Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.A chodila som do preplnených barov, aj keď by som radšej bývala šla na malú večeru s priateľmi.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Chodívala jsem do přelidněných barů, i když bych bývala upřednostnila klidnou večeři s přáteli.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.E andavo sempre in bar affollati quando in realtà avrei preferito andare a cena da amici.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.E ia sempre sair a bares cheios quando o que queria realmente era um jantar simpático com amigos.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.És zsúfolt bárokba járkáltam, amikor igazából inkább a barátaimmal vacsiztam volna.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Et j'allais toujours dans des bars bondés quand j'aurais vraiment préféré simplement un bon dîner entre amis.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Ik ging altijd uit in drukke bars terwijl ik eigenlijk liever gezellig met vrienden had gedineerd.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.In vedno sem hodila v prenatrpane bare, ko bi v resnici raje šla na prijetno večerjo s prijatelji.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.제가 친구들과 근사한 저녁을 먹고 싶을 때, 저는 복잡한 술집으로 자리를 뜨곤했습니다.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Lähdin aina ruuhkaisiin baareihin, kun oikeasti olisin halunnut vain illallisen ystävien kanssa.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Mă duceam mereu în baruri aglomerate deşi ceea ce îmi doream era să am o cină liniştită cu prietenii.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Og jeg tog altid på overfyldte barer, selvom jeg egentlig foretrak en hyggelig middag med venner.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Und ich ging immer in volle Bars, obwohl ich ein schönes Abendessen mit Freunden eigentlich bevorzugt hätte.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Zawsze chodziłam do zatłoczonych barów, choć naprawdę wolałam zjeść dobrą kolację z przyjaciółmi.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Винаги отивах в претъпкани барове, когато всъщност предпочитах да вечерям кротко с приятели.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Я отправлялась в шумные бары, хотя предпочла бы просто тихо поужинать с друзьями.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.Я постійно ходила в залюднені бари, хоч залюбки краще б посиділа за приємною вечерею з друзями.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.תמיד יצאתי לברים צפופים כשבעצם העדפתי לאכול ארוחה נעימה בחברת ידידים.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.وكنت أحاول دوماً الذهاب إلى الحانات المزدحمة بينما كانت رغبتي حينها أن أحصل على عشاء هادىء مع أصدقائي.
Hep kalabalık barlara gittim asıl istediğim arkadaşlarımla sakin bir akşam yemeği yemek olmasına rağmen.本当は友達と落ち着いて食事したい気分のときでも・・・ そういう自己否定的な選択を
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.Mindenki, aki a környéken élt, akinek étterme vagy kocsmája volt a közelben, kint volt, kinyitott.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.동네에 사는 사람들, 레스토랑과 술집을 운영하는 이웃 모두 나와서 가게 문을 열었습니다.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.Şi toţi oamenii din cartier care aveau restaurante şi baruri în cartier, erau toţi afară -- toţi deschiseseră.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.Wszyscy z sąsiedzctwa, właściciele restauracji i barów, byli tam - wszystko było otwarte.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.וכל האנשים שגרו בשכונה, ובעלי המסעדות והברים בשכונה, כולם היו שם, הכל היה פתוח.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.وكل أؤلئك الناس الذين عاشوا في الجوار، الذين أمتلكوا مطاعم وحانات في الجوار، جميعهم كانوا في الخارج-- يعملون.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.レストランやバーを経営している人たちも みんな外に出ていました 人々は外に出ていたのです
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Az ajtó szimbóluma olyan, mint a vadnyugaton szokásos kocsmáké.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Das Schrifzeichen für "Tür" sieht wie eine Saloontür aus dem Wilden Westen aus.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.El símbolo de la puerta se parece a un par de puertas de una cantina en el viejo oeste.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Het symbool van de 'deur' lijkt op saloondeuren in het Wilde Westen.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Hình cái "cửa" trông giống như hai cái cửa ở các quán rượu miền Tây nước Mĩ
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Il simbolo della porta somiglia a una porta da saloon nel selvaggio West.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.문의 상징이죠. [문 문] 마치 서부 황야에 있는 술집의 두 짝의 문 같죠.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Le symbole de la porte ressemble à une porte de saloon du Far West.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.O símbolo da porta parece-se com duas portas de um <i>saloon</i> do faroeste.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Oven symboli näyttää kuin saluunan ovilta villissä lännessä.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Pismenka za vrata je videti kot par saloonskih vrat z Divjega zahoda.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Simbol dari pintu yang tampak seperti sepasang pintu bar di dunia koboi.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Simbolul pentru "ușă" e ca ușile batante din vestul sălbatic.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Symbolen för "dörr" ser ut som ett par saloon-dörrar i vilda västern.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Znak DVEŘÍ vypadá jako dveře do saloonu na Divokém západě.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Znak pre DVERE je ako dvere saloonu z divokeho západu.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Znak reprezentujący drzwi wygląda jak drzwi do knajpy na Dzikim Zachodzie.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Το σύμβολο για την πόρτα μοιάζει με πόρτα σαλούν στην Άγρια Δύση.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Позначення дверей схоже на двері в салун на Дикому Заході.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Символ двери выглядит как двери салуна на Диком Западе.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.Символът за врата прилича на подвижна врата от Дивия запад.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.הסמל של הדלת נראה כמו זוג דלתות מסבאה במערב הפרוע.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.رمز الباب يبدو مثل زوج من أبواب الحانات في الغرب الأمريكي.
Kapının sembolü vahşi batıdaki barların kanatlı kapılarına benzer.西部開拓時代の酒場のドアみたいです これらの8文字は部首と呼ばれます
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daDans les bars à karaoké, il y a toujours des gens qui chantent
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daEn los karaokes, siempre hay alguien que canta
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daÎn barurile de karaoke, întotdeauna sunt oameni care cântă
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daIn karaokebars zijn er altijd mensen die
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya da노래방에 가서 꼭 이런 노래 부르는 분들 있어요.
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daNei bar karaoke ci sono sempre persone che cantano
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daNos bares de "karaoke", há sempre pessoas que cantam
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daTrong những quán karaoke, luôn có những người hát
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daW barach karaoke często słyszy się