bat ile cümle
bat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kendimi bir battaniyeye sardım.I wrapped myself in a blanket.
O sadece batıl inanç.That's just superstition.
Bu kadar batıl inançlı olmaya son ver.Stop being so superstitious.
Bu kadar batıl inançlı olmayı kes.Stop being so superstitious.
Bir battaniye getirdim.I brought a blanket.
Dünyanın en büyük dinozor ayak izleri Batı Avustralya'da keşfedildi.The world's largest dinosaur footprints have been discovered in Western Australia.
Bilim adamları okyanusun derinliklerini keşfetmek için bir batisfer kullandılar.The scientists used a bathysphere to explore the depths of the ocean.
Mary battaniyeyi omuzlarına sardı.Mary wrapped the blanket around her shoulders.
Köpeğim battaniyelerin altında saklanmayı sever.My dog likes burrowing under blankets.
Tom ve Mary, güneşin okyanus üzerinde batışını izledi.Tom and Mary watched the sun set over the ocean.
Tom ateşi ıslak bir battaniye ile örterek söndürdü.Tom put the fire out by covering it with a wet blanket.
Battaniye idrar kokuyordu.The blanket was stinking of urine.
Leyla, Sami'nin cesedinin üzerine bir battaniye attı.Layla threw a blanket over Sami's body.
Berlin, Doğu ve Batı arasındaki birleşmenin sembolüdür.Berlin is a symbol of union between East and West.
Tom balkonda güneşin batışına bakıyordu.Tom was on the balcony, looking at the sunset.
Tom birgün Mary kadar iyi bateri çalabileceğini umuyor.Tom hopes that someday he'll be able to play the drums as well as Mary does.
Öğleden gün batımına kadar zafer şüpheli idi.From noon until sunset, victory was doubtful.
Tom'un teknesi battı.Tom's boat sank.
Teknem battı.My boat sank.
Tom tanınmış bir bateristtir.Tom is a well-known drummer.
Tom yetenekli bir bateristtir.Tom is a talented drummer.
Sen iyi bir bateristsin.You're a good drummer.
Dünya batı'dan doğuya doğru dönüyor.The Earth is rotating from West to East.
Tom kendini bir battaniye ile sardı.Tom wrapped himself in a blanket.
Bir battaniye daha ister misin?Would you like another blanket?
Tom battaniyeyi Mary'nin omuzlarına sardı.Tom wrapped the blanket around Mary's shoulders.
Tom evsizler için battaniyeler topluyor.Tom is collecting blankets for the homeless.
Üç asker battaniyelerini tren koltuklarına yaydı ve uyumaya çalıştı.The three soldiers spread their blankets on the train seats and tried to sleep.
Diğer gemi battı.Another ship sank.
Çok iyi bateri çalamam.I can't play the drums very well.
Tom battaniyeleri katlayıp gömme dolaba koydu.Tom folded the blankets and put them into the closet.
Sana bir battaniye getireceğim.I'll get you a blanket.
Sana bir battaniye alacağım.I'll get you a blanket.
Sami, Leyla'nın cesedini bir battaniyeye sardı.Sami wrapped Layla's body in a blanket.
Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer.Most westerner's cultural horizons end with Led Zepplin's Cashmere song.
Mary bir baton kullanarak orkestrayı yönetti.Mary conducted the orchestra using a baton.
Tom batıl inançlıdır.Tom is superstitious.
Marie beş yaşındayken Batı Almanya'ya geldi.Marie came to West Germany when she was five years old.
Sami batıya yöneldi.Sami headed West.
Sami'nin gemisi bir fırtınada battı.Sami's ship sank in a storm.
Sami, Leyla'nın cesedinin üstüne bir battaniye attı.Sami threw a blanket over Layla's body.
Battaniye beni sıcak tutmuyor.The blanket does not keep me warm.
Sami, Leyla'yı bir battaniye ile örttü.Sami covered Layla with a blanket.
Sami hâlâ o battaniyeyle örtülüydü.Sami was still covered by that blanket.
Batarya artık çalışmıyordu.The battery was no longer working.
Yeni bataryalara ihtiyacımız var.We need new batteries.
Ne yazık ki kameramın bataryasını bulamıyorum.Unfortunately, I cannot find the battery for my camera.
Reunion Adası, batı Hint Okyanusunda bir adadır.Reunion Island is an island in the western Indian Ocean.
Berlin, Doğu ile Batı arasındaki birleşmenin bir sembolüdür.Berlin is a symbol of unification between the East and the West.
Bir battaniyeye ihtiyacım var.I need a blanket.
Tom battaniyeyi kafasının üzerine çekti.Tom pulled the blanket over his head.
Gemi battığında bir sürü insan boğuldu.A lot of people drowned when the ship sank.
Ekstra battaniye ister misin?Do you want an extra blanket?
Tom'un bindiği gemi battı.The ship Tom was on sank.
Vahşi Batı temalı eserleri severim.I like Westerns.
Hiç Orta Batı'yı ziyaret ettin mi?Have you ever visited the midwest?
İzak her ramazan Batı Şeria'daki küçük bir köye Sami'yi ziyaret etmeye gidiyor.Every Ramadan, Yitzhak goes to visit his friend Sami in a small West Bank village.
Tom'un parmağına kıymık battı.Tom has a splinter in his finger.
Bateristimiz grubu terk ediyor.Our drummer is quitting the band.
Doğu ve batı yön adıdır, medeniyet adı değil.West and East are cardinal directions, not civilizations.