Ana içeriğe geç
Sözlük

basları ile cümle

basları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2009'un sonlarından 2010'nun başlarında kadar adı müzisyen John Mayer'le anıldı.Hun blev kædet sammen med John Mayer fra slutningen af 2009 til starten af 2010.
Elektrik enerjisi üretimi amaçlı santrallar 20. yüzyılın başlarından itibaren kurulmaya başlanmıştır.Elektriske tørretumblere blev opfundet i starten af 1900-tallet.
Grup 1960'ların sonları ve 1970'lerin başlarında İngiltere'de ünlü olmuştur.Gruppen blev et stort hit i starten af 1970'erne i såvel USA som i Storbritannien.
Söderhamn, 17. yüzyıl başlarında kuruldu.Søholt blev først grundlagt i 1700-tallet.
19. yüzyılın başlarında şehir 200 kadar ev ve bir küçük kiliseden oluşuyordu.Distriktet bestod i begyndelsen og midten af 1900 årene af nogle få huse omkring en skole og en købmand.
Sarıbıçaklar 1960 ların başlarına kadar bu bölgede ikamet ediyorlardı.Resterne af denne skanse blev overpløjet i 1960’erne.
Sovyet saldırısı Mart ayının başlarında başladı.Det sovjetiske angreb blev i slutningen af januar fulgt op af 1.
Bu platform 1990'ların sonlarına kadar kullanıldı, ancak yıkıldığı 2012 yılının başlarına kadar kaldı.Det første stykke indtil jernbanen er fra 1990'erne, hvorimod det sidste stykke først blev indviet i 2012.
Nisan sonu Mayıs başlarında 2-3 tane yumurta yaparlar ve dişiler 3 hafta boyunca kuluçkaya yatar.I slutningen af april, begyndelsen af maj lægges 2-3 æg, der udruges af hunnen i løbet af 37 dage.
2001 yılının başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım altına alındı.Fra 1921 var Lenin generet af søvnløshed og anfald af hovedpine og kvalme.
Nisan 2014'ün başlarında iki kardeş bağımsız federasyonlarda tekrar bir araya geldi.1. april 1998 blev de to grevskaber selvstændige igen.
Özellikle,orta çağın başlarında.Især på denne årstid.
1942'nin sonları 1943'ün başlarında kamp günlük 1300 kurbanlık gazla zehirleme kapasitesine ulaşmıştır.Ved årsskiftet 1942/1943 kom lejren op på en kapacitet på ca. 1.300 mord pr. dag.
Artık hayatlarına tek başlarına devam ederler.Hun har bare taget livet i sine egne hænder.
Grup 1990'lı yılların başlarında başarı kazanmıştır.Gruppen havde sin storhedstid i begyndelsen af 1990'erne.
19. yüzyılın başlarında dünya dış ticaretinin %40'ı Liverpool limanından geçmekteydi.På begynnelsen av det 19. århundre gikk omkring 40 % av verdens handel over havnen i Liverpool.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.De ville sjelden slå til på egenhånd.
1990 yılı başlarında su sistemi yeniden tamir edilmiş, şimdi ise her evde su akmaktadır.Tidlig på 1990-tallet ble vannsystemet ombygget, og i dag har alle husholdningene innlagt vann.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.Den store hungersnøden i 1315-1317 var den første i serien av store kriser som rammet Europa på 1300-tallet.
Avery daha sonra 2010 yılının başlarında, grup yeni eserler üzerinde çalışmaya başlayınca gruptan ayrılmıştır.Avery forlot gruppa på nytt i starten av 2010, når gruppa skulle lage nytt materiale.
Başlarında Angmarlı Cadı Kral vardır.Der vant Eärnur Heksekongens hat.
Dönemin başlarında güç temel olarak Parlamento ve Devlet konseyindeydi.Makten til Samveldet i begynnelsen hvilte hovedsakelig i parlamentet og den engelske statsrådet.
1990’ların başlarında Hubble Uzay Teleskobu daha ileri düzeyde gözlemlerde bulunulmasını sağladı.Fra 1990 har Hubble-teleskopet gitt forbedrede observasjoner.
1094 yılının başlarında Pentegostis'te Aleksios'un çadırının muhafızlığını yapmıştır.Han fikk ansvaret for å vokte Alexios telt ved Pentegostis tidlig i 1094.
Kız evinde "Kız başılar" seçilir; kız başları, gelinin arkadaşlarından oluşur.Hun føler seg hjemme, har fått venner og er til og med blitt valgt som leder av Mørkets Døtre.
1920'lerin başlarında Opel seri araba üretim çizgisinde kendi araçlarını üreten ilk Alman otomobil markasıdır.Tidlig i 1920-årene begynte Opel, som første tyske bilprodusent, å produsere sine biler på samlebånd.
Modern bilimsel dönemin başlarında Güneş enerjisinin kaynağı hâlâ bir bilmeceydi.I de tidlige årene av den moderne vitenskapelige æraen var kilden til solens energi et betydelig puslespill.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.Innen tidlig på 1800-tallet hadde tyske veier forfalt til en veldig dårlig grad.
Gibson Les Paul, 1950'lerin başlarında üretilmeye başlanmış bir solid gövde elektro gitar modelidir.Gibson Les Paul er en elektrisk gitarmodell, først utgitt av Gibson Guitar Corporation på tidlig 50-tall.
