bataklık ile cümle

bataklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bataklıkta birçok balıkçıl yaşar.Lots of herons live in the marsh.
Onlar bataklıktan geçtiler.They got through the marsh.
Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.You can't build buildings on swampy land.
Tom Mary'yi bataklıktan çıkardı.Tom pulled Mary out of the quicksand.
Bataklık diz boyudur.The marsh is knee-deep.
Veba bataklıktan geldi.The plague came from the swamp.
O, bataklıkta küçük bir kulübede tek başına yaşıyor.He lives alone in a little cottage in the swamp.
Tom pencereye bir Jack bataklık feneri koydu.Tom put a Jack-o'-lantern in the window.
Tom'un cesedi bataklıkta bulundu.Tom's body was found in the swamp.
19. yüzyılın başlarında bataklık kıyıları sadece bir avuç fakir köylüye ev sahipliği yapıyordu.In the early 19th century the marshy shores were home only to a handful of poor peasants.
Diğerleri ise mangrov bataklıklarından gelmektedir.Others come from mangrove swamps.
Kettle bataklıkları ekosistemleri kapalı çünkü yağış dışında hiçbir su kaynağı yoktur.Kettle bogs are closed ecosystems because they have no water source other than precipitation.
21, 22 Ekim 2000 Bataklık, “Dorothy Allison” Nolan, Margaret.STARS; pp. 21, October 22, 2000 Marsh, "Dorothy Allison" Nolan, Margaret.
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.It lives in tropical east Africa in large swamps from Sudan to Zambia.
Popüler inancın aksine, evler su üzerinde değil, bataklık topraklarında inşa edildi.Contrary to popular belief, the houses were not erected over water, but on nearby marshy land.
Ölü Bataklıklar biraz daha doğudadır ve Nindalf'ın bir uzantısı olarak görülür.The Dead Marshes lay further east and may have been an extension of the Nindalf.
Simonyi'nin 20 Nisan olarak beklenen dönüş tarihi “Bataklık zemin” nedeniyle bir gün ertelendi.Simonyi's expected return on April 20, 2007 was delayed by one day due to 'boggy ground'.
Su daha sonra bataklıklardan Luapula Nehri olarak akar.The water then flows out of the swamps as the Luapula River.
İki ordu arasında bir bataklık arazi bulunmakta idi."There was a valley between the two armies."
Ancak, gölün boyutları zaman içerisinde bataklık alanlarına dönüşmüştür.The dimensions of the lake, however, have changed over time into marsh areas.
Ayrıca haliçlerde ve mangrov bataklıklarında da bulunur ama deniz kıyısında görülmez.It also occurs in estuaries and mangroves but not on the open coast.
Seth Parsons (Türkçe seslnedirme: Erol Eren): Tony'nin babası ve bir bataklık insanıdır.Seth Parsons: (voiced by Terry Klassen) Tony's father and a swamp person.
En çok Florida bataklıklarında yaşar.Serves most of the Florida Panhandle.
Yapı yeri (ilk seçildiğinde) şehir surlarının dışında ve bataklık bir topraktı.And this is, And the earth then was תֹהוּ וָבֹהוּ (tohu va-vohu), welter and waste (Genesis 1:1).
Batkın adı bataklıktan gelmektedir.The name came from a Coke bottle.
Honey Island Bataklık Canavarı'nın kızıdır.Honey Swamp is the daughter of the Honey Island Swamp monster.
Meksika'dan Peru ve Brezilya'ya kadar olan bölgede mangrov bataklıklarında bulunur.It lives in mangrove swamps from Mexico south to Peru and Brazil.
Bataklıklarda yaşayan bir kuş türü olan sürmeli kervan çulluğu parkta nadir olarak görülmektedir.The variety of mound shapes found in the park is considered unusual.
"Bataklık ve şehir" anlamına gelir."Swimming and the city".
Burada, bir çamurlu meşhur bataklık bulunur ki üzerinde uzun bir tahta köprü vardır”."It stands in a kind of peninsula, with a delicate clear river about it."
Yani köyün adı Kırmızı bataklık demektir.The name means Red Mountain.
Genellikle bataklıklar sıtma vb. hastalık kaynağıdır.Plants are generally pest and disease free.
Genel olarak sığ göllerde, bataklıklarda bulunur.They are found mainly on the forests of the plains.
V. obor genellikle sago palm kıyılarındaki bataklıklarda görülebilir.Dolphins can often be seen in the Tay from the beach.
Islak saz bataklıklarında kuru bir yerde yuva yapar, 4-8 yumurtayı koyarlar.They nest in a dry location in wet sedge bogs, laying 4–8 eggs.
Komi'nin topraklarının %70'i üzeri ormanlarla örtülür ve takriben %15'i de bataklıktır.Forests cover over 70% of the territory and swamps cover approximately 15%.
Palus (kelimenin tam anlamıyla "bataklık"), küçük bir ovadır.A palus (literally "swamp") is a small plain.
Üreme alanları subtropikal bataklıklardır.Its home, however, are subtropical steppe areas.
Üreme habitatları, güneydoğu Avrupa'dan merkezi Asya'ya karşıda tatlısu bataklıklarıdır.Their breeding habitat is freshwater marshes across from southeast Europe to central Asia.
Sarısu Gölü'nün kıyıları bataklık ve sazlıklardan oluşur.The southern coastline of Djursland is made up of bays and peninsulas.
Bütün formların üreme habitatı, bataklıklar, sığ göller ve gölcüklerdir.The breeding habitat of all these stilts is marshes, shallow lakes and ponds.
Bataklık faresi (Neomys teres), böcekçiller takımının sivri faregiller familyasındandır.The bedeguar is a good example of a complex community of insects.
Karada da dolaşabilse de bataklık, göl gibi sulu ortamalarda yaşamak için evrimleşmiştir.The building might extend over the water as is the case at Fountains Abbey.
Geri kalan bölümü ise ya bataklık ya da çayırdır.The rest of the area is forest or fields.
Son derece düz ve bataklık bir coğrafya.And it's very flat. It's very swampy.
Rüzgarın kendisini durdurdu ve parlak, derin mavi gökyüzü üzerinden yüksek kemerli bataklık.The wind itself had ceased and a brilliant, deep blue sky arched high over the moorland.
Hayat bataklıklarda çiçeklendi.Life flourished in swamps.
Hemen burada yer alan Gramercy Parkı'ndaki bataklık.Or the swamp at Gramercy Park, right here.
Ya da nemli çayırlar, böcekler ve güneşli yerleri seven bataklık kaplumbağalarının.Or the bog turtle, needing wet meadows and insects and sunny places.
Dünyadaki en tropikal ülke, ekvatordaki bir bataklık alan.It's the most tropical country in the world, a marshland on the equator.
Evet burası bataklık.Yes, it is swamp.
Bataklıkta bir cadırda yaşıyoruz. Ama şunu söylemeliyiz ki oradaki her gün heyecan vericidir.We live in the swamp in a tent, but I must tell you, every day is exhilarating.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Well, there are steps we can take to navigate our way through the morass.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Maybe it was swamp gas, but -- (Laughter) --
Aptal herif bataklıktan kaçmaya çalıştı.The stupid fellow tried to escape through the swamps of Fog Hollow.
- Diğerlerini yakaladığı bataklık.- The swamp where he caught the others.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Swamp or no swamp, we can keep ahead of him that long.
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?"Can the papyrus grow up without mire? Can the rushes grow without water?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.He lies under the lotus trees, in the covert of the reed, and the marsh.
Ama Lut Gölünün çamurlu, bataklık kesimi tatlı suya dönüşmeyecek, tuzla olarak kalacak.But the miry places of it, and its marshes, shall not be healed; they shall be given up to salt.
İlgili Sayfalar