batılı ile cümle
batılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Bạn có thể sẽ thắc mắc, vì sao tôi lại mặc bộ Âu Phục này?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Devem estar a perguntar-se porque é que estou a usar estas roupas ocidentais.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Forse vi chiederete: 'perché si veste come gli occidentali?'
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Je kan je afvragen waarom ik westerse kleding draag.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.다들 의아하시죠? 제가 입고 있는 이 양복은 뭐냐구 말이죠.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Mohli by ste sa čudovať prečo nosím tieto Západniarske šaty.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Peut-être vous demandez-vous pourquoi je porte ces vêtements occidentaux?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Pytacie, czemu noszę zachodnie ubrania?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Se podrán preguntar, ¿por qué está vistiendo estas ropas occidentales?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Sie werden sich vielleicht wundern: "Warum trägst du diese westliche Kleidung?"
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Vă întrebați atunci de ce port aceste haine occidentale.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Ίσως αναρωτιέστε γιατί φοράω δυτικά ρούχα.
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Вы спросите, почему же ты носишь эту западную одежду?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.Може би се чудите, защо носиш тези западни дрехи?
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.وربما تستغربون، لماذا نرتدي هذه الملابس الغربية؟
Neden bu Batılı giysileri giyiyorsun, diye merak edebilirsiniz.ヒンバはナミビアに住む
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Cô ấy sống ở New York, nhưng cô không cố gắng trở thành một nghệ sỹ Tây phương.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Dia tinggal di New York, namun dia tidak pernah mencoba untuk menjadi seniman Barat.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Ea locuieşte în New York, dar nu încearcă să fie un artist vestic.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Ela mora na cidade de Nova Iorque, mas não tenta ser uma artista ocidental.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Elle vit à New York, mais elle n'essaye pas d"être une artiste occidentale.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.쉬린은 뉴욕에서 살지만 서양 예술가가 되려고 하지 않고
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.New York-ban él, de nem próbál nyugati művész lenni.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Sie lebt in New York City, aber versucht nicht, eine westliche Künstlerin zu sein.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Vive en Nueva York, pero no pretende ser una artista occidental.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Vive nella città di New York, ma non cerca di essere un'artista occidentale.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Ze woont in New York, maar tracht niet een westerse kunstenaar te zijn.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Ζει στη πόλη της Νέας Υόρκης αλλά δεν προσπαθεί να γίνει μια Δυτική καλλιτέχνιδα.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Она живёт в Нью-Йорке, но не стремится быть западным деятелем искусства.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.Тя живее в Ню Йорк, но не се опитва да бъде западен творец.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.היא גרה בניו יורק, אבל לא מנסה להיות אמנית מערבית.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.تعيش في مدينة نيويورك، لكنها لا تحاول أن تكون فنانة غربية.
New York'ta yaşıyor ama o batılı bir sanatçı olmaya çalışmıyor.どちらかと言えばイランの
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.Bohužel si myslím, musím říct, že si myslím, že přístup k Číně je ukázkou omezené západní mentality.
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.불행히도 제 생각에는 중국을 대하는 태도는
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.Na žalost, mislim, da je tako, da je naš odnos do Kitajske, odsev mišljenja nekega malega Zahodnjaka.
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.Niestety, myślę, że stosunek do Chin wypływa z zachodniej mentalności.
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.К сожалению, я вынужден сказать: мне кажется, отношение к Китаю формируется западной ментальностью.
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.На жаль, я думаю, я маю сказати, що я думаю ставлення до Китаю є щось типу маленької західної ментальності.
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.לצערי אני חושב, עלי להודות שאני חושב שהגישה כלפי סין
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.للاسف كما اعتقد وكما يتوجب ان اقول انه الانطباع تجاه الصين
Ne yazık mi bence, bu benim düşüncem, bizim Çin'e bakış açımız o malum Batılı tarafımızı yansıtıyor.私が思っていることを言わないといけませんが 中国に対する態度というものが 少し西洋精神だということなのです
Ona büyük saygı duyar ve adına... Batılı Bilge deriz.Me kunnioitamme häntä, ja kutsumme häntä Lännen Viisaaksi.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Banyak pengarang merasakan tekanan ini, tapi pengarang non-Barat merasakannya lebih dari yang lain.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.De nombreux auteurs sentent cette pression, mais les auteurs non-occidentaux la ressentent plus fortement.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.이로 인해 많은 작가들은 부담을 느껴요. 비서양출신 작가들의 경우엔 그 정도가 더 심하죠.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Mnoho autorů ten tlak cítí, ale nezápadní autoři ho cítí silněji.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Molti autori sentono questa pressione, ma gli autori non occidentali lo sentono maggiormente.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Muchos autores sienten esta presión, pero los no occidentales la sienten aún más.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Muitos autores sentem esta pressão, mas os autores não ocidentais sentem-no de modo mais forte.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Mulţi autori resimt această presiune, dar asupra celor ne-occidentali apasă mai greu.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Rengeteg író érzi ezt a nyomást, de a nem-nyugati írók még ennél is jobban érzik.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Vele auteurs voelen deze druk, maar niet-Westerse auteurs voelen die sterker.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Viele Autoren spüren diesen Druck, aber nicht-westliche Autoren spüren ihn stärker.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Wielu autorów czuje tą presję, a na nie-Zachodnich autorach ciąży ona jeszcze bardziej.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Πολλοί συγγραφείς αισθάνονται αυτήν την πίεση, αλλά οι μη δυτικοί συγγραφείς την αισθάνονται πιο έντονα.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Багато письменників відчувають цей тиск, але найвразливіші до нього незахідні автори.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Много автори усещат този натиск, но незападните автори го усещат по-силно.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Много писателей чувствуют это давление, но не-западные авторы ощущают его сильнее.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.מחברים רבים חשים את הלחץ, אך מחברים שאינם מערביים חשים זאת אף יותר.