Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Faire pousser sa propre nourriture, c'est comme imprimer vos propres billets.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Je eigen voedsel telen is als het drukken van je eigen geld.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.스스로의 먹거리를 키우는 것은 스스로 돈을 찍어내는 것과 같죠.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Menanam makanan sendiri itu bagaikan mencetak uang kita sendiri.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Pestovanie vlastného jedla je ako tlačenie vlastných peňazí.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Pěstování vlastního jídla je jako tištění vlastních peněz.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Producându-ți singur mâncarea e ca și cum ți-ai tipări proprii bani.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Sein eigenes Essen anzubauen ist wie sein eigenes Geld zu drucken.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.To jak drukowanie własnych pieniędzy.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Trồng thực phẩm cho mình cũng giống tự in tiền vậy.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Το να καλλιεργείς την τροφή σου είναι σαν να τυπώνεις τα δικά σου λεφτά.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Выращивать себе еду — это как печатать себе деньги.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Да си отглеждаш сам храната е като да принтираш собствени пари.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.بزرع طعامك بنفسك كأنه طباعة مالك بنفسك.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.(拍手)
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.自己種嘢食就好似自己印銀紙咁
Onlar çılgınca para basmaya devam ettiler ve enflasyon, burada gördüğünüz enflasyon değil,Toto není míra inflace, to je vztah ke zlaté marce.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Chúng tôi đã tấn công các ngôi làng, đánh cắp gà, dê và cừu.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık. Herşeyi yiyebilirdik.Costumávamos assaltar aldeias, roubar galinhas, cabras e ovelhas, tudo que pudéssemos comer.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık. Herşeyi yiyebilirdik.Ooit plunderden we dorpen, stalen kippen, geiten, schapen, alles wat eetbaar was.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık. Herşeyi yiyebilirdik.Мы совершали набеги на деревни, воровали кур, коз, овец, всё, что можно было есть.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Invadevamo villaggi, rubando galline, capre e pecore.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.우리는 마을을 약탈하곤 했다 닭, 염소, 양 등등..
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.On pillait les villages, volait des poules, des chèvres et des moutons.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Prăduiam sate, furam găini, capre şi oi.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Robiliśmy naloty na wioski, kradnąc kury, kozy i owce.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Solíamos asaltar aldeas, robando gallinas, cabras y ovejas.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Нахълтвахме в села, крадяхме пилета, кози и овце.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.נהגנו לפשוט על כפרים, לגנוב תרנגולות, עזים וכבשים,
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.كنّا معتادين على مداهمة القرى، نسرق الدجاج، الأغنام والخراف.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.家畜や食べられそうな物を 根こそぎ奪い取った
-Ve? -Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Cei de la Times nu o publică.
-Ve? -Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Και; - Ο γνωστός του Βέρνον λέει πως δεν την βγάζουν.
-Ve? -Hikayeyi basmayacaklarını söyledi>なんでだい? >真実とは信じがたいって。
Weimar hükümeti savaş tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle, çılgınca para basmaya başladı.To je to čím by Výmarská vláda argumentovala, že bylo hlavní příčinou. Ale tiskli peníze jako šílení.
Weimar hükümeti savaş tazminatı ödemesi gerektiği gerekçesiyle, çılgınca para basmaya başladı.Але вони друкували гроші як божевільні.