19. yüzyıl başlarında çok az sayıdaki Oset ve İnguş, Vladikavkaz’a yerleşmeye başladı.No início do século XIX, grandes números de escoceses e ingleses instalaram-se em New Brunswick.
Zaten 2005 senesinde sonra da millî takıma tâ 2008 yılının başlarına kadar çağrılmadı.Até 2005, não existia distinção entre os serviços de longo curso e os regionais.
1990'ların başlarında Kafkasya Seyahat ajansında bir dağ rehberi olarak çalıştı.Inicialmente, nos anos 50, construia uma carroceria de madeira por mês.
Merkez, 2009 yılının başlarında 40 milyon dolarlık bir maliyetle genişletilmiştir.Cerca de $40 milhões seriam pagos no primeiro ano.
2012 yılı başlarında güvenlik güçlerine yönelik bombalama olayları başladı.No final do ano 2012, uma nova onda de ataques contra a polícia começou.
Fakat Şubat 2013'ün başlarında dizinin finalinin 13 Şubat 2013'te yayınlanacağı açıklanmıştır.No início de janeiro de 2010, foi anunciado que a série estrearia em 13 de fevereiro de 2010.
Ziyaretçiler kendi başlarına ya da rehber eşliğinde tur yapabilirler.Os visitantes podem flutuar por si mesmos ou em boias.
Reso'nun, Ocak 2009'un başlarında TNA ile olan kontratı sona erdi ve profili TNA'in sitesinden kaldırıldı.Kim deixaria a TNA em meados de agosto de 2008, após os termos de seu contrato expirarem.
Şarkının video klibi eylül ayı başlarında Los Angeles'ta çekilmiştir.O videoclipe da canção foi gravado em Los Angeles no final de setembro de 2010.
Sonuçta FAAD sözleşmesi Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra 1990'ların başlarında iptal edildi.Tal modelo de negócios, teve impulso em especial a partir da década de 1990, após o fim da Guerra Fria.
20. yüzyılın başlarında Cizan önemli bir inci avcılığı merkeziydi.O sal era, até o início do século XX, um importante conservante alimentar.
Meiji döneminin başlarında vilayet Rikuō, Rikuchū, Rikuzen, Iwaki ve Iwashiro vilayetlerine ayrıldı.No Período Meiji, quatro províncias foram criadas a partir de Mutsu: Rikuchū, Rikuzen, Iwaki e Iwashiro.
DNA nanoteknoloji kavramı 1980'li yılların başlarında Nadrian Seeman tarafından icat edilmiştir.É conhecido por ter desenvolvido a nanotecnologia do DNA no início da década de 1980.
Annatar Sauronun birinci çağın başlarında Elflerce tanınan ismidir.Anastasia foi o nome falado desde o início.
Converse, 20. yüzyılın başlarında kurulan bir Amerikan ayakkabı üreticisidir.Converse is een Amerikaans schoenenfabrikant die sinds het begin van de 20e eeuw schoenen produceert.
Pek çoğu Ekim başlarına kadar kabul etmedi.”En dat begint voor de meesten pas in juni."
II. Dünya Savaşının başlarında Kaga, Kaptan Okada Jisaku tarafından komuta edildi.Bij aanvang van de Tweede Wereldoorlog stond de Kaga onder bevel van kapitein-ter-zee Jisaku Okada.
Garret’in ataları 17. yüzyılın başlarından beri Doğu Suffolk’ta demir işçileri olarak çalışmaktaydılar.Garrett's voorouders waren ijzerwerkers in Suffolk sinds de vroege zeventiende eeuw.
2013'ün başlarında yeni bir senaryo yazması için Jeff Nathanson tutuldu.In het begin van 2013 werd Jeff Nathanson ingehuurd om een nieuw script te schrijven.
Rauma şehri, Eski Rauma'nın dışında yalnızca 19. yüzyılın başlarında genişledi.De stad Rauma breidde zich pas in de 19e eeuw uit buiten het historische centrum.
İki adam bir adada tek başlarına olsunlar.De twee worden achtergelaten op een eiland.
6. Hint Tümeni 1915'in başlarında Irak'a gönderildi.De 6e Divisie werd begin 1940 naar Palestina gestuurd.
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Bij veel klokken wordt er bovendien een keer geslagen op de halve uren.
Norveç kralı III. Harald Eylül ayı başlarında İngiltere'nin kuzeyini işgal eder.Koning Harald III van Noorwegen viel Noord-Engeland in begin september binnen.
19. yüzyılın başlarında dünya dış ticaretinin %40'ı Liverpool limanından geçmekteydi.Tegen de negentiende eeuw passeerde ruim 40 procent van de wereldhandel de Liverpoolse haven.
20. yüzyılın başlarından itibaren 'müzikal tiyatro' kısaca müzikal olarak anılmıştır.Sinds het begin van de 20e eeuw worden musical-theaterstukken kortweg 'musicals' genoemd.
Bring Me The Horizon 2. stüdyo albümünü 2008’in başlarında yazıp kaydetmeye başlamıştır.Bring Me the Horizon heeft in het begin van 2008 een tweede studioalbum geschreven, en opgenomen.
2008'in başlarında, Efron Me and Orson Welles filminde baş rolü oynadı.In februari 2008 begonnen de opnames voor de film Me and Orson Welles.
Bu kanıtlar, domuzun evcilleştirilme sürecinin başlarında olunduğunu göstermektedir.Dit is het begin van de actie Varkens in nood.
ABD'ye ilk büyük Ermeni göçleri, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ve yirminci yüzyıl başlarında meydana geldi.De eerste grote golf Armeniërs kwam in de late 19e en vroege 20e eeuw naar de VS.
Filippo Brunelleschi 1428 yılının başlarında yeni bir yapının dizaynına başladı.Filippo Brunelleschi kreeg in 1434 van een commissie de bouwopdracht.
1970'lerin başlarında petrol ve diğer endüstrileri millileştirdi.In de vroege jaren zeventig nationaliseerde Hoessein olie en andere industrieën.
Oluşan dağlar Tersiyer sonlarında ve Kuaterner başlarında yeniden yükselmiştir.Er werden 'siervijvers' gegraven en heuvels opgeworpen.
"Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi."Wie zij werkelijk zijn, weten zij niet.
Oyundaki yeni ve eski karakterlerin başlarına gelenler oynanır.In de reeks komen zowel oude als nieuwe personages voor.
Başlarına tas, tasların üstüne tülbent takarlardı.Zij droegen hun onderscheiding aan een lint om de hals.
Yarımada 19. yüzyılın başlarında, kaçak köleler için bir sığınaktı.Het schiereiland was berucht in het begin van de 19e eeuw als een toevluchtsoord voor gevluchte slaven.
Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.Ze leveren zelf geen punten op.
2005 yılının başlarında Kru, Michael Shane ve Kazarian, Team Canada ve The Naturals ile söz aldı.In begin 2005 feuded ("ruziede") de 3Live Kru met Michael Shane en Kazarian, Team Canada en The Naturals.
Anya, dördüncü sezonun başlarında, Xander'a hâlâ sırılsıklam aşık bir şekilde Sunnydale'e geri döner.Bij het begin van het regenseizoen wordt Tom toch verliefd op Fern.
Slesarenko 2006'nın başlarında Dünya Salon Şampiyonası'nı 2,02 metreyle kazandı.Begin 2006 werd ze echter weer wereldindoorkampioene met 2,02.
90'lı yılların başlarında Türkiye'ye geri döndü.Eind negentig ging hij weer retour naar Ierland.
Yunanca temel metnin 2. yüzyılın sonları yahut 3. yüzyılın başlarında yazıldığı tahmin edilmektedir.De oorspronkelijke Griekse tekst moet aan het eind van de derde eeuw of begin vierde eeuw zijn geschreven.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.In noordelijk Europa begon de ijzertijd pas rond 800 v.Chr.
Albüm kısa sürede Amerikan listelerinin başlarına yükseldi.Dit album steeg al snel naar de top van de Amerikaanse hitlijsten.
10. yüzyılın başlarında bölge Macaristan Krallığı'nın bir parçası haline geldi.In de 10e eeuw werd de regio onderdeel van het Hongaarse koninkrijk.
Turnuva Kasım başlarında Belfast şehri Waterfront Hall de hali hazırda yapılıyor.Dit toernooi vindt plaats in 'The Waterfront Hall' in Belfast.
2010 yılının başlarında oğulları Harry doğdu.Begin 2010 werd hun dochter geboren.
1999 yılının başlarında Perry Saturn ile rekabete başladı.In het voorjaar van 1999 begon Jericho een vete met Perry Saturn.
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur.De dag na de bruiloft van Bill en Fleur zullen ze vertrekken.
1189 yılı başlarında Üçüncü Haçlı seferi Papa tarafından başlatılmıştı.In 1189 begon de Derde Kruistocht.
Çıkış albümünün ise 2011 başlarında yayınlanması beklenmektedir.Het album had naar planning aan het begin van 2013 uit moeten komen.
Yolculukta başlarına bazı olaylar gelir.Tijdens de reis ontstaan er moeilijkheden.
Her birinin gövdeden çıkan ışınsal çiçek başları bulunur.Ieder met een krans van bloemen om het hoofd.
En uzun tüyler omuz başlarında bulunur.De lange neusbeenderen lopen achteraan over in de kortere voorhoofdsbeenderen.
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.Kuipers krijgt zijn zin, maar krijgt te maken met veel tegenslagen.
1869 başlarında vefat etti.Hij stierf eind 1869.
İlk olarak Fender tarafından 1950'li yılların başlarında Fender Precision Bass modeliyle üretilmiştir.In 1951 bracht Fender de Fender Precision Bass uit.
Kızı ve oğlununda başları belaya girmiştir.Zijn vrouw en kind zijn ongedeerd.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.Het wereldwijde gebruik van SMTP begon in de vroege jaren tachtig.