Nord 2 5G'de 4500 mAh çıkarılamayan batarya bulunur.The Nord 2 5G has a non-removable 4,500 mAh battery.
Cihazda, 15 W'a kadar hızlı şarjı destekleyen 3500 mAh batarya kullanılmıştır.[1]A 3500 mAh battery is used, with support for fast charging at up to 15 W.[1]
Cihazda 4050 mAh Li-Po çıkarılamayan batarya bulunur.The phone has a 4050 mAh Li-Po non-removable battery.
Tabur Mühendisleri ve 5,9 inçlik obüslerden oluşan bir bataryadan oluşuyordu. [1]The 4th Battalion Engineers and a battery of 5.9-inch howitzers.[1]
Burada Gregory, anakara Komünist Çin kıyı bataryalarının ateşi altında kaldı.Here Gregory came under fire from mainland Communist Chinese shore batteries.
Dar girişin karşısında çifte bir bom ve onu koruyan birkaç top bataryası bulunuyordu.[1]There was a double boom across the narrow entrance, and several batteries of guns covering it.[4]
Batarya zayıf.Batterie schwach.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Vorher war man auf Batterien angewiesen.
Karadaki topçu bataryaları üç grup halinde tertiplenmiştir.Die Scharten der Gewehrgalerie des Batterieturms sind in Dreiergruppen angeordnet.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Dazu gehören beispielsweise Akkumulatoren und Batterien.
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.Notstromaggregat und Akkumulatoren können den Betrieb für 18 Stunden aufrechterhalten.
Askerler tabyalar, bataryalar ve siperleri kazmaya başladılar.Zuvor zerstörten sie die Laufgräben und Batterien.
Volta 1800’de ’Voltaik Pil’ olarak bilinen ilk gerçek bataryayı icat etti.1859 erfand er die Blei-Säure-Batterie als erste wiederaufladbare Batterie (Bleiakkumulator).
Sahil bataryaları ise cephaneleri bitmek üzere olduğundan karşılık verememişti.Angeblich soll die Artillerie noch nicht eingetroffen sein.
85 kWh kapasiteli bataryada ise 8 yıl boyunca herhangi bir kilometre sınırı olmaksızın garanti veriliyor.Depuis 2015, toutes les batteries sont garanties pendant huit ans kilométrages illimités.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Ceci prolonge la durée de vie des batteries.
Ayrıca acil durumlarda kullanılmak üzere teknede yedek bataryalar bulunmaktadır.Deux canots à moteur sont également placés à bord pour les cas d'urgence.
Muhtelif topçu birliklerinde Batarya Takım ve Batarya Komutanlığı yaptı.Il est lieutenant et commande une batterie.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Les gardes ne peuvent occuper sur le plateau que 5 positions dans leur palais.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.Les batteries tonnaient déjà.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.La batterie est fixée sous le fuselage avec un bout d'élastique et deux épingles.
Li-ion 1200 mAh batarya kullanmaktadır.Batería Li-ion 1200 mAh.
Genelde elektrikli otomobiller bataryalı elektrikli araçları(BEVs) belirtmektedir.Engloba: Vehículos eléctricos de batería (BEV).
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Por ejemplo: partículas alfa y partículas beta.
Chromium'a birlikte bir hesap makinesi, saat, batarya göstergesi ve ağ durum göstergesi geliyor.Chromium OS proporciona un reloj, indicador de batería y el indicador de estado de la red.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Este es el caso de las "baterías de Bagdad".
Daha sonra topçu batarya takım komutanı asteğmen olarak bir yıl Edremit'te askerliğini yaptı.Gamero, por su parte, se había incorporado hace un año al Cuerpo de Artilería como subteniente.
85 kWh kapasiteli bataryada ise 8 yıl boyunca herhangi bir kilometre sınırı olmaksızın garanti veriliyor.Las baterías de 70, 85 y 90 kWh tienen 8 años de garantía sin límite de kilometraje.
Bu bataryalardan birinden açılan ateş, neredeyse Bien Hoa Hava Üssü'nden hükûmete bağlı bir uçağı vuruyordu.De esos disparos, parece que sólo uno resultó un impacto directo en algún buque de la flota china.
Taburun görev bölgesinde 9. Tümen’in üç topçu bataryası bulunmaktadır.AA. de Honduras existen cuatro batallones de artillería.
Leclanché 1909'da kurulmuş bir İsviçre batarya üreticisidir.Leclanché è una produttore di batterie svizzero fondato nel 1909.
YABO Power Technology, 2012 yılında lithium titanate bataryayı piyasaya sürdü.YABO Power Technology ha rilasciato una batteria LTO nel 2012.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid riesce a riparare la radio, ma non riesce a ricevere un segnale e la batteria avrà vita breve.
LG Optimus G Pro, Lityum-Polimer özellikli 3140 mAh bataryaya sahiptir.LG Optimus G è alimentato da una batteria al litio di 3140 mAh.
Bombalanacak olan üç kasabadan yalnızca Hartlepool kıyı savunma bataryalarıyla savunulmaktaydı.Solo le cinture di sicurezza salvarono la vita ai tre wrestlers.
S-500 füzeleri beş bataryalarının 2020 yılına kadar hizmete alınması planlanmaktadır.A partire dal giugno 2010, si ritiene che 500 dei carri armati devono essere pienamente operativi.
Şarjlı pil gruplarından yapılmış bataryalarla çalışırlar.Sono avvitatori provvisti di batterie ricaricabili.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Ben presto si sentì la necessità di un batterista.
Bu gemiler otomatik çalışan ikincil top bataryalarına sahiptir.Tutti gli altri operatori gestirono velivoli di seconda mano.
Bataryaların direnci iyidir.Rimpiazzare le batterie molto semplice.
Telefon, ekstra bir batarya ve fazladan kalem ile gönderildi.I nuovi sabot vengono numerati con un créyón di tsôque, un'apposita matita.
Leclanché 1909'da kurulmuş bir İsviçre batarya üreticisidir.Leclanché - производитель швейцарских аккумуляторов, основанный в 1909 году.
YABO Power Technology, 2012 yılında lithium titanate bataryayı piyasaya sürdü.YABO Power Technology выпустила батарею на основе титаната лития в 2012 году.
Buna ek olarak, telefon Nokia Lumia 920 ile aynı 2000 mAh batarya kapasitesine sahip.Кроме того, телефон оснащен таким же аккумулятором емкостью 2000 мА-ч, что и Nokia Lumia 920.
Örneğin;diyot ve bataryalar için yanlıştır.Например, различают ортоводород и параводород.
Chromium'a birlikte bir hesap makinesi, saat, batarya göstergesi ve ağ durum göstergesi geliyor.Chromium содержит также калькулятор, часы, индикатор заряда батарей и индикатор статуса сетевого соединения.
Orta kullanımda batarya iki gün süreyle dayanabiliyor.Аккумулятор способен поддерживать работу систем аппарата в течение 2 дней.
Vietnam: 300 milyon dolara iki adet S-300PMU-1 bataryası almıştır.Был подписан контракт на сумму 300 млн долларов на поставку двух батарей современных ЗРК С-300ПМУ-1.
Douay, bir mitralyöz bataryasının cephane arabasının yakınında patlamasıyla kuşluk vakti öldü.В фильме же во время боя от пулемётной очереди погибает наводчик сержант Домешек.
Bataryalarla iletişim de kesilmişti.Рубеж батареи был удержан.
Series 3a'nın yedek bataryası bir CR1620'dir.Кроме того, Psion 3c использовал резервную батарею формата CR1620.
Sexton II Taretin arka kısmına yedek jeneratör ve bataryalar için ambar eklendi.Sexton II: Добавлены коробки для аккумуляторов и вспомогательного генератора для их зарядки.
Bu bataryalar, zırhlıları muhriplerden olabildiğince korumaya çalışır.«Мы попросили инженеров сделать барабаны максимально громкими.
Ancak kıyı ile arasındaki mesafe 2500 metre olunca sahil bataryaları ateşe başladı.С расстояния 3000 ярдов обе стороны открыли огонь.
Ana bataryaları on iki adet 10.5 cm'lik SK L/45 toptan oluşmaktaydı.Был вооружён главной батареей из двенадцати 10,5 см скорострельных орудий SK L/45.
Müttefikler sahile henüz beş batarya çıkarabilmişlerdir.Бухта укрепляется 5 береговыми батареями.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.وتوفير أيضاً إعادة تدوير البطاريات التي لا تزال تمثل مشكلة كامنة.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.ولم تستطع أن تؤثر المدافع النارية العثمانبة التي وجهت من الساحل .
İki batarya da gün sonunda tümüyle imha olmuştur.ويبدو أن كلا الجهازين قد تم تفجيرهما عن بعد.