Bavullarınızı önceden yollayın.Send your baggage in advance.
Mike kendisi bavulu taşıyabildi.Mike managed to carry the suitcase by himself.
Bir an için bavuluma göz kulak olur musun?Could you keep an eye on my suitcase for a moment?
Bavullardan biri tamamen boş.One of the suitcases is completely empty.
Bavulu yalnız taşıyabilir misiniz?Can you manage to carry the suitcase by yourself?
Bavulunuzu odanıza götüreceğim.I'll take your suitcase to your room.
Bu bavul kime aittir?Who does this suitcase belong to?
Bu etiketi bavuluna eklemelisin.You must attach this label to your suitcase.
Bu bavulu taşımama yardımcı olur musunuz lütfen?Will you please help me carry this suitcase?
Bu bavulu taşımama yardım eder misiniz?Would you mind helping me carry this suitcase?
O ağır bavulu kendiniz taşıyabilir misiniz?Can you manage to carry that heavy suitcase by yourself?
Yukarı çık ve bavulumu getir.Go upstairs and bring down my trunk.
Lütfen bavuluma göz kulak olun.Please keep an eye on my suitcase.
Bavulum gelmedi. Ne oldu?My luggage didn't arrive. What happened?
Eve geldiğimde, benim bavullardan birinin kaybolduğunu fark ettim.When I got home, I realized that one of my suitcases had disappeared.
Bu bavulu tek başıma taşıyamıyorum.I cannot carry this suitcase by myself.
Bavulumu bagaja koydum.I put my suitcase in the trunk.
Bavulumu toplamakla meşguldüm, çünkü iki gün içinde Fransa'ya gidiyordum.I was busy packing, because I was leaving for France in two days.
Ona bavulu taşıttım.I made him carry the suitcase.
Onun bavuluna göz kulak oldum.I kept an eye on her suitcase.
Bavulumu aldıktan sonra nereye gidiyorum?Where do I go after I pick up my baggage?
Küçük bir bavul arıyorum.I'm looking for a small suitcase.
Biri benim bavulumu çaldı.Somebody has stolen my suitcase.
Onlar bavulumu yanlışlıkla Londra'ya gönderdi.They sent my suitcase to London by mistake.
O benim bavulumu hazırlamama yardımcı oldu.She helped me pack my suitcase.
Bavulumun kayıp olduğunu bulmak için uyandım.I awoke to find my suitcase gone.
Ben o bavulları senin için taşıyabilirim.I can carry those suitcases for you.
Bavulu açamayasın diye anahtarı gizleyeceğim.I shall hide the key so that you cannot open the suitcase.
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Bavuluma bir dakika göz kulak olabilir misiniz?Would you mind watching my suitcase for a minute?
Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.A customs official asked me to open my suitcase.
O bavul onlarınki değil.That suitcase isn't theirs.
Bu bavul benim taşıyamayacağım kadar çok ağır.This suitcase is too heavy for me to carry.
Tom sizin için bu bavulları taşıyacak.Tom will carry those suitcases for you.
Tom'un bir bavul içine sahip olduğu her şeyi sığdırması mümkün oldu.Tom was able to fit everything he owned into one suitcase.
Tom'un bavulunu açtırmada sorunu vardı.Tom had trouble getting his suitcase opened.
Tom tüm bu bavulları taşıyamaz bu yüzden ona yardım etmelisin.Tom can't carry all those suitcases so you should help him.
Tom Mary'nin bavullarını taşımasına yardım etti.Tom helped Mary carry her suitcases.
Tom Mary'ye bavulunu nereye koyması gerektiğini sordu.Tom asked Mary where he should put his suitcase.
Tom merdivenlerden yukarı bavulunu sürükledi.Tom lugged his suitcase up the stairs.
Tom henüz bavulunu açıp boşaltmadı.Tom hasn't unpacked yet.
Bavulu suyla doluydu.His suitcase was full of water.
O, bavul'u taşımak için yeterince güçlü.She is strong enough to carry the suitcase.
Bavullarımı nereye koyayım?Where shall I put my suitcases?
Neden bavulunu hazırlıyorsun?Why are you packing up?
O kimin bavulu?Whose suitcase is that?
Aniden bir adam çıktı, bavulumu kaptı ve kaçtı.Suddenly a man appeared, grabbed my suitcase and ran away.
Tom bavulunu açtı.Tom opened his suitcase.
Tom bavulunu boşaltıyor.Tom is unpacking his suitcase.
Bavullarınla ilgili yardıma ihtiyacın var mı?Do you need a hand with your suitcases?
Lütfen bavullarımı taşımama yardım eder misin?Would you please help me carry my suitcases?
Bavulun nerede?Where's your suitcase?
Onun için Tom'un bavulunu hazırladım.I packed Tom's suitcase for him.
Bu öğleden sonra bavulum için geri geleceğim.I'll come back for my suitcase this afternoon.
Bu bavulu açtıramam.I can't get this suitcase open.
Bavullarımızı burada bırakamayız.We can't leave our suitcases here.
Sadece bavullarımızı burada bırakalım.Let's just leave our suitcases here.
Bu bavulları nerede istiyorsun?Where do you want these suitcases?
Bavulunu nereye koymamı istiyorsun?Where do you want me to put your suitcase?
Bavulumda senin için bir şey var.I have something in my suitcase for you.