemorando- você quer casar comigo?
Bu şarkıya bayılıyorum. (alkış kıyamet!)"結婚してくれる?"
Bu şarkıya bayılıyorum.Cháu thích bài này lắm.
Bu şarkıya bayılıyorum.J'adore cette chanson.
Bu şarkıya bayılıyorum.Kocham tę piosenkę.
Bu şarkıya bayılıyorum.Me encanta esta canción.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.J'aime beaucoup ce genre de petite truc, comme ça.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.저는 이런 자그마한 것들을 좋아합니다.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel a făcut acum ceva vreme. Îmi place genul acesta de mici lucruri precum aceasta.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel đã làm. Tôi thích những thứ nhỏ nhỏ như vậy.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel een tijdje geleden heeft gemaakt. Ik hou erg van dit soort dingen.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel gjorde för ett tag sen. Jag gillar den här sortens sortens små grejer.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel ha realizzato qualche tempo fa. Adoro questo genere di cose.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel hizo hace un buen rato. Me gustan este tipo de cositas.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel készítette egy ideje. Szeretem az ilyen kis dolgokat.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel naredil pred časom. Všeč so mi te zanimive malenkosti.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel udělal před chvílí. Mám rád tenhle typ drobnůstek jako je tahle.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel urobil pred chvíľou. Mám rád tieto malé vecičky ako túto.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel vor einiger Zeit gemacht hat. Ich mag so kleine Sachen.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lubię takie niewielkie iluzje, takie jak ta.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Saya senang dengan hal - hal kecil seperti ini.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Лайонел сделал уже довольно давно. Мне нравятся такие мелочи вроде этой.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.שליאונל עשה לפני זמן מה. אני אוהב דברים קטנים מהסוג הזה.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.التي قمنا بها من فترة . أنا أحب هذا النوع من الأشياء الصغيرة على هذه الشاكلة
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.お見せします
Bu videoya bayılıyorum.Adoro este vídeo.
Bu videoya bayılıyorum.Adoro questo video.
Bu videoya bayılıyorum.Ich mag dieses Video.
Bu videoya bayılıyorum.Ik hou van deze video.
Bu videoya bayılıyorum.Imádom ezt a filmet.
Bu videoya bayılıyorum.Iubesc filmulețul ăsta.
Bu videoya bayılıyorum.J'adore cette vidéo.
Bu videoya bayılıyorum.Jag älskar den här videon.
Bu videoya bayılıyorum.Jeg elsker denne video.
Bu videoya bayılıyorum.Milujem toto video.
Bu videoya bayılıyorum.Saya suka video ini.
Bu videoya bayılıyorum.Tôi rất thích đoạn phim này.
Bu videoya bayılıyorum.Uwielbiam ten film.
Bu videoya bayılıyorum.Zbožňuji tohle video.
Bu videoya bayılıyorum.Το λατρεύω αυτό το βίντεο.
Bu videoya bayılıyorum.Обичам това видео.
Bu videoya bayılıyorum.Очень мне нравится эта запись.
Bu videoya bayılıyorum.אני מתה על הוידאו הזה.
Bu videoya bayılıyorum.أنا احب هذا الفيديو
Bu videoya bayılıyorum.このビデオの冒頭でカメラがお兄さんの
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."Caleb Chung: non ho altro da dire: amo i giocattoli.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."케일럽 청 : 저게 바로 제 요지입니다. "난 정말 장난감이 좋아"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."To wszystko co chciałem powiedzieć - kocham zabawki.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."קיילב צ'אנג: זה כל מה שרציתי להגיד פה. אני אוהב צעצועים.
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."كالب تشونق: "هذا كل ما أريد أن أعبره: أنا أعشق الألعاب"
Caleb Chung: "Burda söylemek istedigim tek şey buydu: Oyuncaklara bayılıyorum."ここまでが
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Adoro sentir a aura de um espaço carregado de tanta história.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Amo sentire l'aura di uno spazio che trasuda tanta storia.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Ich liebe es, die Aura eines so geschichtsträchtigen Ortes zu spüren.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Ik houd ervan de aura te voelen van een plek met zoveel historie.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.Îmi place să simt aura unui spațiu încărcat de istorie.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.J'adore sentir l'aura d'un espace qui a autant d'histoire.
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.역사를 지닌 공간이 가진 특유의 아우라를 좋아했어요.