bataklık ile cümle
bataklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bataklık, otsu bitkileri bol içerir.Anggur termasuk tanaman marga Vitis.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.Trái ngược với niềm tin phổ biến, các ngôi nhà không được dựng lên trên mặt nước, mà chỉ là trên các đầm lầy.
Yoda, Dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti.Sống sót sau thảm hoạ, Yoda về ở ẩn ở hành tinh Dagobah.
Su daha sonra bataklıklardan Luapula Nehri olarak akar.Dòng nước sau đó chảy ra khỏi đầm lầy và trở thành sông Luapula.
Islak saz bataklıklarında kuru bir yerde yuva yapar, 4-8 yumurtayı koyarlar.Chúng làm tổ trong một nơi khô ráo trên mặt đất hoặc trên cây bụi thấp, đặt 4-8 quả trứng.
Geri kalan yaklaşık % 80'i çamur düzlüğü, sığlık ve tuz bataklıklardan oluşur.Chừng 11% diện tích phá luôn ngập nước, còn 80% là bãi bùn, bãi triều và đầm muối.
Yani köyün adı Kırmızı bataklık demektir.Tên gọi của nó có nghĩa là sông trắng.
Sıtmayı önlemek için, Nero Ostia bataklıklarını Roma yangınından çıkan molozlarla doldurttu.Nero ra lệnh lấy hết tro tàn của đám cháy đổ ra đầm lầy Ostia.
O zamanlar bölge bataklık halindeymiş.Chỗ anh xuống là đầm lầy.
Yapı yeri (ilk seçildiğinde) şehir surlarının dışında ve bataklık bir topraktı.またこの地は越前水仙の発祥の地でもあり、群生地でもある。
Günümüzde şehrin bulunduğu alan eskiden bir bataklıktı.現在の水田地帯がかつて沼だったことによる。
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.鲸头鹳生活在非洲东部热带地区从苏丹共和国到赞比亚的巨大沼泽地区。
Bu onun bataklık vaşağı olarak da tanımlanmasına yol açar.因其形状,又称罄锤塔。
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.夏天時,表面的冰會溶化,令冰看來是白色的。
Hidra - Lerna bataklıklarında yaşayan dokuz başlı efsanevi bir canavar.히드라는 신화에 등장하는, 아홉 개의 머리를 가진 괴물이다.
Bataklıkta avlanabilir.바다사자를 사냥하기도 한다.
Diğer kısımları bataklık ve çamurdur.나머지는 스텝과 초원이다.
Dağı, bataklık ve sazlık yeri yoktur.대중교통은 없으며, 등산이 필요하다.
Bataklık valabisi (Wallabia bicolor) Avustralya'nın güneydoğusunda yaşayan küçük bir tür.왈라비아 또는 늪왈라비(Wallabia bicolor)는 캥거루과에 속하는 작은 유대류의 일종이다.
Son sahnede Marion’un arabasını bataklıktan vinç ile çıkartırlar.בסצנה האחרונה של הסרט, מראים את מכוניתה של מריון נגררת מהביצה.
Bataklıklar ise sık sık sıtma salgınlarına yol açıyordu.הקפדה זו לעיתים גורמת להם לחלות.
Büyük Menderes Çivril Ovasını suladığı için ova bataklıktı.ידענו שזה היה הלוויתן הזה כי היה לו את הסנפיר הנפול.
Bataklık bölgelerde dolaşır.Среща се в равнините.
En çok Florida bataklıklarında yaşar.Среща се само във влажните почви на Флорида.
Afrika'da tropikal bölgelerde bataklık ormanlarda bulunur.В Африка се среща в зоната на влажните тропични гори.
Bataklık mandaları özellikle Çin'de ve Güneydoğu Asya'da bulunurlar.По тъмните семена се произвеждат най-вече в Китай и Югоизточна Азия.
Geri kalan yaklaşık % 80'i çamur düzlüğü, sığlık ve tuz bataklıklardan oluşur.Останалите 81 % представляват тинести наноси или солени блата.
