Basitçe, yaklaşımlar uzayına giriyoruz ve denklemleri sadeleştiriyoruz.אנחנו פשוט מתמודדים עם כמה הנחות, או מפשטים את המשוואות
Basitçe, yaklaşımlar uzayına giriyoruz ve denklemleri sadeleştiriyoruz.فقط، نتمكن من القيام بأنواعٍ من التقريبات نبسّط المعادلات.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Bukan berarti kita bisa dengan mudah melarangnya.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Je ne crois pas que nous puissions simplement interdire.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,우리가 그저 이것을 금할 수는 없을 것입니다
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Não creio que seja possível simplesmente bani-la.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Nie sądzę, że możemy tego po prostu zabronić.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,No creo que podamos simplemente prohibirlo.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Non credo sia possibile semplicemente vietarlo.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Nu cred ca trebuie pur si simplu sa le interzicem.
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,Я не думаю, что мы можем попросту запретить исследование.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Also im Prinziep wollen wir dass die linke Seite diese Form annimmt.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Así que esencialmente queremos, queremos la izquierda a tienen esta forma.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Donc essentiellement nous voulons ceci, nous voulons que le coté gauche ait cette forme.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Dus we willen dat hier de linkerkant er zo uitziet. Dus we willen dat hier de linkerkant er zo uitziet.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Então nós queremos basicamente isso. Nós queremos que o lado esquerdo tenha essa forma.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .근본적으로 이것을, 이 좌변을 이런 형태로 바꿔야 합니다
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Quindi essenzialmente vogliamo questo, vogliamo che il membro sinistro abbia questa forma.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Så i huvudsak vi vill, vi vill ha den vänstra sidan till ha denna form.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Så vi vil have dette, we vil have venstre side til at have denne form
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Takže jednoduše chceme, aby levá strana měla tuhle formu.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Vì vậy, về cơ bản chúng tôi muốn điều này, chúng tôi muốn phía bên tay trái để có mẫu đơn này.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Więc właściwie chcemy tego, chcemy, aby lewa strona miała tę formę.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .Поэтому в основном мы хотим этого, мы хотим с левой стороны у этой формы.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .אז בעצם אנחנו רוצים שהצד השמאלי של המשוואה יהיה מהצורה הזאת.
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .اذاً نحن نريد هذا، نريد الجانب الايسر لكي نحصل على هذه الصورة
Basitçe, yukarıya bu hale sokuyoruz. .この形式にします。 完全な2乗です。
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .Czasami może się połączyć -- nie chcę komplikować całej sprawy, ale czasami wirusy mają własne lipidowe błony.
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .어떻게 뚫을지 고민합니다
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .لا اريد ان اعقد الموضوع ولكن في بعض الاحيان تكون الفيروسات لديها غشاء خالص بها
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .問題-- を複雑にするが時々 ウイルスの 独自の小さな膜。 2 番目の場所について話しましょう
Bazen bunun adam kaçırma mı olduğu yoksa sadece basitçe ortadan kaybolma mı olduğu bilinmiyor.Terkadang mereka tidak tahu bahwa itu sebuah penculikan. Mereka kira hanya hilang saja.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Alapjában véve csak egy fickó vagyok, aki szeret horgászni kisgyerekkora óta.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Ik ben gewoon een jongen die van vissen houdt al vanaf mijn jeugd.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Im Grunde genommen bin ich einfach nur so ein Typ, der immer schon gern geangelt hat, von Kindesbeinen an.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Je suis avant tout un type qui aime aller à la pêche. J'y allais déjà, tout petit.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Jsem jednoduše človek, co od dětství chodí rád na ryby.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.저는 어릴 때부터 낚시하러 가는 것을 즐기던 평범한 사람입니다.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Periaatteessa olen ollut kalahullu kaveri aina pikkupojasta lähtien.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Som jednoducho človek, ktorý od detstva chodí rád na ryby.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Soy básicamente un tipo al que le gusta pescar desde que era un niño.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Sunt până la urmă un tip căruia îi place să pescuiască încă de când era mic.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Tôi chỉ là 1 anh chàng thích đi câu cá từ khi còn nhỏ.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.W skrócie - lubię wędkować, od małego. W skrócie - lubię wędkować, od małego.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Аз съм от тези типове, които обичат да ловят риба от съвсем малък.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.Я, говоря простым языком, человек, который любит рыбачить с детства.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.אני סתם ברנש שאוהב לצאת לדיג מאז שהייתי ילד.
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.انا في الاساس مجرد شاب يهوى الصيد مذ كنت صغيرا
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.基本上我只係一個熱愛釣魚嘅人 細細個已經係咁
Ben basitçe, çocukluğundan bu yana balığa çıkmaktan hoşlanan bir adamım.沿岸の自然が好きになり 海鳥を研究するようになりました
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Acho que vivemos numa sociedade que associou certas recompensas emocionais à aquisição de bens materiais.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Kita hidup dalam masyarakat yang mengaitkan kepuasan emosi dengan kepemilikan materi duniawi.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.제 생각에 우리가 사는 사회는 단지 어떤 감정적 보상을 물질의 취득과 연결시킨 것 뿐입니다.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Myslím, že žijeme v spoločnosti, ktorá prisudzuje isté emocionálne odmeny nadobúdaniu materiálnych statkov.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.Ми просто живемо в суспільстві, яке встановлює певні емоційні винагороди за придбання матеріальних речей.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.אני חושב שאנחנו חיים בחברה שפשוט הצמידה תגמולים רגשיים מסויימים להשגתם של חפצים חומריים.
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.و لكننا نعيش في مجتمع قام ببساطة بربط اقتناء السلع المادية بجوائز معنوية معينة
Bence belli duygusal ödüllerin basitçe maddi malların edinilmesine bağlanan bir toplumda yaşıyoruz.ある種の感情的な報酬に結びついた 社会に生きているのだと思います 私達が欲しいのは 物質でなく 報酬なのです
Berbat, korkunç birşeydir. Basitçe, kadını cinsel hazdan mahrum etmek için yapılan bir uygulamadır.Jde v podstatě o operaci, která zabraňuje ženám mít požitek ze sexu.
Bir başka deyişle, çok basitçe, eğer erkekseniz kadınlarla aynı mekanda bulunamazsınız.Cu alte cuvinte, este de neconceput ca bărbații să stea în același spațiu fizic cu femeile.