Ana içeriğe geç
Sözlük

basitçe ile cümle

basitçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Faktycznie da się na tym czytać skanowane książki.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Je kunt gescande boeken gemakkelijk lezen.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.여러분들은 실제로 아주 쉽게 스캔된 책들을 읽을 수 있습니다.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Man kann gescannte Bücher ziemlich gut lesen.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Podemos ler livros digitalizados muito facilmente.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Puo' essere letto ad occhio nudo facilmente
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Se puede realmente leer libros escaneados fácilmente.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Vous pouvez y lire des livres scannés très facilement.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Μπορείς πραγματικά να διαβάσεις σαρωμένα βιβλία αρκετά εύκολα.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.В действителност, сканираните книги може да се четат много лесно.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Відскановані книжки досить легко читати.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.Оказывается, читать сканированные книги довольно легко.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.אתם באמת יכולים ללכת ולקרוא ספרים סרוקים די בקלות.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.يمكنك حقاً الذهاب و قراءة الكتب الممسوحة بشكل سهل جداً
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.電子ブックの夢は叶いそうです
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.A v zostávajúcom čase by som vám rád niektoré z týchto dôsledkov priblížil.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.그냥 조금 보여드리겠습니다. 다시 말하자면 지금 여러분이 보실 것은
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.Nur um Ihnen eine Vorstellung zu geben.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.Podemos incorporar nestes robôs cada vez maior potência de cálculo.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.To jen tak pro vaši představu.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.Wszystko jako przedsmak.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.Απλώς για να πάρετε μια ιδέα.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.Це просто, щоб дати вам уявлення.
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.זה רק בכדי לתת לכם טעימה. במילים אחרות, אתם לא
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.سيعطيكم هذا نكهة أولية. طريقة أخرى لتقديم هذا هو أنكم
Geri kalan zamanımı basitçe bunların bazılarını açıklamak için kullanacağım.言い方を変えると ここでお見せするのは
Gmail'e dönenleriniz, hatırlayın ne kadar da canlandırıcıydı, hepsini düzenlemekten basitçe aramaya geçmek.지메일로 변경하신 여러분들께서는 여러분들의 모든 메일을 분류하는 것에서 검색하는 것으로 바뀌었을 때 얼마나 편하고 신선했는지 생각해보세요.
Gmail'e dönenleriniz, hatırlayın ne kadar da canlandırıcıydı, hepsini düzenlemekten basitçe aramaya geçmek.אלו מכם שעברו ל"ג'ימייל", זוכרים כמה מרענן היה לעבור מאירגון כל הדואר שלכם לחיפוש הפשוט אחריו.
Gmail'e dönenleriniz, hatırlayın ne kadar da canlandırıcıydı, hepsini düzenlemekten basitçe aramaya geçmek.メールを体系だてて整理していた作業が 単純な検索で済むようになりましたね GPSドットなら 持ち物に対して 同じことができるのです
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Đó là, không, lão hóa ko phải sản phẩm của chọn lọc tự nhiên; nó chỉ là một bỏ quên của tiến hóa.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;És ez az, hogy nem, a korosodás nem az evolúció eredménye, hanem az evolúció nemtörődömségének eredménye.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;O envelhecimento não é um produto da seleção, da evolução, é simplesmente um produto da negligência evolutiva.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Si anume ca nu, imbatranirea nu este rezultatul unei selectii, ci este un act de neglijenta evolutionara.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Starzenie nie płynie z selekcji naturalnej czy ewolucji, ale z ewolucyjnego zaniedbania.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.그래서 그들은 직업적 경험에 미루어 중간 10%를 선택하길 원했습니다.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Faisons juste une estimation intelligente." Et ils choisissent 10 pour cent, juste au milieu.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Haideţi să ghicim intr-un mod educat, şi pur şi simplu arată cu degetul şi merg pe 10%, chiar la mijloc.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Nos, kíséreljünk meg egy szakértői becslést és jelöljük ki mondjuk pont a közepét, a 10 százalékot.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Poskusimo raje z logičnim razmišljanjem, in tako se odločijo za deset procentov, točno v sredini.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Próbują zgadywać i przyjmują 10%, pośrodku.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Tehdään vain sivistynyt arvaus, ja he yksinkertaisesti päätyvät 10 prosenttiin, keskiarvoon.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Và hãy đưa ra một dự đoán có khoa học, và họ chỉ đơn giản đưa ra con số 10 %, là giá trị trung bình.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Viete, spravme odborný odhad, a jednoducho ukážu a zvolia 10 percent, priamo v strede.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Vi kanske bara skulle göra en kvalificerad gissning, så de pekar på mitten i kurvan och väljer 10 procent.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Víte co, pojďme udělat poučený odhad, a jednoduše ukáží na 10 procent, přesně uprostřed.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar."Vou fazer uma suposição", Então, apontam para a escolha dos 10%, mesmo no meio da curva.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Weet je wat, we doen gewoon een slimme gok, en ze wijzen simpelweg 10 procent aan, precies in het midden.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Λένε, ας κάνουμε μια υπόθεση και απλά σημαδεύουν και επιλέγουν το 10%, ακριβώς στη μέση.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Давайте просто сделаем научное предположение". И они просто тыкают в график и принимают 10%, ровно посередине.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar."Зробімо обґрунтоване припущення", і вони дійсно обирають 10 відсотків, просто посередині.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.Нека да направим обосновано предположение." И просто избират 10 процента - точно по средата.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.בואו ננחש ניחוש מלומד, והם פשוט מצביעים והולכים על 10 אחוזים, בדיוק באמצע.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.دعونا نقوم بتخمين علمي هنا, ويمسكوا العصا من المنتصف بإختيار نسبة الـ 10 بالمائة بين الـ 8 والـ 12 بالمائة.
Haydi deneyime dayalı bir tahmin yapalım." ve basitçe tam ortadaki yüzde 10'a karar veriyorlar.真ん中の10%を選ぶでしょう でも、ハワードは納得しません
Her bir karenin ortalama rengini hesaplıyoruz. Ve basitçe bunu sese çeviriyoruz.Calculamos el color medio en cada cuadrado y luego simplemente lo traducimos en sonido.
IBM'in logosunu, Westinghouse'un logosunu tasarladı - basitçe 'Her şeyi tasarladım' dedi.Gyakorlatilag azt mondta, "Én terveztem mindent."
IBM'in logosunu, Westinghouse'un logosunu tasarladı - basitçe 'Her şeyi tasarladım' dedi.Han sagde dybest set, "Jeg har designet alt."
IBM'in logosunu, Westinghouse'un logosunu tasarladı - basitçe 'Her şeyi tasarladım' dedi.위대한 그래픽 디자이너 폴랜드는 IBM의 로고와 웨스팅하우스의 로고를 디자인 하였습니다. 그가 보통은 "내가 모든 걸 디자인했다"라고 말했죠.
IBM'in logosunu, Westinghouse'un logosunu tasarladı - basitçe 'Her şeyi tasarladım' dedi.În mare a spus, "Am proiectat tot."
IBM'in logosunu, Westinghouse'un logosunu tasarladı - basitçe 'Her şeyi tasarladım' dedi.Zelf zei hij: "Ik heb alles ontworpen".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod