Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.Υπάρχουν και άλλες απολαύσεις, αλλά αυτή είναι κυρίαρχη.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.Есть и другие удовольствия, но это самые важные.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.Є й інші задоволення, але це найважливіші.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.Има други удоволствия, но това е доминиращо.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.יש תענוגות אחרים, אבל זה החשוב.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.هناك مُتع أخرى، لكن هذا هو المهيمن.
Başka hazlar da var, ama bunlar baskın.まったく異なる事柄を
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Simboli izkorišcanja gorijo.
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Simbol-simbol penindasan dibakar dimana-mana.
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Symbole ucisku są palone.
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Symboly útlaku jsou v plamenech.
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Τα σύμβολα της καταπίεσης καίγονται.
Baskının tüm sembolleri yanıyor.Горят се символите на подтисничеството.
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.지배성, 그 원리가 "날 괴롭히지마," 라는 원리로,
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.la dominance, dont le principe est "Ne me cherche pas,"
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.reciprocity(交換)は 「背中を掻いてくれれば 掻いてあげるよ」
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır."Te megvakarod az én hátam; én megvakarom a tiéd", vagy a szexualitás:
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.אדנות, עם העיקרון של "אל תתעסקו איתי,"
Baskınlık: kural "Bana bulaşma"dır.الهيمنة، والتي مبدأها "لا تعبث معي،"
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.A rajtaütés felhívta a figyelmet a PRQ-ra.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Dank der Razzia hat PRQ sehr viel Aufmerksamkeit bekommen.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Dankzij de aanval kreeg PRQ een hoop aandacht.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Díky razii získalo PRQ hodně pozornosti.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Dzięki nalotowi PRQ został zauważony.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Grâce à la perquisition, PRQ a attiré beaucoup d'attention.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Gracias a la redada PRQ recibió mucha atención.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Grazie all'irruzione la PRQ e' stata al centro dell'attenzione.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Kiitokset ratsialle PRQ sai kosolti huomiota.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Mulţumită raidului, PRQ a căpătat o foarte mare atenţie.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Nhờ cuộc đột kích PRQ nhận được nhiều sự chú ý.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.På grund af razziaen fik PRQ en masse opmærksomhed.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.검찰의 습격으로, PRQ는 상당한 주목을 받게 되었습니다.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.PRQ הודות לפשיטה .קיבלו המון תשומת לב
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Tack vare räden fick PRQ stor uppmärksamhet.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Tack vare räden fick PRQ stor uppmärksamhet.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Terima kasih atas penyergapan PRQ karena telah menyita banyak perhatian.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Và nhờ có cuộc đột kích mà PRQ nhận được nhiều chú ý.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Χάρη στην επιδρομή η PRQ απέσπασε μεγάλη προσοχή.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.Благодаря рейд PRQ получил много внимания.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.След нападението, PRQ се зарадва на много интерес.
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.بفضل هذا الهجوم حصلت على الكثير من الإهتمام PRQ
Baskın sayesinde PRQ baya bir dikkat çekti.我々は警察に 情報を渡さない
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.제가 생각하기에, 여기서 문제는 현재의 지배적인 교육 문화는 가르침이나 배우는 것이 아니라 시험을 보는데 초점을 맞추고 있습니다.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.וחלק מהבעיה, לדעתי, הוא שתרבות החינוך השלטת הולכת ומתמקדת לא בהדרכה ובהוראה, אלא בבחינה.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.وجزء من المشكلة، حسب اعتقادي، أن الثقافة المهيمنة في التعليم تركّز ليس على التدريس والتعلم، بل على اﻻختبار.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.教育が 教え学ぶことより テストすることに 重点を置くように なったことにあります テストは重要で 標準テストにも役割はあります
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Een is: gewoon werken zonder druk.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak. İki: yorulmadan, odaklanarak çalışmak.Tentar não ficar preso a fazer sempre a mesma coisa, ou tentar não ficar atrás do computador o dia inteiro.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.아시다시피, 하나는 부담 없이 일하는 것
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.L'une de ces choses est : juste travailler sans pression.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Một là: làm việc không áp lực.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Naja, eins ist: nur arbeiten, ohne Druck.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Po pierwsze: pracować bez stresu.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Știți, unul dintre acestea este: să muncesc pur și simplu fără presiune.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Una es: simplemente trabajar sin presión
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Едното е: да работя без напрежение.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Одна з них, наприклад: просто працювати без тиску.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.Первое, что важно, это работать без прессинга.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.אתם יודעים, אחת היא: פשוט לעבוד ללא לחץ.
Bir: baskının olmadığı bir ortamda çalışmak.وذلك التالي: أولاً العمل بدون ضغوطات