Ana içeriğe geç
Sözlük

basmaya ile cümle

basmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eve tekrar asla ayak basmayacağım.I'll never set foot in this house again.
Tom kornaya basmaya devam etti.Tom continued to honk the horn.
Beni sıcak basmaya başladı.I'm getting hot.
Her şeyden önce ayakları yere basmayan kızın yanına gidelim.First things first, let's go to the girl with her head in the clouds.
M.Ö. 200'ye doğru önemli ticaret merkezleri kendi paralarını basmaya başlamıştı.Towards 200 BC, important trade centers started minting their own coins.
Prusya'nın çabuk zaferi sonrası, 1871'de tartışmalarda Kleindeutsche Lösung ağır basmaya başladı.After Prussia's speedy victory, the debate was settled in favor of the Kleindeutsche Lösung in 1871.
Daha fazla para basmaya veya daha az para basmaya karar vermek.Either deciding to print more of it, or deciding to print less (printing money).
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.They're round.
Butonlara basmaya devam edelim. -You press more. It's not one of those, press more.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Growing your own food is like printing your own money.
Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.So they start printing some money.
FED para basmaya başlıyor, bununla hedeflediği 2 şey var:So the Federal Reserve here starts printing money.
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Vernon's guy says they're not running it.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık. Herşeyi yiyebilirdik.We used to raid villages, stealing chickens, goats and sheeps, anything we could eat.
Fakat benim inancım, Galati'yi sel basmayacağı şeklindedir." dedi.But my conviction is Galati won't be flooded", he said after inspecting the finished dam.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.The crow, shamefaced and flustered swore, Too late, however: "Nevermore!"[6]
Birkaç şaka yapıldıktan sonra yine de düğmeye basmaya karar verdiler.[1]After making a few jokes, they decided to press the button anyway.[54]
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.Sie enden lang spitz auslaufend, nicht zungenförmig abgerundet.
Bu tuzağa basmayan bir oyuncu ise düşmeden devam edip farklı bir bölgeye ulaşabilecek.En abandonnant un leurre, l'Orgueil a l'occasion de sauter jusqu'à une autre station.
Prusya'nın çabuk zaferi sonrası, 1871'de tartışmalarda Kleindeutsche Lösung ağır basmaya başladı.Tras la rápida victoria de Prusia, el debate se decidió a favor de la Kleindeutsche Lösung en 1871.
1861'de İtalyanların birleşme çabalarını destekleyen L' Indipendente isimli gazeteyi kurdu ve basmaya başladı.En 1861 fundó y publicó el periódico L'Indipendente, que apoyaba el esfuerzo de unificación de Italia.
2004: DC, Identity Crisis sınırlı serisini basmaya başladı.1992 – Svájc azonos beleegyezési korhatárt vezet be.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.だがノリが軽く、自尊心もないので簡単に憑依を許してしまう。
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.正好长驱,不须反顾,寻取中流誓。
Basma gerilmesi, malzemenin basmaya karşı gösterdiği dirençtir.單調的工作服表示抗拒物質主義。
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.불신(佛身)과 대좌(臺座)가 전하고 광배(光背)는 없어졌다.
1919 yılında Azerbaycan bağımsız bir ülke olarak ilk defa kendi posta pullarını basmaya başladı.Crna Gora prvi put nakon 1913. izdaje samostalno poštansku marku.
Aklınızca Sadaret'i mi basmaya geldiniz?Ar tu matei kada žydint kaštoną?
Almanya savaştaki durumun kötü gitmesine rağmen pulları basmaya devam ediyordu.Po karo prastėjant situacijai Vokietijoje, jos markė pradėjo smarkiai nuvertėti.
Floransave Cenevizliler 1252'de altın sikkeler basmaya başladı.Svaro monetizacija pirmą kartą įvyko Florencijoje, kur 1252 m. pradėtas kaldinti auksinis florinas.
Birisi bana yardım etti. Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.A háború gyermeke, egy gyermek anya nélkül, még mindig harcol a történetben.
Birisi bana yardım etti. Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık.Er tröstete mich, wir überfielen Dörfer, stahlen Hühner, Ziegen und Schafe.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.C'est ça leur forme. Pas comme ça, quand on essaye de jouer l'accord à plat.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.Dat is de vorm ervan. Het is niet zo, dat je probeert het akkoord te spelen met platte vingers. Ze zijn rond.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.Esa es la forma. Así planos no se puede sacar el acorde. Curvados.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.Nie taki. Nie chcemy, żeby akordy były płaskie. Mają być zaokrąglone.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.So ist es richtig. Es sieht nicht so aus. Versuchen nicht, die Akkorde mit flachen Fingern zu greifen.
Bu onların doğal şeklidir akorlara basmaya çalıştığımızda, hepsi bu şekilde dümdüz değildir.Совсем не так, когда они лежат на струнах плоско. Он скруглены (согнуты).
Butonlara basmaya devam edelim. -Presionar más. No es uno de esos, presione más.
Butonlara basmaya devam edelim. -Tady také ne, stiskněte "více".
Butonlara basmaya devam edelim. -Натискаме "други." Няма я тук, "други,"...
Butonlara basmaya devam edelim. -לוחצים עוד. זה לא אף אחד מאלה, לוחצים עוד.
Çin Merkez Bankası, Yuan'ın değerini düşürebilmek için para basmaya karar veriyor. .Chiński Bank Centralny, który jest częścią rządu, mógłby powiedzieć, hej, dodrukujmy pieniądze.
Daha fazla para basmaya veya daha az para basmaya karar vermek.Jde o rozhodnutí, zda natisknout peněz více nebo méně.
Daha fazla para basmaya veya daha az para basmaya karar vermek.それは、アメリカ合衆国および他の大きい国では
Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.Začnou tisknout nějaké peníze.
FED, ekonomiyi canlandırmak istiyor olsun. Ekonomiyi canlandırmak için para basmaya başlıyorlar.Так що ФРС також хоче стимулювати економіку.
FED para basmaya başlıyor, bununla hedeflediği 2 şey var:Federální rezervní začne tisknout peníze. A chtějí udělat dvě věci.
FED para basmaya başlıyor, bununla hedeflediği 2 şey var:Так Федеральна резервна система починає друкувати гроші.
FED para basmaya başlıyor, bununla hedeflediği 2 şey var:本質的には、銀行システムにこのお金を注入し、
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- El empleado de Vernon dijo que no la publicarán. - ¿Por qué no?
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Il tipo dice che non la pubblicheranno.
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi -Neden?- Вайрон сообщил, что в прессу это пока не пойдёт.
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Vernonův kontakt říká, ľe to nevydají.
-Hikayeyi basmayacaklarını söyledi- Znajomy Vernona mówi, że tego nie opublikują.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.A saját élelmedet növeszteni olyan, mint pénzt nyomtatni.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Att odla sin egen mat är som att trycka sina egna pengar.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Coltivare il proprio cibo è come stampare il proprio denaro.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Cultivar a nossa própria comida é como emitir o nosso próprio dinheiro.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Cultivar tu propio alimento es como imprimir tu propio dinero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
basmaya ile cümle - basmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App