Bunların en bariz olanı göz merceğidir.Рассмотрим наиболее значимые из них.
Felsefe eğitimi görmüş, Bari Üniversitesi ve Pavia Üniversitesi'nde hukuk felsefesi dersleri vermiştir.Изучал философию с акцентом на философии права в Университете Бари и Павийском университете.
24 Şubat 2017 tarihinde eşi, Bari Najma adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya getirdi.22 февраля 1963 года она родила дочь, которую назвали Шармэйн Кэрол.
Bunun haricinde bariz bir şekilde daha zayıf olan bir tanım daha vardır.Есть и другая, не менее болезненная.
"Komuta Kademesinin Belgeden Haberi Olmasa Bari".«Вы не должны направлять начальнику Генерального штаба каких-либо бумаг!
Konu komşudan utanın bari.خلي بالك من جيرانك.
Bu arada Türkler yolları barikatladı.في هذه الأوقات قطع الأتراك الطرق.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.تمكنت إمارة باري من البقاء لفترة مكنها من الدخول في علاقات مع جيرانها المسيحيين.
Sonra çitler ve çam ağaçlarından barikatlarla koruma altına alındı.وكان في وقت لاحق تمت إحاطته بأسوار وحواجز من أشجار الصنوبر.
Bu adalar gel-git girişleri hariç, bariyer zincirler kesintisiz bir şekilde 100 kilometreden fazla uzayabilir.باستثناء مداخل المد والجزر التي تفصل بين الجزر، قد تمتد سلسلة الحاجز دون انقطاع لأكثر من مائة كيلومتر.
Yineleyici oyun oynama tarzı ve sınırlı sosyal beceriler oldukça barizdir.هذا بالإضافة إلى أن مهارات اللعب المتكرر والمهارات الاجتماعية المحدودة واضحة بشكل عام.
Haydi bari onu söyleyeyim.قِلَّهْ : قول له .
Barin hiçbir zaman Frenkler tarafından geri alınamadı. ^ Smail, R. C. Crusading Warfare 1097-1193.ليعاني جيش بالدوين أثناء انسحابه من الغارات المتكررة Smail, p 159 Smail, R. C. Crusading Warfare 1097-1193.
Bari: İtalya'da bir şehir.باربرا – مدينة في إيطاليا.
Bu fikir ilk göründüğü kadar bariz değildir.لذا هذا الاختلاف ليس كبيرًا بقدر ما يمكن التفكير فيه في البداية.
Kalabalığı durdurmak için polis tarafından barikatlar bile kurulmuştu.تم إيقاف بعض الغوغاء من قبل الشرطة.
Barit boya ve kâğıt yapımında da kullanılır.ويستعمل منه الأزهار والأوراق.
Bu durumu üniversitelerde bariz bir şekilde gözüküyordu.هذا الموقف صار واضحا تماما في المدرسة السلوكية.
İstatistiksel olarak Bari, Apulia bölgesinin en başarılı takımıdır.إحصائيا فإن نادي باري يعد أفضل الأندية تحقيقا للنتائج الإيجابية في الدرجة الأولى في منطقة أبوليا.
Bunların en bariz olanı göz merceğidir.نقتصر هنا على النظير الأكثر وفرة بطبيعة الحال.
Belirtileri bariz olmayan kişilerde tanı koymak güç olabilir, çünkü enfeksiyon olmasa da bakteri bulunabilir.أما عند الذين يعانون من أعراض مبهمة، فقد يصعب تشخيص حالتهم لأن البكتيريا قد تكون موجودة دون أن تكون هناك عدوى.
Bariyer transfer makinesi hakkında bir İngilizce haberمقالة باللغة الإنجليزية عن المضخات ذات التروس الخارجية.
Associazione Sportiva Bari İtalya'nın Bari, Apulia şehrinde 1908 yılında kurulmuş bir futbol kulübüdür.نادي باري الرياضي نادي كرة قدم إيطالي تم تأسيسه في سنة 1908 ويقع في مدينة باري.
Bariyer ada zinciri, dünya sahillerinde %13 oranında bulunabilir.Cadeias de ilhas-barreira podem ser encontradas em aproximadamente treze por cento da costa marítima mundial.
Oğluyla beraber, Bari'nin Yahudilerini şehrin başpiskoposunun buyruğuna verdiler.Com o filho, ela colocou os judeus de Bari sob o comando do arcebispo da cidade.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.O emirado de Bari durou o tempo suficiente para estabelecer relações com os seus vizinhos cristãos.
Mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller gibi bazı bariyerler canlıları enfeksiyonlardan korur.Existem várias barreiras mecânicas, químicas e biológicas que protegem os organismos de infecções.
Grand Line'a girmek isteyenler için oldukça etkili bariyerlerdir.Devido a isso na região de Calm Belt há barreiras muito eficazes para aqueles que tentam entrar na Grand Line.
Nakarat kısmı "Kalamam arkadaş git, madem yarımsın bari bit.Siga meu conselho, amigo, senão você vai se arrepender.
Puglia'daki ana kale olan Bari, Ağustos 1068'de kuşatıldı ve Nisan 1071'de düştü.Bari, a principal fortaleza na Apúlia, foi sitiada em agosto de 1068 e caiu em abril de 1071.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Desde então foram instaladas barreiras nesta área para evitar o mesmo tipo de evento.
838 yılında, Müslümanlar İtalya'ya geçip, Taranto ve Brindisi'yi aldılar, takiben Bari Emirliği kuruldu.Em 838, os muçulmanos desembarcaram na Itália continental, tomando Tarento e Brindisi, a que se seguiu Bari.
Orta sınıftaki görüş ayrılığı barizdi.Que disputa pela categoria de Peso Médio.
1071'de Robert, kardeşi Roger ile İtalya'daki son Bizans toprağı Bari'yi ele geçirdi.Em 1071, Roberto e seu irmão, Rogério, já tinham tomado o último bastião bizantino na Itália, Bari.
Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar.A atropina atravessa a barreira placentária.
Bölgenin merkezi Barisal'dır.A principal cidade é Barisal.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Quatro tamanhos de ukulele são os mais comuns: soprano, concert, tenor e barítono.
Önceki çalışmalara kıyasla, bu albümde grubun tarzında bariz bir değişiklik kendini belli etmektedir.Diferentemente do álbum anterior, neste a banda começa a mostrar uma certa personalidade, um estilo próprio.
Bu iki sistem arasındaki diğer fark kan-doku bariyerinin geçirgenliğideki değişimdir.Consequentemente, existe uma diferenciação entre os dois sistemas pelo tipo da rede de acesso.
Halen daha Bari forması giyiyor.Até hoje ele usa uma prótese.
Eyaletin başkenti Barinas şehridir.A capital do município é a cidade de Barinas.
Ertesi gün, polis güçleri barikatarı kaldırdılar.O dia seguinte, a Polícia Militar libera o transito das balsas.
Bari Serie B ligine düştü.Mas, a vaga na Série B já estava garantida.
En son 2007 yılının Ocak ayında Bukit Barisan Milli Parkına yerleştirilen kamera tuzağına yakalanmıştır.Em janeiro de 2007, parte das cinzas de Bolaños foram levadas para a cidade.
Barit boya ve kâğıt yapımında da kullanılır.Também é utilizada no fabrico de tintas e de papel.
1922) 1984 - Tito Gobbi, İtalyan bariton (d.1913 – Tito Gobbi, barítono italiano (m. 1984).
Bari yaşayan bir kadının konuşması.É a eliminação da vida de uma pessoa praticada por outra.
Felsefe eğitimi görmüş, Bari Üniversitesi ve Pavia Üniversitesi'nde hukuk felsefesi dersleri vermiştir.Licenciado em Filosofia, ensinou Filosofia do Direito nas Universidades de Bari e de Pavia.
Bu, Yatıştırma Politikasının en bariz örneği oldu.O exemplo mais claro disso é a sua política de setlist rotativo.
Ayrıca Barit Madeni bulunmaktadır.Destaca-se, ainda, a planície litorânea.
1071'de Robert, kardeşi Roger ile İtalya'daki son Bizans toprağı Bari'yi ele geçirdi.Tegen 1071 had Robert, samen met zijn broer Roger, het laatste bolwerk in Italië overgenomen: Bari.
Konu komşudan utanın bari.Hij ergert zich aan de hond van de buurman.
Haydi bari onu söyleyeyim.Daarom vertel ik het jullie eerst.
Bunların en bariz olanı göz merceğidir.Kijken waar je het meeste voordeel bij hebt.
Sentetik dopamin kan ile beyin arasındaki bariyeri aşamamaktadır.Dopamine zelf kan niet door de bloed-hersenbarrière.
Güney İtalya'da ise Bari Emirliği kuruldu.In het zuiden lag de provincie Italia.
Asadan mavi ve beyaz şeritler çıkartarak efsunlu bir bariyer yaratır.Dat ze blauwe plekken en kneuzingen veroorzaken wordt als aanvaardbaar beschouwd.
Alessandro Baricco (25 Ocak 1958, Torino), İtalyan yazar ve yönetmen.Alessandro Baricco (Turijn, 25 januari 1958) is een Italiaans auteur.
Bari Emirliği, Hristiyan komşularıyla ilişkiye girecek kadar uzun sürdü.Gedurende het bestaan van het emiraat onderhield het relaties met zijn christelijke buurstaten.
Sawdan döneminde Bari kenti bir cami, saraylar ve kamu binaları ile süslendi.Onder Sawdan werd de stad Bari verfraaid met een moskee, paleizen en openbare gebouwen.