Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Egyszerűen nem része az életüknek.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Elle ne fait simplement pas partie de votre vie.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Es ist einfach kein Teil ihres Lebens.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Het is simpelweg geen onderdeel van hun leven.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.쉽게 말해 별 상관 없이 사시는 분들이죠.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Musik klasik bukan bagian hidup mereka.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Není to součást jejich života.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Nie je časťou ich života.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Nigdy im się to nie zdarza.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Pur şi simplu nu face parte din viața voastră.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Semplicemente non fa parte della vostra vita.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Simlpemente no forma parte de su vida.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Simplesmente, não faz parte da vossa vida.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Απλά δεν είναι μέρος της ζωής τους.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Просто не слушают.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Тя просто не е част от вашия живот.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.Це просто не входить у Ваше життя.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.זה פשוט לא חלק מחייכם.
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.فهي ببساطة ليست جزءا من حياتهم
Basitçe hayatınızın bir parçası değildir.空港の副流煙みたいなもので
Basitçe, hemen MAKE'de Arduino satmaya başladık,Basicamente nós começamos a vender Arduino na MAKE imediatamente,
Basitçe, hemen MAKE'de Arduino satmaya başladık,MAKE بشكل أساسي بدأنا حالا ببيع أرديانو في
Basitçe, herşey.Alapjában véve ez minden.
Basitçe, herşey.Det är i stort sett allting.
Basitçe, herşey.Det er praktisk talt alting.
Basitçe, herşey.(ECONOMIA INFORMAL)
Basitçe, herşey.En résumé, tout.
Basitçe, herşey. Gecekonduların olduğu yerde işşizsizlik yok.Não há desemprego nos bairros de lata.
Basitçe, herşey. Gecekonduların olduğu yerde işşizsizlik yok.V skvoterskih mestih ni brezposelnosti.
Basitçe, herşey.Het is zowat alles.
Basitçe, herşey.Im Prinzip alles.
Basitçe, herşey.În principiu, de toate.
Basitçe, herşey.Je to vzásadě všechno.
Basitçe, herşey.Je to v zásade všetko.
Basitçe, herşey.Nói chung, đường phố Mumbai rất náo nhiệt với mọi hoạt động diễn ra.
Basitçe, herşey.Pada dasarnya segalanya.
Basitçe, herşey.Sostanzialmente, di tutto.
Basitçe, herşey.Wszystko.
Basitçe, herşey.Βασικά τα πάντα.
Basitçe, herşey.Всъщност всичко се случва.
Basitçe, herşey.[слайд: Неформальная экономика]
Basitçe ifade edecek olursak, Avrupa’da kokain kullanımındaki eğilimler farklı şekillerde belirmiştir.Användning av kokain förknippas också med konsumtion av alkohol och en viss livsstil.
Basitçe ifade edecek olursak, Avrupa’da kokain kullanımındaki eğilimler farklı şekillerde belirmiştir.Consommation de cocaïne chez les élèves
Basitçe ifade edecek olursak, Avrupa’da kokain kullanımındaki eğilimler farklı şekillerde belirmiştir.Yksinkertaistaen kokaiinin käytön suuntauksissa esiintyy Euroopassa erilaisia malleja.
Basitçe ifade edeyim:Einfach ausgedrückt:
Basitçe ifade edeyim: Eksersiz ilaçtır.Así que permítanme decirlo directamente: el ejercicio es medicina.
Basitçe ifade edeyim: Eksersiz ilaçtır.Скажу проще: физическая активность — это лекарство.
Basitçe ifade edeyim: Eksersiz ilaçtır.אנסח זאת בפשטות: פעילות גופנית היא תרופה.
Basitçe ifade edeyim: Eksersiz ilaçtır.اذا دعوني ألخص الفكرة: التمارين الرياضية هي دواء.
Basitçe ifade edeyim:Pour le dire de façon plus simple :
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Csak meg kell egyeznünk az emberi élet legfontosabb kérdéseire adott válaszokban.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Dobbiamo semplicemente convergere sulle risposte che noi diamo alle più importanti domande della vita umana.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Jednoducho sa musíme zhodnúť na odpovediach, ktoré dávame na najdôležitejšie otázky ľudského života.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.우리는 인생에서 가장 중요한 질문들에 대한 답을 찾는데 집중해야합니다.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Meidän täytyy yksinkertaisesti samankaltaistaa vastauksiamme ihmiselämän tärkeimpiin kysymyksiin.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Musíme jednoduše směřovat k odpovědím, které dáváme na nejdůležitější otázky v lidském životě.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Nós simplesmente devemos convergir nas respostas que damos às mais importantes questões da vida humana.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Po prostu musimy się skupić na odpowiedziach, które udzielimy na najbardziej istotne pytania życia ludzkiego.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Pur şi simplu trebuie să cădem de acord cu privire la cele mai importante întrebări despre viaţă.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.Simplemente debemos converger en las respuestas que damos a las preguntas más importantes de la vida humana.