Ana içeriğe geç
Sözlük

basar ile cümle

basar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.돈을 더 찍어내어 부채 위기를 해결할 수는 없습니다.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Não podemos imprimir mais dinheiro para resolver a crise energética.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Nemôžme si len tak tlačiť peniaze z ničoho a čakať že sa vyrieši týmto spôsobom dlhová kríza.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Nie możemy po prostu wydrukować więcej pieniędzy w celu rozwiązania kryzysu zadłużenia.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Non possiamo stampare denaro per risolvere la crisi finanziaria.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.No podemos seguir arruinando el subsuelo.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Nu putem pur si simplu să imprimăm mai mulți bani ca să rezolvăm criza datoriilor.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.We kunnen geen geld blijven printen om de schuldencrisis op te lossen.
Sadece daha fazla para basarak borç sorununu çözemeyiz.Мы не можем просто печатать больше бумажной валюты, чтобы разрешить проблему кредитного кризиса.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Anda hanya menekan beberapa tombol di ruang kemudi dan sayapnya keluar.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Apăsaţi doar câteva butoane din cabină şi ies aripile.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Bạn chỉ cần nhấn vài nút trong khoang lái và cánh sẽ duỗi ra.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Basta carregar nalguns botões, na cabine, e as asas desdobram-se.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Jednoduše v kabině zmáčknete pár tlačítek a křídla se zase rozloží.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Je drukt gewoon op een paar knoppen in de cockpit, en de vleugels vouwen uit.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.조종석에서 버튼 몇 개만 눌러주면 날개를 펼 수 있습니다.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Man drückt nur ein paar Knöpfe im Cockpit und die Tragflächen kommen heraus.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Megnyomva pár gombot a pilótafülkében, a szárnyak kitárulnak.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Naciskasz przycisk w kokpicie i skrzydła się wysuwają.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.On appuie juste sur quelques boutons sur le cockpit, et les ailes se déplient.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Si premono alcuni bottoni nell'abitacolo e le ali vengono spiegate.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Sólo se oprimen unos botones en la cabina y salen las alas.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Απλά πατάς κάποια κουμπιά στο πιλοτήριο ,και τα φτερά βγαίνουν.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Ви лише натискаєте кілька кнопок у кабіні, і крила з'явились.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Можете просто да натиснете няколко бутона в пилотската кабина и крилата се отварят.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.Нажимаете несколько кнопок в кабине, и крылья расправляются.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.אתם פשוט לוחצים על כמה כפתורים בקוקפיט, והכנפיים יוצאות.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.تقوم فقط بالضغط على بضعة أزرار في مقصورة الطيار، فيخرج الجناحان.
Sadece kokpitten bir kaç tuşa basarsınız ve kanatlar ortaya çıkar.すっかり開いたら
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.Carregando no ícone de som em baixo à direita, temos o exemplo do que foi gravado no "scanner".
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.Daca apasati pe simbolul de sunet din dreapta-jos, asta e un exemplu de inregistrare din scaner.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.Dat geluidspictogram rechts vanonder is een voorbeeld van wat werd opgenomen in de scanner.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.És ha megnyomjuk a lejátszó ikont, akkor hallhatjuk, hogy mit is vettünk fel a szkennerben.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.I jeśli wciśniesz tą ikonę po prawej na dole, to jest przykład tego co zostało zapisane w skanerze.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.Keď klikneme na ikonu vľavo dole, tu je ukážka toho, čo sme nahrali v skeneri.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.만약 여러분이 저 오른쪽 아래 사운드 아이콘을 클릭하면 스캐너 안에서 녹음된 예를 들어볼 수 있습니다.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.И ако можете да натиснете тази звукова икона долу вдясно, това е пример за онова, което записахме в скенера.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.Нажимаем иконку звука справа внизу — и слышим пример того, что было записано в сканере.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.ואם תוכל ללחוץ על הצלמית בפינה הימנית התחתונה, זוהי דוגמה של מה שהוקלט בתוך הסורק.
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.وان ضغطنا على ايقونة الموسيقى في الطرف السفلي من الجهة اليمنى سنسمع مثالاً عن الذي تم تسجيله في الجاهز
Sağ alttaki ses simgesine basar mısın, tarayıcıda kaydettiğimizden bir örnek.スキャナー内で録音したものを聴いてみましょう (演奏)
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.A ty tedy vstaň, idi do svojho domu; keď vkročia tvoje nohy do mesta, zomrie dieťa.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.A ty wstawszy idź do domu twego a gdy wchodzić będziesz do miasta, tedy umrze dziecię.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.En cuanto a ti, levántate y vete a tu casa. Cuando tus pies entren en la ciudad, el niño morirá
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Et toi, lève-toi, va dans ta maison. Dès que tes pieds entreront dans la ville, l`enfant mourra.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.너는 일어나 네 집으로 가라 네 발이 성에 들어갈 때에 그 아이가 죽을지라
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Levanta-te, pois, e vai-te para tua casa; ao entrarem os teus pés na cidade, o menino morrerá.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Ma tu alzati, torna a casa; quando i tuoi piedi raggiungeranno la città, il bambino morirà
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Men gå nu hjem! Når din Fod betræder Byen, skal Barnet dø;
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Niin nouse nyt ja mene kotiisi. Kun sinun jalkasi astuu kaupunkiin, kuolee lapsi.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Så stå du nu upp och gå hem igen. När din fot träder in i staden, skall barnet dö.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.So mache dich nun auf und gehe heim; und wenn dein Fuß zur Stadt eintritt, wird das Kind sterben.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Stå nu du op og gå hjem! Så snart dine føtter treder inn i byen, skal barnet dø.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Te pedig kelj fel, és menj haza, mert a mint belépsz a városba, meghal a gyermek;
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Thế thì, hãy đứng dậy trở về nhà ngươi; vừa khi ngươi đặt chơn vào thành, thì con ngươi sẽ chết.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Thế_thì , hãy đứng_dậy trở_về nhà_ngươi ; vừa khi ngươi đặt chơn vào thành , thì con_ngươi sẽ chết .
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Tu, scoală-te şi du-te acasă. Şi cum îţi vor păşi picioarele în cetate, copilul va muri.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Ty pak vstana, jdi do domu svého, a když vcházeti budeš do města, tehdy umře pachole.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Vstani torej in pojdi domov, in kadar stopi noga tvoja v mesto, umrje deček.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Встань и иди в дом твой; и как скоро нога твоя ступит в город, умрет дитя;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod