Tom onu tek başına yapmaya çalıştı ama başaramadı.Tom tried to do that by himself, but he wasn't able to.
Tom geçerken başını eğerek bana selam verdi.Tom bowed to me as he passed by.
Tom'un bunu tek başına yapması gerekiyor.Tom needs to do that by himself.
Aklı başında kim böyle bir şeyi yapar?Who in their right mind would do such a thing?
Bunu kendi başınıza yapmak istediğinizi söylediğinizi sanıyordum.I thought you said you wanted to do that by yourself.
Tom kutuyu tek başına kaldırmaya çalıştı, ancak yeterince güçlü değildi.Tom tried to lift the box by himself, but he wasn't strong enough.
Umarım onu tek başına yapmayı planlamıyorsun.I hope you're not planning on doing that by yourself.
Tom mağaraya tek başına girmekten korkuyordu.Tom was scared to go in the cave by himself.
Tom bunu tek başına yapmak zorunda kalmayacak.Tom won't have to do that by himself.
Tom'un tek başına yapması gerekiyor.Tom is supposed to do that by himself.
Tom tezgahta tek başına oturuyordu.Tom was sitting all by himself at the counter.
Tom tezgahta yalnız başına oturuyordu.Tom was sitting alone at the counter.
Tom bunu tek başına yapacak kadar yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that by himself.
Tom, bunu kendi başına yapacak kadar büyük.Tom is old enough to do that on his own.
Tom bunu kendi başına yapamaz.Tom won't be able to do that by himself.
Tom bunu kendi başına yapmayı planlamıyor.Tom isn't planning to do that by himself.
Tom'un bunu tek başına yapması beklenmiyor.Tom isn't supposed to do that by himself.
Tom'un bunu tek başına yapmasını ister misiniz?Would you like Tom to do that by himself?
Tom bunu tek başına yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do that by himself.
Tom bunu tek başına yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that by himself.
Tom asla bunu tek başına yapamayacak.Tom will never be able to do that by himself.
Tom asla bunu kendi başınıza yapmaya çalışmayacağını söyledi.Tom said he'd never try to do that by himself.
Tom, Mary'nin tek başına gelmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to come by herself.
Tom arabasını kendi başına tamir edemedi.Tom wasn't able to fix his car by himself.
Tom zaten onu tek başına yapacak kadar büyük.Tom is already big enough to do that by himself.
Sanırım Tom onu tek başına yapmak istemeyebilir.I think Tom might not want to do that by himself.
Tom'un onu kendi başına yapacak kadar büyüdüğünü düşünüyorum.Tom is old enough to do that on his own, I think.
Tom onu kendi başına yapacak kadar yaşlıdır sanırım.Tom is old enough to do that on his own, I think.
Tom kendi başına Boston'a gitmek zorunda kaldı.Tom had to go to Boston by himself.
Bence Tom onu daha önce hiç kendi başına yapmadı.I think Tom has never done that by himself before.
Sanırım Tom onu tek başına yapabilir.I think Tom might do that by himself.
Tom onu kendi başına yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that on his own.
Tom onu yalnız başına yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that by himself.
Tom'un onu tek başına yapması gerekmiyor.Tom isn't supposed to do that alone.
Tom görünüşe göre onu tek başına yaptı.Tom apparently did that by himself.
Tom onu tek başına yapacak mı?Is Tom going to do that by himself?
Tom onu neden tek başına yapmadı?Why didn't Tom do that by himself?
Neden Tom bunu tek başına yapmadı?Why didn't Tom do that by himself?
Tom'un bunu tek başına yapması bekleniyor.Tom is supposed to do that alone.
Hiç başını tıraş etmeyi denedin mi?Have you ever tried shaving your head?
Sami hâlâ iş başında harika şeyler yapıyordu.Sami was still doing great at work.
Sami iş başında ve sıkkındı.Sami was at work and bored.
Sami kendini başından vurdu.Sami shot himself in the head.
Marie aşırı derecede kızardı, başını indirdi ve hiç karşılık vermedi.Marie blushed exceedingly, lowered her head, and made no reply.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı özgür basına karşı şiddeti teşvik ediyor.The President of the United States is inciting violence against the free press.
Uçağa binmek için A tuşuna basın.To board the airship, press A.
Onun annesi iş başında birkaç parmağını kaybetti.His mother lost a few fingers at work.
En başından beri bana her şeyi anlat.Tell me everything from the very beginning.
Sonunda yalnız başına baş edemeyeceğini itiraf etmelisin.You should finally admit you can't cope alone with it.
Tom bunu kendi başına yapabilir.Tom might do that on his own.
Tom bunu yalnız başına yapmayı planlıyor.Tom plans to do that alone.
Tom artık tek başına yaşıyor.Tom is living by himself now.
Tom bunu tek başına yapmayı planladı.Tom planned to do that alone.
Tom bunu kendi başına yapmayı sever.Tom likes doing that by himself.
Tom çok nadiren bunu kendi başına yapıyor.Tom very rarely does that by himself.
Tom neredeyse her zaman bunu kendi başına yapar.Tom almost always does that by himself.
Tom şimdi bunu kendi başına yapabilir.Tom is now able to do that by himself.
Tom bunu kendi başına yapmayı planladı.Tom planned on doing that by himself.
Tom senin başını belaya sokacak.Tom will get you in trouble.