Ana içeriğe geç
Sözlük

batır ile cümle

batır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Senin tenisçi dirseğin var. Kolunu sıcak suya batır.You have tennis elbow. Soak your arm in warm water.
Şarabı plastik bir torbaya koydum ve buzlu suya batırdım.I poured the wine in a plastic bag and then dipped it in ice water.
Baş parmağıma iğne batırdım.I pricked my thumb with a needle.
O, bıçağı onun sırtına batırdı.He sank the knife into her back.
O,bıçağını ağaca batırdı.He stuck his knife into the tree.
Onlar on düşman gemisini batırdılar.They sank ten enemy ships.
O balona iğne batırdı.She pricked the balloon.
Fırtına tekneyi batırdı.The storm sank the boat.
Mızrağın ucu, ölümcül bir zehire batırıldı.The tip of the spear was dipped in a deadly poison.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
Tom kesinlikle işinde çok para batırdı.Tom certainly sunk a lot of money into his business.
Bunun üzerinde beş aydır çalışıyoruz. Sakın şimdi batırmayın.We've been working on this for five months. Don't fuck it up now.
Gemi geçen yıl batırılmıştı.The ship was scuttled last year.
Tom'un bizim için onu batırmasını istemiyorum.I don't want Tom messing it up for us.
Denizaltılar bir sürü gemi batırdı.The submarines sank a lot of ships.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Ahh! kendime iğne batırdım!Ouch! I've pricked myself!
Tom bisküvisini kahvesine batırmayı sever.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Batırdın, Tom.You blew it, Tom.
Ortalığı batırıyorsun.You're making a mess.
RMS Lusitania 1915'te bir Alman denizaltısı tarafından batırıldı.The RMS Lusitania was sunk by a German U-boat in 1915.
Tom balona iğne batırdı.Tom pricked the balloon with a pin.
Ayrı ayrı batırıldığında, her metal kendi hızıyla paslanır.When immersed separately, each metal corrodes at its own rate.
Bu iskele, başka bir Lodos fırtınasının iskeleyi batırdığı 2008 yılına kadar devam etti.This pier kept operating until 2008, when another Lodos storm sank the pier.
7 Mart'ta bir konvoya saldırmış ve İtalyan topido botu Ciclone'yi (910 ton) batırmıştır.On 7 March a convoy ran afoul the field, losing the Italian torpedo boat Ciclone (910 tons).
Suya batırarak vaftize ve yaratılışın gerçek anlamda altı gün sürdüğüne inanırlar.They believe in baptism by immersion and creation in six literal days.
Ancak bunun da gemiyi batırmaya yetmediği gözlendi.He could not say whether this would strain the ship.
Sezar'a sadık bir denizci olan Gaius Didius pek çok Pompeius taraftarı gemiyi batırdı.Gaius Didius, a naval commander loyal to Caesar, hunted down most of the Pompeian ships.
Hithlum’un diğer kısımları gibi Dor-lómin de Öfke Savaşı sırasında denize batırıldı.Like the rest of Hithlum Dor-lómin was destroyed during the War of Wrath.
Silahların hükümete verilmesi reddedilince Ben-Gurion geminin batırılması emri verdi.When they refused to hand the arms to the government, Ben-Gurion ordered that the ship be sunk.
Operasyon sırasında gemi mürettebat tarafından batırılmak istenmiştir.The ship was scuttled by the crew during the operation.
Kübalılar şeker kamışını kahveye batırırlar.Thus, coffee brewers only add sugar into the coffee.
Muharebenin devamında Roma gemileri sekiz Kartaca gemisini batırdı ve on gemiyi de ele geçirdi.The Romans then engaged the Carthaginians, sinking eight and capturing ten of their ships.
23 Mayıs tarihinde bir gambot ve çok sayıda küçük tekne batırdı.Travelling up the Sea of Marmara, he sank a gunboat and several other small craft on 23 May.
Bunun üzerine beynine kızgın çiviler batırıldı.With this, the nerves in his back were cut.
Ortalarına bütün fındık batırılır.Darkness looms around them.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.An immersion injury or immersion scald may indicate child abuse.
Sonunda 4 Mayıs 1945'te mürettebatı tarafından batırıldı.She was scuttled by her crew in May 1945.
Bu gemiler ele geçirildi ya da batırıldı.Some ships were laid up or scrapped.
4 Temmuz'da Yavuz Tuapse limanını bombalayarak bir buharlı gemi ve bir motorlu uskuna batırdı.On 4 July, Yavuz shelled the port of Tuapse, where she sank a steamer and a motor schooner.
Batırılan gemilerden biri hastane gemisi olarak kullanılan bir yolcu gemisidir.Used there as a hospital ship.
Yeni Zelanda limanında Fransız Gizli Servisi tarafından 10 Haziran 1985'te batırılmıştır.She was bombed by French agents in New Zealand 10 July 1985.
Alman zırhlısı Tirpitz'i bir dizi saldırı ile batırmışlardır.The German battleship Tirpitz was commissioned.
(Uzun süredir Yiyor)' 'Ağlayı(p)-batır."Filosofi Menginang (Makan Pinang)".
Aynı zamanda bir ingiliz denizaltı'sının batırılmasından da sorumludur.They appear to have been responsible for at least one submarine sinking.
Batıran demek olabilir.You may trample.
Bu gemilerin çok büyük bir bölümü Akdeniz'de batırılmış ya da hasar verilmiştir.All ships near the island are seriously damaged or destroyed.
U-57 denizaltısında ilk 2 seferinde 6 gemi batırmayı başardı.He led U-57 on two missions during which the boat managed to sink six ships.
Tekne bu kez vurularak batırıldı.This time the boat sustained damage.
"Ben My Chree'nin Batırılışı"."Killed by My Debt".
26 Aralık 1943'te Kraliyet Donanması tarafından gemi batırılmış ve hayatını kaybetmiştir.On 26 March 1943 she was transferred to the Royal Navy.
Bir dişi için rekabet eden erkekler birbirlerini ısırarak ve kısa boynuzlarını batırarak dövüşür.When males compete for a mate, they fight by biting and stabbing with their short antlers.
Kendi gemisi batırılan Amiral Abantus ancak Asya kıyısına yüzerek çıkarak hayatını kurtarabildi.Abantus' ship was sunk and he only managed to save himself by swimming ashore.
Doktor, suya batırılmadan önce James ile akıl yürütmeye çalışıp ona doğru olanı göstermeye çalışır.The Doctor attempts to reason with James before being dunked, escaping from her bonds underwater.
21 Haziran 1919'da gemi kendi mürettebatı tarafından İngilizlere geçmemesi için batırıldı.On 21 June 1919, they were scuttled to prevent their seizure by the Royal Navy.
Ben köşede üç batırdım.I screwed up on corner three.
Umarım batırmam.I hope I don't mess up too much.
Suya batırılmış tek bir iplikçik tamamen kendi kendine kıvrılarak M I T harflerini oluşturuyor.A single strand dipped in water that completely self-folds on its own into the letters M I T.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.I don't mean taking a mouse and sticking it with stuff.
Bir takım deli bilim adamları kolunuza bir iğne batıracak ve dört tüp kan alacaklar.Some mad scientist is going to jab your arm with a needle and take four tubes of blood.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod