Ana içeriğe geç
Sözlük

basitçe ile cümle

basitçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konuyu basitçe çözebilirim.Tudom, mi folyik itt.
Bu konuyu basitçe çözebilirim.Μπορώ να καταλάβω πως είναι η υπόθεση...
Bu konuyu basitçe çözebilirim.يمكنني فهم الموقف بسهولة
- Bundan dolayı ABD patent sisteminin basitçe neyin patent bağlamına dahil olduğunu-Et ces chiffres sont ŕ la hausse.
Bunlar basitçe, gerçek sorunun uzun vadede ortaya çıkışı ki aslında sorun kişisel seviyede.Az igazi probléma az elavult gondolkodásmód, ami feszültséget teremt minden szinten.
Bunlar basitçe, gerçek sorunun uzun vadede ortaya çıkışı ki aslında sorun kişisel seviyede.To są jedynie długotrwałe skutki prawdziwego problemu, który leży na bardziej osobistym poziomie.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Então para pôr as coisas de forma simples é porque são a intersecção de um plano com uma superfície cónica.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.정리를 하자면, 원뿔 곡선은 평면과 원뿔과의 교차 관계에 있다는 겁니다
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Mówiąc prosto, ponieważ są przecięciem płaszczyzny i stożka.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Och för att göra saker och ting enkelt så är det för att de är skärningarna mellan ett plan och en kon.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Per semplificare, perché sono intersezioni di un piano con un cono
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Simpel: omdat ze de snijlijn van een vlak en een kegel zijn.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.Проще говоря, это пересечение конуса и плоскости.
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.لنجعل الامور سهلة نقول، لأنها تقاطع القمة والسطح
Bunları basitçe koyalım, çünkü bunlar bir düzlem ve koninin kesişimi.断面です。 描いてみましょう。
Bunun adı da Kurgu Projesi, ki basitçe yazı tahtasını kurgu çizimleri için yenileyen çevrimiçi bir ortam.이건 픽션 프로젝트라고 불리는 겁니다. 온라인 상에 새롭게 만든 메세지 보드인데요 사람들이 협력해서 소설을 쓸 수 있도록 해주지요
Bunun adı da Kurgu Projesi, ki basitçe yazı tahtasını kurgu çizimleri için yenileyen çevrimiçi bir ortam.זה נקרא הפרויקט הבדיוני. זה מרחב מקוון שהוא בעצם לוח מודעות משודרג שמעודד כתיבה בדיונית שיתופית.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Bagaimana menjelaskannya dengan sederhana, tidak.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.CA: シンプルで力強いお答えでした GW: はい
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Cum s-o spun mai simplu... nu.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Jakby to ująć najprościej, nie.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.단순하게 아니요.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Làm sao tôi có thể để nó đơn giản như vậy được? Không đâu.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Nog helemaal niet.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Para decirlo de manera simple, no.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Per dirla semplice, no.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Pour le dire simplement, non.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Wie soll ich das einfach ausdrücken, nein.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Πώς να το απλά, όχι.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Если по-простому, то нет.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.Как да го кажа просто, не.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.כיצד אגיד זאת בפשטות, לא.
Bunu nasıl basitçe anlatabilirim. hayır.لأعبر عن هذا ببساطةٍ، لا.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Avšak přeshraniční spolupráce se netýká − a nemůže se týkat − jednoduše pouze místní úrovně.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Grænseoverskridende samarbejde drejer sig dog ikke, og kan ikke være, kun omkring det lokale niveau.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Helyi szinten azonban a határokon átnyúló együttműködés nem igazán egyszerű, és nem is lehet az.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Ma la cooperazione transfrontaliera non è, e non può essere, solo un fenomeno a livello locale.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Men gränsöverskridande samarbete handlar inte och kan inte handla bara om den lokala nivån.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Niektoré projekty na miestnej úrovni môžu navyše súvisieť s otázkami národnej a európskej politiky.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Niemniej jednak współpraca transgraniczna nie może dotyczyć tylko poziomu lokalnego.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.No entanto, a cooperação transfronteiriça não se limita, e nem se deve limitar, apenas à escala local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Rajatylittävässä yhteistyössä ei kuitenkaan ole eikä voi olla kyse yksinomaan paikallisesta tasosta.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Sin embargo, la cooperación transfronteriza no afecta, ni puede llegar a afectar, sólo al ámbito local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Toch is en kan grensoverschrijdende samenwerking niet alleen op lokaal niveau worden bekeken.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Totuşi, cooperarea transfrontalieră nu este şi nu se poate desfăşura doar la nivel local.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Εντούτοι, η διασυνοριακή συνεργασία δεν αφορά αpiο-κλειστικά το τοpiικό εpiίpiεδο.
Bununla beraber, sınır ötesi işbirliği, basitçe yerel düzeyi ilgilendiren bir husus değildir ve olamaz da.Обаче, трансграничното сътрудничество не е, и не може да бъде, само на местно ниво.
Bunun tanımı, basitçe, uzunluğu 1 olan vektör.단위벡터는 길이가 1인 벡터를 의미합니다
Bunun tanımı, basitçe, uzunluğu 1 olan vektör.Jest to po prostu wektor, który ma długość 1.
Bunun tanımı, basitçe, uzunluğu 1 olan vektör.Má délku... tu jsme již definovali.
Burada basitçe "Evet, hipotezimiz yanlışmış" deriz.I zwyczajnie przyznajemy "Hej, nasze hipotezy były błędne".
Burada basitçe "Evet, hipotezimiz yanlışmış" deriz.가설이 틀렸다고 하는 거죠
Burada basitçe "Evet, hipotezimiz yanlışmış" deriz.Y sencillamente decimos, "“Oiga, nuestras hipótesis estaban equivocadas".
Burada basitçe "Evet, hipotezimiz yanlışmış" deriz.لأن الفرضيات كانت خاطئة.
Burada basitçe "Evet, hipotezimiz yanlışmış" deriz.顧客開発モデルでは商品の機能を徐々に増やし
Buradasın, basitçe.Da, pe moment aceste lucruri par să-ți stea în cale.
Buradasın, basitçe.Jste jednoduše tady.
Buradasın, basitçe.Olet yksinkertaisesti tässä.
Buradasın, basitçe.Sim
Buradasın, basitçe.אתם פשוט כאן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod