basını ile cümle

basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom şevkle başını salladı.Tom nodded enthusiastically.
Tom hafifçe başını salladı.Tom nodded faintly.
Tom tereddütle başını salladı.Tom nodded hesitantly.
Tom hemen başını salladı.Tom nodded immediately.
Tom bilerek başını salladı.Tom nodded knowingly.
Tom sinirli bir biçimde başını salladı.Tom nodded nervously.
Tom iyiyim diye başını salladı.Tom nodded OK.
Tom bir kez başını salladı.Tom nodded once.
Tom kibarca başını salladı.Tom nodded politely.
Tom hızla başını salladı.Tom nodded quickly.
Tom isteksizce başını salladı.Tom nodded reluctantly.
Tom sessizce başını salladı.Tom nodded silently.
Tom yavaşça başını salladı.Tom nodded slowly.
Tom sempatik şekilde başını salladı.Tom nodded sympathetically.
Tom düşünceli şekilde başını salladı.Tom nodded thoughtfully.
Tom anlayışla başını salladı.Tom nodded understandingly.
Tom başını sallayarak evet dedi.Tom nodded yes.
O teşvik edici bir şekilde başını salladı.He nodded encouragingly.
O, teşvik edici bir şekilde başını salladı.She nodded encouragingly.
Onlar sessizce başını salladı.They nodded silently.
Başını eğ!Duck your head!
Başını pencereden dışarı çıkardı.He put his head out of the window.
O, başını eğdi.He bowed his head.
O, başını tıraş etti.He shaved his head.
Başının belada olduğunu görebildim.I could see you were in trouble.
Ben sizi tamamen tek başınıza orada bırakamazdım.I couldn't leave you there all by yourself.
Başının belada olduğunu biliyorum.I know you're in trouble.
Ciddi misin? Bana başının üzerine düşmüşsün gibi görünüyor.Are you serious? It seems to me that you've fallen on your head.
Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.I don't want her to get into trouble.
Tom başını kaldırmadı.Tom did not raise his head.
Tom Mary'nin başının dertte olmadığını umuyordu.Tom hoped that Mary wasn't in trouble.
Tom başını duvara çarptı.Tom bashed his head against the wall.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.Tom banged his head on a tree branch.
Tom başını sallayarak Mary'ye işaret ettiTom signaled Mary with a nod.
Tom, başının ağrıdığını söyledi.Tom said he had a headache.
Tom'a başının dertte olduğunu söyledim.I told Tom he was in trouble.
Hayat yol boyunca başınıza gelen şeydir.Life is what happens to you along the way.
Sadece başını aşağıda tut.Just keep your head down.
Tom başını eğdi.Tom ducked his head.
Onun yerine başını tıraş etmeye ne dersin? Sanırım sende iyi görünürdü.How about shaving your head instead? I think it would look good on you.
Başını ağrıtmaya değmez.It's not worth the trouble.
Başını belaya sokmaya değmez.It isn't worth the trouble.
Tom şimdi başının gerçek belada olduğunu biliyor.Tom knows he's in real trouble now.
Bir cevap yerine başını sallayarak hayır dedi.Instead of a response, he shook his head no.
Tom arabanın çatısına başını çarptı.Tom hit his head on the roof of the car.
Tek başınıza ne yapıyorsunuz?What're you doing by yourself?
Düştü ve bir kayaya başını çarptı.He fell and hit his head on a rock.
Başını yüksek tut.Hold your head high.
Başını tıraş eden bir arkadaşım var.I have a friend who shaves his head.
Tom daha önce başını belaya soktu.Tom has gotten himself into trouble before.
Tom Mary'ye hafifçe başını salladı.Tom nodded slightly to Mary.
Tom başını kaşıdı.Tom scratched his head.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.Tom whispered something in Mary's ear and she nodded.
Tom'a üşüyüp üşümediğini sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he was cold, but he shook his head.
Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he had a cold, but he shook his head.
Tom sadece başını salladı ve bir şey söylemedi.Tom just shook his head and didn't say anything.
Tom başını sallayarak kabul etti.Tom nodded in agreement.
Tom, Mary'nin başının altına bir yastık koydu.Tom put a pillow under Mary's head.
Sen hiç hukukla başını derde soktun mu?Have you ever been in trouble with the law?
Mary başını onun omzuna dayadı.Mary leaned her head on his shoulder.

İlgili Sayfalar