batılı ile cümle

batılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.A to je priamy dôsledok stravovania sa Západnou diétou.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.A to je přímým důsledkem západní stravy.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Dat is het directe gevolg van het eten van een westers dieet.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Ed è il diretto risultato della "dieta occidentale".
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Et c'est la conséquence directe d'une régime alimentaire occidental.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Ez az eredménye a nyugati típusú étkezésünknek.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Ja se on seuraus länsimaisesta ruokavaliosta.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.그건 서양 식생활 문화와 직접적 관계가 있습니다.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Si asta ca rezultat direct al alimentatiei vestice.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Sie sind die Folge unserer westlichen Essgewohnheiten.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Và đó chính là kết quả trực tiếp của chế độ ăn phương Tây.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Y eso es el resultado directo de consumir una dieta occidental.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.Και αυτό είναι το άμεσο αποτέλεσμα της δυτικής μας δίαιτας.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.И това е директен резултат от яденето на западната диета.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.И это - результат западного стиля питания.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.וזוהי תוצאה ישירה של הדיאטה המערבית.
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.وهذه هي النتيجة المباشرة من اعتماد النظام الغذائي الغربي
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.呢啲病係西方飲食嘅直接結果
Ve bu Batılı beslenme biçiminin bir doğrudan sonucu.我々が求めている肉、乳製品、糖分高い炭水化物は
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.A víme, že většina z něho dnes patří lidem, jež bychom mohli nazvat "Zápaďany" -
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.Dan kita mengetahui bahwa kebanyakan dari itu saat ini dikuasai oleh masyarakat Barat:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.E sappiamo che la maggior parte è in mano alle persone che potremmo chiamare "occidentali":
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.És tudjuk, hogy ennek a túlnyomó része jelenleg olyan emberek tulajdonában áll, akiket "nyugatiaknak" hívunk.
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.또한 이 부의 상당수가 현재 소위 서양인이라 불리는 웨스터너들이 소유하고 있다는 것을 압니다.
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.Og vi ved at det meste af den er for øjeblikket ejet af folk vi kan kalde vesterlændinge:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.Und wir wissen, dass das Meiste davon derzeit besessen wird von Leuten, die wir als "Westerners" bezeichnen:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.Wiemy też, że większość tych pieniędzy jest w posiadaniu ludzi z tzw. Zachodu:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.І ми знаємо, що його велика частина зараз належить людям, яких ми могли б назвати "представниками заходу":
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.ואנחנו יודעים שרובו כרגע שייך לאנשים שניתן לכנותם מערביים:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.ونعلم أن جُلها مملوك حالياً لأناس قد ندعوهم بالغربيين:
Ve sunu da soyleyebiliriz ki, bu servete, gunumuzde de birileri sahip. bu birilerine Batililar diyebiliriz.その大部分は いわゆる西洋人が所有しています ヨーロッパ 北米 オーストラリア ニュージーランドに住む人は
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Claro, nós, como ocidentais, dizemos:
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Dan tentu saja, sebagai orang Barat, kita berkata, "Yah, itu adalah sebuah kecelakaan.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Desigur, ca occidentali, noi spunem "A fost un accident.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.En natuurlijk zouden wij als westerlingen zeggen, "Nou, het was een ongeluk.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Et bien sûr, nous les occidentaux disons : "Bon, c'était un accident.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.물론 서양사람들인, 우리는 말하길, "글쎄, 그것은 사고였어. 그건 공평하지 않아.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.Természetesen mi, nyugatiak azt mondjuk, "baleset volt, ez így nem fair.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.Ми, люди Заходу, сказали б, що стався нещасний випадок і такі міри несправедливі.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.Мы, люди Запада, сказали бы, что произошел несчастный случай и подобные меры несправедливы.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.וכמובן, בתור בני המערב, אנחנו אומרים, "נו, זו הייתה תאונה. זה לא הוגן.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.وبالطبع، كغربيين، نقول، " حسناً، لقد كان حادثاً. هذا ليس عدلاً.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı. Haksızlık bu.当の父親ではなく、息子じゃないか。」と言うでしょう。
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Länsimaalaisina sanomme, että kyse oli onnettomuudesta.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Naturalmente, da occidentali, pensiamo: "Beh, non è giusto.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Oczywiście ludzie z Zachodu mówią: "To był wypadek.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Und natürlich, als Westler, sagen wir: "Nun, es war ein Unfall.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Vi västerlänningar säger: "Men det var en olycka.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Y por supuesto, como occidentales, decimos: "bueno, fue un accidente.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.Και φυσικά, όπως οι Δυτικοί, λέμε, " Καλά, ήταν ένα ατύχημα.
Ve tabi ki, batılılar olarak biz "Şey, ama bu bir kazaydı.И разбира се, както Западняците, казваме, "Ами, това е било злополука.

İlgili Sayfalar