batmış ile cümle

batmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.Tento sa potopil pri prevoze vopred vyrobeného rímskeho chrámu
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.Αυτό βυθίστηκε μεταφέροντας ένα προκατασκευασμένο Ρωμαϊκό ναό.
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.А этот затонул, перевозя заготовки для древнеримского храма.
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.Този потънал, носейки сглобяем домашно направен римски храм.
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.זו שקעה כשהיא נושאת מקדש רומי יפהפה מוכן להרכבה.
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.وهذة الآخرى غرقت حاملة بعض الأدوات التي صنعت قديماً في معبد روماني.
Bu ise depoda tutulan prefabrik bir Roma tapınağı taşırken batmış.ホメロス時代、紀元前750年に沈んだ船
-- çamura batmış şekilde, kan ter içinde.Anda menyadari Anda ada di atap biara itu berlumuran lumpur, darah, dan keringat.
-- çamura batmış şekilde, kan ter içinde.진흙투성이에 피와 땀에 흠뻑 젖어서요.
-- çamura batmış şekilde, kan ter içinde.מטונפים מבוץ, דם וזיעה.
-- çamura batmış şekilde, kan ter içinde.والوحل يغطي جسدك .. والندوب .. والارهاق
-- çamura batmış şekilde, kan ter içinde.血や汗にまみれて そこから ヨクネアムを見下ろすと
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Am vazut un batran stand in picioare la poarta, in apa pana la genunchi, refuzand sa se miste.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Ich sah einen alten Mann, der knietief im Wasser an seinem Tor stand und sich weigerte, fortzugehen.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Ik zag een oude man bij zijn hek staan, tot aan zijn knieën in het water.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.J'ai vu un homme âgé debout devant son portail, les pieds dans l'eau, il refusait de bouger.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.집 문 앞에 서서 무릎이 물에 잠긴 채 움직이지 않고 서 있던 노인을 보았습니다.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Saya melihat lelaki tua berdiri di gerbang rumahnya, air sudah selutut, ia tak mau beranjak.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Tôi thấy một người đàn ông đứng ở cổng, nước ngập đến gối nhưng vẫn không rời đi.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Ví a un hombre de pie frente a su puerta, con el agua hasta las rodillas, negándose a irse.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Vidi un uomo anziano fermo al suo cancello, con l'acqua fino alle ginocchia, che si rifiutava di muovere.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Zobaczyłem starszego mężczyznę stojącego w progu, po kolana w wodzie, nie chcącego odejść.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Вдруг я увидел старика, стоявшего у своих ворот по колено в воде. Он не хотел уходить.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.Видях един старец да стои на вратата на дома си, до колене във водата, който отказваше да бяга.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.ראיתי איש זקן עומד בשער שלו, מים עד ברכיו והוא מסרב לזוז
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.رأيت رجلاً كبيراً في السن يقف أمام بوابة منزله رافضاً الحراك حيث وصل مستوى الماء إلى ركبتيه
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.彼は「今までここで生きてきた
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!1800年代のアナキストは自由主義者だった
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!For skidtet er forkert og lortet det er løgn
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!Parce que tout est foutu et merde !
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!Pentru că totul e încurcat și aiurea!
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!Porque a merda está fodida e merda!
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!Porque la mierda está jodida y ¡carajo!
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!Weil die Scheiße verfickt ist und Kuhscheiße!
Çünkü işler zaten batırılmış, hatta boka batmış durumda!لأنه نظام متخلف و أخرق!
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Así que vamos a decir a que alguien le pasa con este clavo cruce de estiércol de vaca.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Ktoś ukłuł Was gwoździem wysmarowanym krowim łajnem.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Nekdo te zbode z žebljem, namočenim v gnoj.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Někdo vás tedz píchl hřebíkem namočeným v hnoji.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Да кажем, че някой ви убожда с пирон, намазан с кравешки тор.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.Скажімо, хтось царапне вас тим нігтем, забрудненим в коров'ячий гній.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.מזוהם בזבל פרות.
Diyelim ki biri sizi bu inek gübresine batmış çiviyle dürttü.إذا غرز أحدهم هذا المسمار فيك بعد غرزه في ذلك الروث
Diyelim ki borca batmış durumdayım.Takže řekněme, že jsem zahlcen dluhem.
Dünya savaşı hem iç savaş sonrasında Rusya batmış durumdaydı.la Primera Guerra Mundial, Rusia quedó completamente empobrecida.
Dünya savaşı hem iç savaş sonrasında Rusya batmış durumdaydı.تماما بعد الحرب العالمية الاولى و كانت البلاد فقيرة جدا.
Düştüklerinde onu kapatmışlar. Bu gemi 1.500 yıl önce batmış.Този кораб потънал преди 1500 година.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Ancien Chiswick avait sombré dans un fauteuil et je cherchais dans la pièce.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.이전 Chiswick는 팔 - 의자에 침몰했고 실을 찾고 있었어요.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Gamla Chiswick hade sjunkit in i en fåtölj och tittade på rummet.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Gamle Chiswick var sunket ind i en lænestol og kiggede rundt i rummet.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Lama Chiswick telah tenggelam ke lengan kursi dan memandang sekitar ruangan.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswick aveva affondato in una poltrona e stava cercando per la stanza.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswick đã chìm vào một chiếc ghế cánh tay và đang tìm kiếm về phòng.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswick hatte sich in einen Sessel gesunken und war im Begriff den Raum suchen.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswicku je potonila v naslonjač in je bil videti po sobi.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswick είχε βυθιστεί σε μια πολυθρόνα και έψαχνε για το δωμάτιο.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Old Chiswick е потънал в креслото и гледаше из стаята.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Oude Chiswick was gezonken in een arm-stoel en op zoek was naar de kamer.
Eski Chiswick bir kol sandalye içine batmış ve oda bakıyordu.Régi Chiswick elsüllyedt egy karosszékbe, és körülnézett a szobában.

İlgili Sayfalar