Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, arabayı kendi başına tamir edemeyecek.Tom won't be able to fix the car by himself.
Tom, Mary'nin parkta tek başına oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting by herself in the park.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapabileceğini söyledi.Tom said that Mary could've done that alone.
Tom muhtemelen bunu tek başına yapacaktır.Tom is probably going to do that by himself.
Tom kendi başına bununla ilgilenmek zorunda kalacak.Tom will have to deal with that on his own.
Tom, bunu tek başına yapmak zorunda kalmayacağını söyledi.Tom said he wouldn't have to do that alone.
Tom'un tek başına yapması gerekecek.Tom is going to need to do that by himself.
Tom muhtemelen tek başına kampa gitmezdi.Tom wouldn't likely go camping by himself.
Tom oraya tek başına gitmenize izin vermezdi.Tom wouldn't let you go there by yourself.
Tom hepsini tamamen tek başına yapması gerekecek.Tom will have to do that all by himself.
Tom'un bunun hepsini tek başına yapması gerekecek.Tom will have to do it all by himself.
Tom kendi başına gitmek zorunda kalacak.Tom is going to have to go by himself.
Tom, ekim ayı başından beri burada.Tom has been here since early October.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that by herself.
Tom tek başına Boston'a götürecek mi?Will Tom drive to Boston by himself?
Tom'un istediği şey tek başına bırakılmaktı.What Tom wanted was to be left alone.
Tom'un bunu tek başına yapması gerekecek.Tom will need to do that by himself.
Tom isteksizce bunu tek başına yaptı.Tom reluctantly did that by himself.
Tom, Mary'nin tek başına balık tutmasına izin verdi.Tom let Mary go fishing by herself.
Tom sorunu kendi başına çözdü.Tom solved the problem on his own.
Tom bunu kendi başına yapmaya karar verdi.Tom decided to do that on his own.
Tom gönülsüzce kendi başına gitti.Tom reluctantly went by himself.
Tom tek başına kayak yapacak.Tom will go skiing by himself.
Tom kendi başına yaşamak istiyor.Tom wants to live on his own.
Tom başının döndüğünü söyledi.Tom said that he felt dizzy.
Tom kendi başına yemek yemekten nefret eder.Tom hates eating by himself.
Sami odasında tek başınayken kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Tom koltuğunda geriye doğru yaslandı ve ellerini başının arkasına koydu.Tom leaned back in his chair and put his hands behind his head.
Taç başın üzerinde.The crown is the top of the head.
Tom'un gerçeği söylemediğini başından beri biliyordum.I knew all along that Tom wasn't telling the truth.
Tom'un bunu kendi başına yapıp yapamayacağını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom was able to do that by himself.
Tom tek başına mı yaşıyor?Does Tom live alone?
Tom ve Mary ikisi de otuzlu yaşlarının başında.Tom and Mary are both in their early thirties.
Tom, Mary'nin gerçekten bunu tek başına yaptığına inanmadığını söyledi.Tom said he didn't believe Mary really did that by herself.
Tom, Mary'ye gerçekten bunu kendi başına yapmak isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she really wanted to do that by herself.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapacağına inanmadığını söyledi.Tom said he didn't believe Mary would do that by herself.
Tom hâlâ bunu tek başına yapabileceğini düşünüyor mu?Does Tom still think he'll be able to do that by himself?
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapmak istemediğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew he didn't want to do that by himself.
Tom, Mary'nin gerçekten bunu kendi başına yapmayı isteyip istemediğini sordu.Tom asked if Mary really wanted to do that by herself.
Tom, bunu tek başına yapabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think he could do that by himself.
Bunu kendi başınıza yapmanız gerektiğini söylediğinizi düşündüm.I thought you said you needed to do that by yourself.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapması gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom said Mary thought she should do that by herself.
Tom Mary'nin bunu tek başına yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't believe Mary really did that by herself.
Tom, Mary'nin onun bunu tek başına yapmak istediğini biliyordu dedi.Tom said Mary knew he wanted to do that by himself.
Tom orada yalnız başına kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going there by himself.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapacağına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary would do that by herself.
Tom, bunu tek başına yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that by himself.
Tom oraya yalnız başına gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to go there by himself.
Tom Mary'yi tek başına burada bırakmayacaktır.Tom isn't going to leave Mary here by herself.
Tom hâlâ bunu kendi başına yapmaya kararlıdır.Tom is still determined to do that by himself.
Bence Tom tek başına bunu yapmak zorunda değildi.I think Tom didn't need to do that by himself.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda kalmayacağını söylüyor.Tom says he won't have to do that by himself.
Tom bunu kendi başına yapamayacak kadar çok genç.Tom is too young to be doing that on his own.
Tom bunu tek başına yapması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know he should do that by himself.
Tom, tek başına gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going by himself.
Tom bunu tek başına yapabileceğini düşünmüyor.Tom doesn't think he can do that by himself.
Tom güneş gözlüğünü başının üstüne kaydırdı.Tom slid his sunglasses on top of his head.
Tom bunu tek başına yapması gerektiğini biliyordu.Tom knew he should've done that by himself.
Tom bunu kendi başına yapamayacak kadar çok yaşlı.Tom is too old to be doing that on his own.
Tom oraya yalnız başına gitmeyi planlamıyor.Tom doesn't plan on going there by himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod