basını ile cümle

basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarZażółć gęślą jaźń
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarŽluťoučký kůň úpěl ďábelské ódy
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarΝίψον ανομήματα μη μόναν όψιν
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarБързата, кафява лисица прескочи мързеливото куче
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarТест українських та English символів
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarШирокая электрификация южных губерний даст мощный толчок подъёму сельского xoзяйcтвa
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.A Dávid vzal hlavu Filištínovu a doniesol ju do Jeruzalema a jeho zbraň složil vo svojom stáne.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David aber nahm des Philisters Haupt und brachte es gen Jerusalem; seine Waffen aber legte er in sein Hütte.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David a luat capul Filisteanului şi l -a dus la Ierusalim, şi a pus armele Filisteanului în cortul său.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Davide prese la testa del Filisteo e la portò a Gerusalemme. Le armi di lui invece le pose nella sua tenda
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David pa je vzel glavo Filistejčevo in jo prinesel v Jeruzalem, njegovo orožje pa je zložil v šatoru svojem.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Dávid pedig felvevé a Filiszteusnak fejét, és elvitte Jeruzsálembe, fegyvereit pedig a maga sátorába rakta le.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David prit la tête du Philistin et la porta à Jérusalem, et il mit dans sa tente les armes du Philistin.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Ða-vít lấy thủ cấp của người Phi-li-tin đem đến Giê-ru-sa-lem; nhưng để binh khí Gô-li-át lại trong trại mình.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Davi tomou a cabeça do filisteu e a trouxe a Jerusalém; porém pôs as armas dele na sua tenda.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Ja Daavid otti filistealaisen pään ja vei sen Jerusalemiin, mutta hänen aseensa hän asetti majaansa.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.다윗은 블레셋 사람의 머리를 예루살렘으로 가져 가고 갑주는 자기 장막에 두니라
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Later bracht David Goliaths hoofd naar Jeruzalem, maar diens wapens bewaarde hij in zijn tent.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Luego David tomó la cabeza del filisteo y la llevó a Jerusalén, pero puso sus armas en su morada
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Och David tog filistéens huvud och förde det till Jerusalem, men hans vapen lade han i sitt tält.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Og David tog Filisterens Hoved og bragte det til Jerusalem, men hans Våben lagde han i sit Telt.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Og David tok filisterens hode og hadde det med sig til Jerusalem; men hans våben la han i sitt telt.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Potom David vzav hlavu toho Filistinského, přinesl ji do Jeruzaléma, a odění jeho složil v stanu svém.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.И взял Давид голову Филистимлянина и отнес ее в Иерусалим, а оружие его положил в шатре своем.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.И Давид взе главата на филистимеца та я занесе в Ерусалим, а оръжията му тури в шатъра си.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.ויקח דוד את ראש הפלשתי ויבאהו ירושלם ואת כליו שם באהלו׃
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.واخذ داود راس الفلسطيني. وأتى به الى اورشليم. ووضع ادواته في خيمته
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.大 衛 將 那 非 利 士 人 的 頭 、 拿 到 耶 路 撒 冷 . 卻 將 他 軍 裝 放 在 自 己 的 帳 棚 裡
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.大 衛將 那 非利士人 的 頭 、 拿到 耶路撒冷 . 卻將 他 軍裝 放在 自己 的 帳棚裡
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.(34:25) да не говорят в сердце своем: „хорошо! по душе нашей!" Да не говорят: „мы поглотили его".
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Ať neříkají v srdci svém: Měhoděk duši naší; ať neříkají: Sehltili jsme jej.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Dat zij niet kunnen denken: "Ha! Nu gebeurt wat wij willen! Wij hebben hem eronder gekregen!"
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.저희로 그 마음에 이르기를 아하 소원 성취하였다 하지 못하게 하시며 우리가 저를 삼켰다 하지 못하게 하소서
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.La dem ikke si i sitt hjerte: Ha! Efter ønske! La dem ikke si: Vi har opslukt ham!
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Naj ne govoré v srcu svojem: Aha, tako smo želeli! ne govoré naj: Pogoltnili smo ga.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Não digam em seu coração: Eia! cumpriu-se o nosso desejo! Não digam: Nós o havemos devorado.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Nech nepovedia vo svojom srdci: Aha, naša duša! Nech nepovedia: Pohltili sme ho.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Ne mondhassák szívökben: Örülj mi lelkünk! Ne mondhassák: Elnyeltük õt!
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.ni digan en su corazón: "¡Ajá, esto es lo que queríamos!" Ni digan: "¡Lo hemos devorado!
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Niech nie mówią w sercu swojem: Ehej, duszo masza! niech nie mówią: Pożarliśmy go.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Non pensino in cuor loro: «Siamo soddisfatti!». Non dicano: «Lo abbiamo divorato»
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Og sige i Hjertet: "Ha! som vi ønsked!" lad dem ikke sige: "Vi slugte ham!"
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Să nu zică în inima lor: ,,Aha! iată ce doream!`` Să nu zică ,,L-am înghiţit!``
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Ας μη ειπωσιν εν ταις καρδιαις αυτων, Ευγε, ψυχη ημων. μηδε ας ειπωσι, Κατεπιομεν αυτον.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.Да не кажат в сърцето си: Ето желанието ни се изпълни. Нито да кажат: Погълнахме го.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.אל יאמרו בלבם האח נפשנו אל יאמרו בלענוהו׃
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.‎لا يقولوا في قلوبهم هه شهوتنا. لا يقولوا قد ابتلعناه‎.
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.不 容 他 們 心 裡 說 、 阿 哈 、 遂 我 們 的 心 願 了 . 不 容 他 們 說 、 我 們 已 經 把 他 吞 了
Demesinler içlerinden: ‹‹Oh! İşte buydu dileğimiz!››, Konuşmasınlar ardımdan: ‹‹Yedik başını!›› diye.不容 他 們心裡說 、 阿哈 、 遂 我 們 的 心願了.不容 他 們說 、 我們已經 把 他 吞了
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?(40:26) Couvriras-tu sa peau de dards, Et sa tête de harpons?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?( 40 : 26 ) Ngươi có_thể lấy cái đọc đâm đầy da nó , Dùng lao phóng cá mà găm đầy đầu nó chăng ?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?(40:26) Ngươi có thể lấy cái đọc đâm đầy da nó, Dùng lao phóng cá mà găm đầy đầu nó chăng?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?(40:26) можешь ли пронзить кожу его копьем и голову его рыбачьею острогою?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?40:31 Kannst du mit Spießen füllen seine Haut und mit Fischerhaken seinen Kopf?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?De ligger tett innpå hverandre, og ingen luft trenger inn imellem dem.
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?de sidder tæt ved hverandre, Luft kommer ikke ind derimellem;
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?Îi vei acoperi pielea cu ţepuşe, şi capul cu căngi?
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?Il suo dorso è a lamine di scudi, saldate con stretto suggello
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?Jedna druhé tak blízko jest, že ani vítr nevchází mezi ně.
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?네가 능히 창으로 그 가죽을 찌르거나 작살로 그 머리를 찌를 수 있겠느냐

İlgili Sayfalar