Armagh bölgesi 20.yüzyılın başlarında Batı Avrupa 'daki en militarize olmuş bölgelerinden biriydi.Den sørlige delen av Armagh har siden 1970-årene vært et av de mest militariserte områder i Vest-Europa.
Yıllar geçtikçe, başlarına gelenler hakkında söylenceler yayıldı.Etter så mange år: Hva er kommet frem etter forhørene?
Başları kesildi, bir sırığa takıldı ve atlılar tarafından Roma'ya taşındı.De hogde hodene av de døde og satte dem på staker og fraktet dem til Roma med menn fra kavaleriet.
Garret’in ataları 17. yüzyılın başlarından beri Doğu Suffolk’ta demir işçileri olarak çalışmaktaydılar.Garrett forfedrene hadde vært børsemakere og smedene i East Suffolk siden det tidlige syttende århundre.
2013'ün başlarında kanal Bulgaristan'da yayına başladı.I 2006 ble kanalen startet i Bulgaria.
Bu kayıpların büyük bölümü Ekim ayı başlarından itibaren uğranılan kayıplardı.Er dette den linjen de selv har trukket med aggresjon siden begynnelsen av september?
Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu.På slutten av 1800-tallet brukes elektrisitet først og fremst til belysning.
Macarlar 10ncu yüzyıl başlarında bölgeyi ele geçirdiler.Magyarene befolket området i begynnelsen av det 10. århundre.
Oymak Beyi'nin ölümüne üzülen halk yas için başlarına kara bez (bağ) bağlarlar.De rettferdige skal få ta del i den kommende verden – gjennom en oppstandelse fra de døde.
İlkbahar ve yaz başlarında az yağış varken genellikle maksimum yağış yaz sonunda düşmektedir.På våren og i begynnelsen av sommeren er det vanligvis mest vann.
Yeni aracı Ford Focus olarak adlandırma kararı 1998 başlarında alınmıştır.Produksjonen ble stoppet i 1998 da Ford Focus ble lansert.
El yazısında sözcük başlarındaki büyük L harfinde genellikle bir değişiklik olmaz.Bokstaven H i begynnelsen av et ord uttales som regel ikke.
Grup 1990'lı yılların başlarında başarı kazanmıştır.Gruppen hadde stor suksess på slutten av 1990-tallet.
20. yüzyılın başlarında,kent dünyanın en tehlikeli liman kentlerinden biri olarak ünlenmişti.I begynnelsen av det tjuende århundret mistet byen sin posisjon som den viktigste havnebyen i elven.
ASlbümün kayıtları 1992 yılının başlarında başlamıştır ve aynı yılın yaz aylarında sona ermiştir.Undersøkelsene startet sensommeren samme år og ble avsluttet i 1992.
20. yüzyıl başlarında Avrupa "Belle Epoque" yaşamının küçük bir örneği adalarda da gözlenecekti.På slutten av 1800-tallet begynte en epoke kjent som la Belle Époque.
Nisan 2014'ün başlarında iki kardeş bağımsız federasyonlarda tekrar bir araya geldi.Den 1. januar 2014 slo de to organisasjonene seg sammen til Kommunufelagið.
Bunun bir örneği, Yom Kippur Savaşı'nın başlarında görülebilir.Dette ble til den såkalte Jom kippur-krigen.
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.Godstrafikken har falt dramatisk som følge av borgerkrigen på midten av 1990-tallet.
Bu nedenle kendilerine başlarında kurt bulunan anlamına gelen Başkurt denmiştir.Det ble fortalt at de kastet steiner på menneskene siden de egret seg over dens fromhet.
1978 yılının başlarında, First Division ekiplerinden West Bromwich Albion ile anlaştı.Rykket opp med West Bromwich Albion til 1. divisjon i 1993.
1930'lu yılların başlarında pek çok anti-mastürbasyon cihazının resmi olarak patenti alınmıştır.På midten av 1930-tallet begynte mange av de gamle Hart-maskinene å bli utrangerte.
Ancak ebeveyn izni alan 12 yaş ve üstü kız çocuklarının başlarını örtmesine izin verilmişti.Deretter ble det oppdaget at familiens 12-årige adoptivdatter hadde fått pudder på fingrene.
Dedelerimiz ve diğer erkekler de başlarına kırmızı fes giyerlermiş.Sosialister og kommunister har også båret røde armbind.
Hiçbir hikâye başlarına neler geldiğini anlatmamaktadır.Ingen av vennene hans vil fortelle ham hva som har skjedd.
1990'ların başlarında Kafkasya Seyahat ajansında bir dağ rehberi olarak çalıştı.På 1990-tallet jobbet Fjelstad som guide/reiseleder for Bennett Reisebureau.
7. yy. başlarında Angluslar tarafından yerleşilen bir küçük çiftlik köyü olmuştur.Sjundeå var tidligere en utpreget landbrukskommune med svensktalende befolkning.
Genelde tek başlarına bulunmazlar.Dere vil aldri være alene. ...
19. yüzyılın başlarında şehir dışında kurulan yeni mezarlıklar şehir içindeki mezarlıkların yerine geçmiştir.Gravlunden ble opprettet på midten av det 19. århundre for å erstattet eldre gravlunder inne i byen.
Doğu Asya'da ortaya çıkmış, Almanya'ya 19.yüzyılın başlarında Rusya üzerinden ulaşmıştır.Tradisjonen kom til Russland fra Japan på slutten av 1800-tallet.
9 2. yüzyılın başlarında Kral veya Kraliçe Bar.Ridder og dronning fra 1300-tallet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod