bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom belediye başkanlığına aday oldu.Tom ran for mayor.
Tom başka herhangi birinden çok farklı değil.Tom isn't very different from anybody else.
Tom başka roman üzerinde çalışıyor.Tom is working on another novel.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Tom beladan başka bir şey değil.Tom is nothing but trouble.
Tom'un vazgeçmekten başka seçeneği yok.Tom has no choice but to quit.
Tom başka bir iş buldu.Tom has found another job.
Tom'un suçlamak için kendinden başka hiç kimsesi yoktu.Tom had no one but himself to blame.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymaktan vazgeçti.Tom gave up running for class president.
Tom annesinin pişirdiğinden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but his mother's cooking.
Tom sebze ve meyveden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but fruits and vegetables.
Tom meyveden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but fruit.
Tom başka birinin gelmek isteyeceğini düşünmüyor.Tom doesn't think anybody else wants to come.
Tom bütün gün TV izlemekten başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but watch TV all day.
Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but read books on Sundays.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to get involved in the fight, but he had no choice.
Tom bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but complain.
Tom şu anda başka bir şey yapamaz.Tom can't do anything else right now.
Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.Tom can swim faster than anyone else in his swimming class.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koyma niyetini açıkladı.Tom announced his intention to run for class president.
Tom hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.Tom always tries to blame someone else for his failures.
Tom yeni sınıf başkanı olmayı umduğunu itiraf etti.Tom acknowledged that he was hoping to become the new class president.
Tom sınıf başkanlığı için adaylığı kabul etti.Tom accepted the nomination for class president.
Onlar Tom'u başkan atadılar.They appointed Tom chairman.
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this.
Tom'un başkanlık için adaylığını koyacacağından şüpheliyim.I doubt that Tom will run for president.
Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.Tom pressured Mary to quit.
Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.Tom left Mary for another woman.
Tom Mary'yi terk etti ve başka bir kadınla yaşamak için gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Meryem'i terk edip başka bir kadına gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom'un Mary'nin ahırı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice than to help Mary clean out the stable.
Tom'un Mary'nin garajı temizlemesine yardım etmekten başka seçeneği yoktu.Tom had no other choice but to help Mary clean out the garage.
Tom'un Mary'nin ona yapmasını söylediğini yapmaktan başka şansı yoktu.Tom had no choice but to do what Mary told him to do.
Tom'un Mary'nin ona yardım etmesini istemekten başka şansı yoktu.Tom had no choice but to ask Mary to help him.
Tom başka bir kadın için Mary'yi terk etti.Tom dumped Mary for another woman.
Tom, onun adından başka Mary hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Mary, other than her name.
Tom Mary'yi ya da başka birini karşılamadı.Tom didn't meet Mary or anyone else.
Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.Tom didn't know Mary was seeing someone else.
Tom Mary'ye John'a gerçeği söylemesi için baskı yaptı.Tom urged Mary to tell John the truth.
Ben onu yapmak için başka seçime sahip değilim.I have no choice but to do that.
Çocuklar monoton bir sesle "Yağmur, çekip git. Başka bir gün yine gel."dedi.The children chanted, "Rain, rain go away. Come again another day."
Tom başka bir şeye yapamayacak kadar çok yorgun olduğunu söyledi.Tom said that he was too tired to do anything else.
O bir şey değilse, başka bir şeydir.If it's not one thing, it's another.
Başkanlık için kime oy vereceksin?Who will you vote for for president?
Başkalarının zayıflığından yararlanmamalısın.You should not take advantage of others' weakness.
Onun gibi bir kişinin başkan seçilme sorunu olmazdı.A person like that would have no trouble getting elected president.
Başkalarının sorunları bizimdir.The troubles of others are our own.
Başkan biz savaşın ortasındayız dedi."We are in the middle of a war", said the President.
Neden bir insan karısını sevmez? Biz bile başkalarını seviyoruz.Why not love one's own wife? We even love others'.
O bir beyefendiden başka her şeydir.He is everything but a gentleman.
Delhi belediye başkan yardımcısı dolaylı olarak rhesus maymunları tarafından öldürüldü.The deputy mayor of Delhi was indirectly killed by rhesus monkeys.
Başka biri gidiyor mu?Is anyone else going?
Onun haricinde başka hiç kimse partiye gelmedi.With the exception of him, nobody else came to the party.
Tom'un kızarkadaşı onu başka bir kızla gördü.Tom's girlfriend saw him with another girl.
Tom başka herhangi birinden daha çok çalıştı.Tom worked much harder than anyone else.
Tom deri ve kemikten başka bir şey değildi.Tom was nothing but skin and bone.
Tom işi yapacak başka birini bulmaya çalıştı.Tom tried to find somebody else to do the job.
Tom Mary'ye tubasını başka bir yerde pratik yapmasını söyledi.Tom told Mary to practice her tuba somewhere else.

İlgili Sayfalar