Bu arada bataryalar zayıflıyordu.على أي الأحوال فهذه البطارية لها عيوبها.
Böylelikle bataryalar yüklenir.عندئذ تلزم إعادة شحن البطارية.
Ayrıca acil durumlarda kullanılmak üzere teknede yedek bataryalar bulunmaktadır.وتستخدم أيضًا أجراس السفينة للسلامة في الظروف السديمية.
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.يتطلب هذا الحذاء استخدام بطاريات صغيرة قابلة للاستبدال، وهى تعمل لمدة 100 ساعة تقريبا.
Telefon, kullanım kolaylığı, uzun konuşma ve bekleme süresi olan bir batarya ile dikkat çekti.O telefone tem se destacado por sua facilidade de uso, e uma bateria com longa conversação e de espera.
Lumia 520, 1430 mAh batarya ile Lumia 620'deki 1300 mAh bataryadan daha büyüktür.O Lumia 520 tem uma bateria de mAh 1430, que é maior do que a bateria do Lumia 620 de mAh 1300.
Yüksek fiyatın temel sebebi bataryalardır.Existe um sistema de prioridade nas baterias.
Askerler tabyalar, bataryalar ve siperleri kazmaya başladılar.As tropas escavaram abrigos, baterias armadas e trincheiras.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Por exemplo, o paquímetro e o micrômetro.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.A batalha acaba por destruir o Multiverso.
Bu da paslanmanın, bataryanın akım üretme gücüne bağlı olduğunu göstermiştir.Além disso, é discutido se levantou apenas com a força do pedal do piloto.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.O forte da agremiação era a sua bateria.
200 kW hızlı DC şarj istasyonu ise aracın bataryalarını 1 saat içinde tamamen doldurabilmektedir.Een optioneel DC Speed-laadstation kan de batterij op volle capaciteit opladen in 25 minuten.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Keraterpeton en Diceratosaurus bijvoorbeeld niet.
Batarya, orduda en küçük topçu birliği.Het Bataljon Artillerie is de enige artillerie-eenheid.
Telefonunun bataryası çalındığını ve evlerine girildiğini fark eder.Het gevolg daarvan is dat haar meubilair geconfisqueerd is en naar de binnenplaats is gedragen.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.De batterijen waren echter uitgeput.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.Een tweede prototype werd uitgerust met een intrekbaar gestel en een grotere verticale staartvin.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Wpływa to korzystnie na żywotność baterii.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Firma wyprodukowała części do najszybszego sterowanego zdalnie samochodu zasilanego na baterie.
Model, Li-Ion 1430 mAh bataryayla geldi.Zastosowana bateria litowo-jonowa ma pojemność 1430 mAh.
İlk üretilen versiyonunda dahili batarya yoktur ancak daha sonra eklenmiştir yaklaşık 1 saat dayanmaktadır.Mieszkający poza bazyliką klucznik przychodzi na określoną godzinę.
Cep telefonlarında ise, yeni çıktıklarında 3 hücreli bataryalar kullanılmakta idi.Szczęśliwie z pomocą przyszła jej 3 bateria.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Jednak wymaga ładowania z baterii.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.Nie można wykluczyć także zestrzelenia przez artylerię przeciwlotniczą na wybrzeżu.
İlkinde piyade tümenleri içerisinde tanksavar alayı olarak (4 batarya her batarya 12şer toptan oluşuyordu).Zorganizowano ją w system batalionowy na wzór batalionów piechoty liniowej, (każdy w składzie 4 kompanii).
Bununla birlikte batarya fiyatları toplu üretim ile azalmaktadır ve daha da azalması beklenmektedir.Doprowadziło to do obniżenia emisji metali ciężkich przy jednoczesnym wzroście produkcji.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.Problemet är att det går lika fort att ladda ur batteriet igen.
S-500 füzeleri beş bataryalarının 2020 yılına kadar hizmete alınması planlanmaktadır.Det vill säga att Danmark ska installera 5 000 nya vindkraftverk före 2020.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Undantag utgör så kallade pansargrenadjärer.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Batterikapaciteten ska vara 96 timmar i standbyläge och den ska kunna sända i 8 timmar.
Saat 08:58'de Rodney'in ikincil bataryaları da savaşa katıldı.Klockan 14:58 GMT bröts radioförbindelsen med flygplanet.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Verdun Savaşı'nda yer alan bir topçu bataryasına komuta etti.В роки Першої світової війни командував артилерійською батареєю у битві під Верденом.
Daha sonra Topçu Alayı 7. Bölge 5. Batarya Komutanlığına atandı.Згодом перейшов до 7-ї артилерійської бригади.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Заряджає акумуляторні батареї.
1950-1952 yılları arasında 28. Tümen Topçu Alayı 5. Batarya Komutanlığı yaptı.З 25 травня 1915 р. — командир 5-ї батареї 102-ї артилерійської бригади.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.Телефон виконаний в металевому корпусі з дактилоскопічним датчиком і подвійною камерою на задній панелі.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Společnost vyrobila díly pro nejrychlejší bateriově - poháněné rádiem řízené auto.
Samsung Galaxy Note 7 cihazda oluşan batarya sorunu nedeniyle tüm dünyada toplatılmıştır.Společnost Samsung zastavila výrobu mobilních telefonů Galaxy Note 7 kvůli problémům s přehříváním baterie.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Poslední věci, které potřebuje, jsou obyčejné baterie.
200 kW hızlı DC şarj istasyonu ise aracın bataryalarını 1 saat içinde tamamen doldurabilmektedir.Volitelná DC rychlonabíjecí stanice může obnovit baterie na plnou kapacitu už za 25 minut.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Hašení trvalo 181 hodin, dostání ohně pod kontrolu 19 hodin.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Această funcție prelungește viața bateriilor.
Buna ek olarak, telefon Nokia Lumia 920 ile aynı 2000 mAh batarya kapasitesine sahip.Bateria este de 2000 de miliamperi ca pe Nokia Lumia 920.
Nokia 3410 kompakt, ancak 825mAh çıkarılabilir Li-Ion batarya ile 114 gram ağırlığındadır.Nokia 3410 cântărește 114 de grame cu bateria inclusă.
Lityum-sülfür batarya ^ gösterme)Arhimandritul Ilarion Bălăiță (n.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.A cég készített alkatrészeket a leggyorsabb akkumulátor által működtetett, rádióvezérlésű autóhoz.
12 Nisan sabah 04:30 da, liman çevresindeki Konfederasyon topçu bataryaları kaleyi bombalamaya başladı.Április 12-én hajnali 4:30-kor a konföderációs ágyúk az öböl különböző pontjairól tüzet nyitottak.
Örneğin çift maksatlı ana bataryalar hem yerdeki hem havadaki hedefleri vurmak üzere tasarlanmıştır.Kétfeladatú fegyvernek tervezték, mind légi, mind földi célpontok leküzdésére alkalmas volt.
Temmuz 1907'de Pommern, Kiel'e ana bataryası olan dört adet 28 cm'lik topların takılması üzerine gitti.1907 júliusában a Pommern Kielbe hajózott át, ahol felszerelték a négy 28 cm-es ágyúját.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.A katonák mellett 15 harckocsi is elérte a partot.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Az akkumulátorok feltöltött állapota kell hozzá.
1993 - Hırvat topçu bataryaları, Bosna'nın Mostar kentindeki Osmanlı Mostar Köprüsü'nü tahrip etti.1993 – A horvát tüzérség lerombolja a 16. században épült Öreg-hidat Mostarban (Bosznia-Hercegovina).
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Bár az egykori bányamunkások minden bizonnyal tudtak róla.
1928 yılında Dai-San Daiba (第三 台 場, "3 numaralı batarya") restore edilerek halka açılmıştır.Vuonna 1928 Dai-San Daiba (第三台場) eli "Patteri numero 3" kunnostettiin ja avattiin yleisölle.
Bataryalı elektrikli araçların güvenlik meselelerine uluslararası standart olan ISO 6469 ile değinilmektedir.Sähköauton turvallisuusnäkökohtia on pohdittu kansainvälisessä ISO standardissa 6469.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Tällaisia ovat esimerkiksi tomaatti ja bataatti.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Yhtiö teki osia nopeimpaan patterikäyttöiseen radio-ohjattavaan autoon.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Nevan rannalla on viisi laivalaituria.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.Samalla vuorovälejä tihennettiin.