19. yüzyılın başlarında bataklık kıyıları sadece bir avuç fakir köylüye ev sahipliği yapıyordu.U ranom devetnaestom stoljeću močvarne obale su bile dom samo nekoliko siromašnih seljaka.
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.Živi u tropskim dijelovima istočne Afrike, u močvarnim područjima od Sudana do Zambije.
En çok Florida bataklıklarında yaşar.Najviše ih je živjelo u Floridi.
O zamanlar bölge bataklık halindeymiş.Tada je to bilo močvarno zemljište.
Kıyı gerisinde lagün gölleri, bataklıklar bulunur.Kao i drugdje na jadranskoj obali, nazočni su gušteri.
Bataklıklar doğu sahillerinde oldukça geniş yer kaplar.Međutim, iznimke postoje prvenstveno duž istočne obale.
Tamamiyle bataklıktır.Područje je dosta močvarno.
Bu kurutulan bataklık arazide kurulan dördüncü yerleşkedir.Bila je to četvrti prekooceanski broda pronađen u ovom području.
Alkmaar baştan sona bataklık ya da baştan sona deniz anlamına gelir.Zarez označava da se neko slovo s početka ili kraja izbacuje iz rješenja.
Yani köyün adı Kırmızı bataklık demektir.Njeno ime znači Bijela rijeka.
Leyleksilerin hepsi bataklık ve sığ sulardaki yaşama uyum sağlamıştır.Druge su se prilagodile živjeti u plimnim bazenima.
Bu bölgede çok sayıda bataklık ve sazlık bulunmaktadır.Postoji još čitav niz kaštela i utvrđenja na ovom području.
Ağaçlıklı bataklıklarda ve diğer su yakınındaki ormanlık alanlarda yaşar.Žive kako u šumama tako i blizu vode.
Avrupa'nın güneydoğusundan Asya'ya yayılan bölgede ve Afrika'da bataklıklarda ve sığ göllerde yaşar.Vyskytujú sa od juhovýchodnej Európy po Áziu a Afriku v močiaroch a plytkých jazerách.
Bataklıkta avlanabilir.Loví z postriežky.
Bataklık mandaları özellikle Çin'de ve Güneydoğu Asya'da bulunurlar.Domov týchto hadov sa nachádza v Číne a juhovýchodnej Ázie.
Islak ormanları, bataklıkları yer tutar, fazla kuru bölgelerden kaçınırlar.Snaží sa vyhýbať hustým lesom a väčšine suchých oblastí.
Kuzey bölgeler bataklıklarla kaplıdır.Severné svahy sú pokryté pieskom.
O zamanlar bölge bataklık halindeymiş.V tej dobe bola táto oblasť morským dnom.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.V nasprotju s splošnim prepričanjem, hiše niso bile postavljene nad vodo, ampak na bližnjem močvirnem ozemlju.
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.V kratkem poletju se zgornja plast snega raztopi in voda ne more nikamor odtekati.
Bu bölgede çok sayıda bataklık ve sazlık bulunmaktadır.Regione daug miškų ir pelkių.
İran sınırında büyük bataklıklar görülür.Iraani piiri lähedal on kaks soolapadurat.
Daha sonra Napolyon onu siyasetin çamuruna ve bataklıklı sularına sürükleyecekti.Sõjatee viis teda veel Sangla ja Rannu mõisa.
"Bataklık ve şehir" anlamına gelir."Kehra: tehas ja linn".
Üç ila yedi yumurta bataklık bir alanın yakınında bir yer yuvasına koyulur.Ta sai 1,5 adramaad Viljandi lähedal kodukülla Puiatusse. ... ...
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.Aber die Teiche und Lachen daneben werden nicht gesund werden, sondern gesalzen bleiben.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.Alleen de moerassen en poelen zullen niet worden genezen; zij zullen zout blijven.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.A luže in mlake njene ne bodo ozdravele, v solišča bodo odločene.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.Bahna a louže jeho, kteréž se neopraví, soli oddány budou.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.Błota jego i kałuże jego nie będą uzdrowine, ale soli oddane będą.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.Jeho močiare a jeho bariny sa neuzdravia; budú vydané soli.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.그 진펄과 개펄은 소성되지 못하고 소금 땅이 될 것이며