Ana içeriğe geç
Sözlük

bastırılmış ile cümle

bastırılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O bastırılmış renkleri sever.She likes subdued colors.
Sen cinsel olarak bastırılmışsın.You're sexually repressed.
O cinsel olarak bastırılmış.He's sexually repressed.
Orijinal roman Jules Verne Derneği (Société Jules Verne) tarafından 1988 yılında bastırılmıştır.The original novel was published by Jules Verne Society (Société Jules Verne) in 1988.
Ayaklanma, sonunda Ursinius tarafından bastırılmıştır.The revolt was eventually subdued by Ursicinus.
Handa'nın taşınmasından beri bastırılmış yaoi çıkarlarıyla mücadele ediyor.She has been struggling with her repressed yaoi interests ever since Handa moved in.
Bununla birlikte, Gobu İsyanı Yi Yongtae tarafından bastırılmış ve Jeon Bongjun Taein'e kaçmıştır.However, the Gobu revolt was suppressed by Yi Yongtae, and Jeon Bongjun fled to Taein.
Esterlerden gelen meyvemsilik bastırılmıştır.Fruitiness from esters are subdued.
Hitler'in gündemini eleştirenler, bastırılmış, korkutulmuş veya öldürülmüştür.Those critical of Hitler and the Nazis were suppressed, intimidated or murdered.
İlk Amerikan versiyonu da 1972 yılında Stein ve Day tarafından New York şehrinde bastırılmıştır.A first American edition was published in 1972 by Stein and Day, New York, NY, USA.
Osmanlı birlikleri tarafından bastırılmıştır.It is suppressed by Ottoman troops.
27 Mayıs'ta halk liderleri vurularak öldürülmüş ve ayaklanma bastırılmıştır.The uprising was suppressed by the Armenian government on May 14 and its leaders were executed.
İlk pullar Londra'da bastırılmıştır.The first leg was played in London.
Araştırdığımda bir de baktım ki ailemizde bastırılmış, saklanmış hiç bilmediğim kimlikler var.And when I looked, I saw repressed identities that were hidden from me in the family.
Havada bastırılmış bir enerji var.There's terrific pent-up energy here.
Konuşma, hızlı ve bastırılmış oldu.The conversation was rapid and subdued.
Düşünebileceğiniz gibi bu aç ve bastırılmış insanları daha da kızdırıyor.But you can imagine, this is going to anger already hungry and already suppressed people even more.
İnsan ruhu sinirlenmiş ve insanın özü aşağılanmış ve bastırılmış duurmda.Human soul has become frustrated and the essence of humankind humiliated and suppressed.
Bu gösteriyor ki içimizdeki sanat dürtüsü yok edilmemiş, sadece bastırılmış.This shows the artistic impulses inside us are suppressed, not gone.
Niçin bu kadar bastırılmış agrasifliğin var?Why do you have all that pent-up aggression?
Bunun bastırılmış olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think this is being extinguished?
Üçüncü durum bastırılmış kıvılcım aralığıdır ve sönümlenen dalgaları üretir.The third case is a quenched spark gap and produces damped oscillations.
Bir çok sanatçı grupları oluşturulmuş ve metin koleksiyonları bastırılmıştı.Many groups of performers were formed, and collections of texts were finally printed.
Handa'nın taşınmasından beri bastırılmış yaoi çıkarlarıyla mücadele ediyor.She has been struggling with her repressed yaoi interests ever since Handa moved in.
İlk başta natürmortları Hollanda'da kullandığı bastırılmış tonları koruyordu.At first his still lifes maintained the subdued tones that he used in the Netherlands.
Bu olayların yaygaraları, büyük ölçüde 1980'lerin sonlarına kadar bastırılmıştır. [1]Reports of these incidents were largely suppressed until the late 1980s.[16]
Açık muhalefet bastırılmış olsa da hükümet eleştirmenleri hâlâ vardı.The government was not without its critics, though open dissent was repressed.
Renkler bastırılmıştır ve aydınlatma yumuşaktır.Diese sind bräunlich gefärbt und hell gefleckt.
Söz konusu banknotlardan 50 kuruşluk olanı Almanya'da, diğerleri ise Birleşik Krallık'ta bastırılmıştır.Die 50-Kuruş-Banknoten wurden in Deutschland und die anderen Banknoten wieder in England gedruckt.
Albümdeki resimler daha sonra kartpostal olarak da bastırılmıştır.Das Foto wurde später auch als Motiv einer Postkarte verwendet.
Diğer ayaklanmalar gibi kısa sürede bastırılmıştır.Der Aufstand wurde wie andere Aufstände durch das Militär gewaltsam niedergeschlagen.
Kısa zamanda bastırılmıştır.Ich habe mich bald gedrückt.
Tamamı İsmet İnönü portreli olarak bastırılmıştır.Er bestritt seinen Lebensunterhalt als Porträtfotograf.
43-46) bastırılmıştır.36-146) abgenommen.
Avarların yardımıyla isyan bastırılmıştır.Avec l’aide des Aborigènes la révolte est écrasée.
Bu isyan merkezi hükümet ordusu tarafından çok şiddetli bir şekilde bastırılmıştır.Cette rébellion est réprimée violemment par l'armée britannique.
İsyan Osmanlı Devleti'ni hayli uğraştırmış ve ayaklanma 1808 yılında bastırılmıştır.L'antisémitisme fait des progrès considérables, et les émeutes sont courantes pendant toute l'année 1898.
Orijinal roman Jules Verne Derneği (Société Jules Verne) tarafından 1988 yılında bastırılmıştır.En 1996, John Hunter fonde la Jules Verne Launcher Company (compagnie du lanceur Jules Verne).
Komün halkı 2 ay boyunca iktidarı kendi eline almış, daha sonra hükümet güçleri tarafından bastırılmıştır.Ils occupent la ville pendant 22 jours, puis l’évacuent devant les forces gouvernementales.
Ayaklanma, sonunda Ursinius tarafından bastırılmıştır.La revuelta fue finalmente sofocada por Ursicino.
Orijinal roman Jules Verne Derneği (Société Jules Verne) tarafından 1988 yılında bastırılmıştır.La versión original de Julio Verne fue publicada por la Société Jules Verne en 1985.
Ayaklanma, daha sonra Roma imparatorları olacak olan Vespasian ve Titus tarafından bastırılmıştır.La revuelta fue derrotada por los emperadores romanos Vespasiano y Tito.
Yan bantlardan biri kısmen bastırılmıştır.Uno de ellos quedó parcialmente calcinado.
Müslüman İsyanı bastırılmıştır.El reformismo musulmán.
İsyan güçlükle bastırılmıştır.La insurrección fue duramente reprimida.
Grev 25 Şubat günü başlamış ve ertesi gün büyük ölçüde bastırılmıştı.Lo sciopero iniziò il 25 febbraio e continuò per tutto il giorno successivo.
Bastırılmış aile gizemleri ve şiddet tehditleri ortaya çıkar.Appare in Una nuova speranza e La minaccia fantasma.
Müslüman İsyanı bastırılmıştır.Мусульманские войска распущены.
Erişim tarihi: 6 Temmuz 2009. ^ "Sizinki bastırılmış cinsellik Sizinki de bastırılmış dinsellik azizim!!!".Мир!!!», сценарий которого в 1959 году одобрил худсовет.
Töles boylarının ayaklanmaları bastırılmıştır.Агония мятежей затянулась.
Almanya'nın çöküşü, II. Dünya Savaşı boyunca bastırılmış düşmanlıkları tekrar su yüzüne çıkardı.Слухи об изготовлении в Германии мыла из трупов людей вновь появились с началом Второй мировой войны.
Grev 25 Şubat günü başlamış ve ertesi gün büyük ölçüde bastırılmıştı.بدأ الإضراب يوم 25 فبراير، وانخفض إلى حد كبير في اليوم التالي.
1933'te kentin yönetimi yerel Nazi Partisi'ne geçmiş ve bu problem demokratik muhalefetle bastırılmıştır.في عام 1933، سيطر الحزب النازي المحلي على حكومة المدينة وقمع المعارضة الديمقراطية.
Ardından isyan bastırılmıştır.ثم اندلعت حركة تمرد.
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.ونتيجة لتلك الحماية، تجنب أهل المدينة عائلة ترسكوت.
1933'te kentin yönetimi yerel Nazi Partisi'ne geçmiş ve bu problem demokratik muhalefetle bastırılmıştır.Em 1933, o governo da cidade foi tomado pelo Partido Nazista local, que suprimiu a oposição democrática.
Kısa zamanda bastırılmıştır.Acaba precocemente eliminado.
Ardından isyan bastırılmıştır.Posteriormente, a revolta foi esmagada.
Renkler bastırılmıştır ve aydınlatma yumuşaktır.A coloração é viva e a iluminação potente.
Bu dönemden sonra artık Sovyetler Geçici Hükümet karşısında bastırılmış durumdaydı.Nos dias que se seguiram, a oposição continuou em retirada frente ao avanço implacavel das forças do governo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod