Ana içeriğe geç
Sözlük

bari ile cümle

bari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
SP: Barid, bakma oraya, dostum.(マイケルの妻)もう彼は同じ人じゃないわ
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Het lijkt een evidente vraag voor iemand die voor een mobiel telefoonbedrijf werkt.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Ja, Sie halten das sicher für logisch für jemanden, der in dieser Industrie arbeitet.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.네, 저같이 휴대폰 회사에서 일하는 사람에게는 정말 확실해 보이는 일입니다.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.OK, ça peut paraître évident que quelqu'un qui travaille pour une société de téléphonie portable demande ça.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Okej, det kan verka som en självklarhet för någon som jobbar för ett mobilföretag.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Ok, è piuttosto ovvio fare questa domanda a chi lavora nelle compagnie legate ai cellulari
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.OK, to może wydawać się oczywiste, że zadaje takie pytania, w końcu pracuję dla firmy telekomunikacyjnej.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Prezenţa telefoanelor poate părea evidentă pentru cineva care lucrează într-o companie de telefonie mobilă.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Természetes, hogy van mobilja annak, aki egy telefontársaságnál dolgozik.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Vale, puede parecer algo obvio preguntarle a alguien que trabaja para una empresa de telefonía móvil.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Би могло да изглежда като очевиден въпрос за човек, който работи в мобилна телефонна компания.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.Ладно, может, это уже банальный вопрос для сотрудника компании, выпускающей мобильные телефоны.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.אוקיי, זה אולי יראה כמשהו ברור למישהו שעובד עבור חברת טלפונים לשאול.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.حسنا، قد يبدو هذا سؤالا بديهيا لشخص يعمل لشركة هواتف محمولة أن يسأله.
Tamam, bir cep telefonu firmasında çalışan birinin sorması gereken bariz bir şey gibi görünebilir.当然の答だと思われるかもしれませんが その理由は何かというのが問題です
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Ele não encontrou nada de óbvio, "e disse que teria que desmontar o carro inteiro".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Er hatte auf den ersten Blick nichts gefunden und meinte, er müsse das Auto komplett auseinanderbauen.
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Han så intet i øjenfaldende, og han sagde at han ville være nødt til at skille hele bilen ad."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Hij zag niks bijzonders en hij zei dat hij de auto helemaal uit elkaar zou moeten halen."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."정비공이 딱히 뭔가 보이지 않는데다가 찾아내려면 부품을 해체해봐야 한다고 했어요."라고 하더군요.
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nem látott semmi különöset, és azt mondta, hogy szét kell szedje a kocsit darabokra."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nic nie zauważył i powiedział, że musiałby rozebrać samochód na części".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Non ha trovato niente e ha detto che avrebbe dovuto smontare la macchina pezzo per pezzo."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""No vio nada que fuera evidente, y dijo que debería desmontar el coche pieza por pieza".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Nu a văzut nimic evident, mi-a spus că trebuie să desfacă piesă cu piesă."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""Δεν βρήκε κάτι προφανές, και είπε ότι θα έπρεπε να αποσυναρμολογήσει πλήρως το όχημα".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Он ничего не заметил и сказал, что ему придётся перебрать машину по частям".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."Той не видя нищо и каза, че трябва да разглоби колата".
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""הוא לא מצא משהו ברור, ואמר שצריך לפרק חלק אחרי חלק."
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."" ولكنه لم يجد أي شيء واضح ، وأخبرني بأنه يتوجب عليه تفكيك السيارة قطعة ً قطعه .
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi."これ以上は車を分解しないと判らない」 と言われたそうです 「警察に行ったらどうかな」 と勧めました
Tek gördüğüm bir barikat!Alt jeg ser er en blokeret vej!
Tek gördüğüm bir barikat!¡Lo único que veo es una barricada!
Tek gördüğüm bir barikat!Só vejo uma barreira na estrada!
Tek gördüğüm bir barikat!Tot ce văd este o baricadă!
Tek gördüğüm bir barikat!Vidím iba zatarasenú cestu!
Tek gördüğüm bir barikat!Vidím jen zatarasenou cestu!
Tek gördüğüm bir barikat!Vse kar vidim so prepreke na cesti!
Tek gördüğüm bir barikat!Ενα οδόφραγμα βλέπω μόνο!
Tek gördüğüm bir barikat!Всичко, което виждам е барикада!
Tek gördüğüm bir barikat!.אני רואה רק מחסום
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.În Anglia, Barajul Tamisei protejează Londra de furtunile cu averse.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.영국에서 템즈강 옹벽이 런던을 폭풍 너울로부터 보호합니다.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.la Barrera del Támesis protege a Londres de oleajes de tormentas.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.la barriera sul Tamigi protegge Londra dalle piene causate dalla pioggia.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.le barrage de la Tamise protège Londres des houles.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Thames Barrier melindungi London dari banjir akibat badai.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Барьер Темзы [плотины на р. Темза] защищает Лондон от штормового затопления.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.Темзький Бар'єр захищає Лондон від штормових хвиль.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.מכשול התמזה מגן על לונדון מפני גל הסערה.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.حاجز "التيامز" المائي يحمي لندن من عواصف شديدة.
Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.アジア大都市気候変動ネットワークは
Toplu taşımanın şehrin merkezine girmesine izin verilmedi ve yolcular barikatların dışında bırakıldı.Общественному транспорту въезд в центр города запрещён и поэтому пассажиры находятся по ту сторону баррикад.
Trajan Forumu'ndan kalanlara baktığımızda, bir sütuna ait olduğu bariz olan büyük mermer parçaları görüyoruz.Dívám se na pozůstatky Trajánova fóra, vidím velké úlomky mramoru, které zjevně patřily ke sloupu.
Trajan Forumu'ndan kalanlara baktığımızda, bir sütuna ait olduğu bariz olan büyük mermer parçaları görüyoruz.Patrząc na pozostałości Forum Trajan, widzę olbrzymie marmurowe bloki, które są częściami kolumn.
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,이와같은 어려움을 참작해 볼때 인더스 문자를 해독하는 것이
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,Và trước những trờ ngại to lớn như vậy người ta có thể tự hỏi và lo lắng
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,וכך בהינתן מכשולים קשים אלה, ניתן לתהות ולדאוג
Tüm bu bariz zorluklardan bahsedince, birileri endişelenip merak etmiş olabilir,ونظرا لذلك فان هذه العوائق الهائلة ، ربما يتساءل المرء
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod