bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
LeBron James tüm zamanların en büyük basketbol oyuncularından biridir.LeBron James is one of the greatest basketball players of all time.
Bana başka seçenek bırakmadın.You've left me no other choice.
O da başka herkes gibi hatalar yapar.He makes mistakes like everyone else.
Başka her şey nasıl?How's everything else?
Başka ne yapabilirim?What else could I do?
Devlet Başkanı burada resmi bir ziyarette.The Head of State is here on an official visit.
Orada başka ne yaptın?What else did you do there?
Ethel tamamen başka bir şey hakkında düşünüyordu.Ethel was thinking about something else entirely.
Senin için en iyiden başka bir şey dilemiyorum.I wish nothing but the best for you.
Tom başka bir liseye gidiyor.Tom goes to a different high school.
Sana yapmalarını istediğin gibi başkalarına da yap.Do unto others as you would like them to do unto you.
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.Nothing is certain but death and taxes.
Birinin kaybı bir başkasının kazancıdır.One man's loss is another man's gain.
Sen kaybedersen başkası kazanır.One man's loss is another man's gain.
Başka bir avukat bulmalısın.You need to get another lawyer.
Ana yoldan ayrıldıklarından beri, başka bir arabayla karşılaşmadılar.Since they left the national highway, they hadn't come across another car.
Başka ne görüyorsun?What else do you see?
Başka ne yapmayı planlıyorsun?What else do you plan to do?
Başka bir yere gidemedin mi?Couldn't you go someplace else?
Kadınlar üzerinde zayıflamak için çok baskı var.There is a lot of pressure on women to be thin.
Civarda başka kimseyi fark ettin mi?Did you notice anyone else around?
Başka bir şansın olmayabilir.You might not get another chance.
Tom'dan başka hiç kimse yok.No one is there but Tom.
Tom'dan başka orada kimse var mıydı?Was there anybody else besides Tom?
Tom'un dışında başka biri var mıydı?Was there anybody else besides Tom?
Tom hakkında başka ne biliyorsun?What else do you know about Tom?
Bunun başka bir rengine sahip misiniz?Do you have this in another color?
Başka ne biliyorsun?What else do you know?
Başka ne buldun?What else have you figured out?
Orada başka kim var?Who else is in there?
O listede başka kim var?Who else is on that list?
Başka birine mi sormalıyım?Should I ask someone else?
Onlar burada başka bir yerde bulamadığın şeyleri satar.They sell things here that you can't find anywhere else.
Onlar burada başka bir yerde alamayacağın şeyleri satar.They sell things here that you can't get anywhere else.
Bunu başka kim yapabilirdi?Who else could've done it?
Neden başka birinin bunu yapamadığını bilmiyorum.I don't know why someone else can't do this.
Başka bir şey hatırlıyor musun?Do you remember anything else?
Başka bir şey hatırlıyor musunuz?Do you remember anything else?
Tom'u gördüm. Başka bir kadınla beraberdi.I saw Tom. He was with another woman.
Odada Tom'dan başka hiç kimseyi görmedim.I didn't see anyone in the room but Tom.
Senin için başka ne yapabilirim?What else can I do for you?
Sana yardım etmek için başka birini bulmalısın.You should find somebody else to help you.
Tom başka kimle birlikte çalışır?Who else does Tom work with?
Kısa bir süre için başka bir yere gitmem gerekiyor.I need to go somewhere else for a little while.
Başka bir yol olabilir.There may be another way.
Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.Tom enjoys watching basketball games on TV.
Hâlâ ilgilenmemiz gereken başka iş var.There's still other business to attend to.
Başka zaman bana tekrar sor.Ask me again another time.
Bana başka bir zaman tekrar sor.Ask me again some other time.
Bunu yapmanın başka bir yolu var mı?Is there another way to do this?
Bunun dışında başka bir yol yok mu?Isn't there another way out of this?
Tom başkalarına aldırış etmeden kendi işiyle uğraşıyor.Tom is off doing his own thing.
Başka hangi açıklama var?What other explanation is there?
Başka ne var?What else is there?
Bizim takımda başka kim var?Who else do we have on our team?
Başka ne söyleyebilirsin?What else can you say?
Başka ne söyleyebilirim?What else can I say?
Başka ne söyleyebilirim.What else can I say?
Başka ne söyleyebilirdim?What else could I say?
Tom'un istifa etmekten başka seçeneği yok.Tom has no choice but to resign.

İlgili Sayfalar