Birkaç boş bardak istiyorum.I want a few empty glasses.
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Lütfen bana bir bardak süt ver.Please give me a cup of milk.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Birkaç bardak getireceğim.I'll get some glasses.
Bir bardak şarap içmek istiyorum.I'd like to have a glass of wine.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Bir bardak şarap daha içer misin?Will you have another glass of wine?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha bira ister misin?Would you care for another glass of beer?
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Garson, lütfen bana bir bardak daha bira getir.Waiter, please bring me another glass of beer.
Bama bir bardak süt verir misin?Will you give me a glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Bana da bir bardak süt getir.Get me a glass of milk.
Şişe mi yoksa bardak mı?Bottle or glass?
Garson lütfen bana bir bardak çay ver.Waiter, please give me a cup of tea.
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?Do you want another glass of fruit punch?
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Bill bana bir bardak su getirdi.Bill brought me a glass of water.
Bir bardak biraya ne dersin?What about a glass of beer?
Bir bardak daha bira alabilir miyim?Could I have another glass of beer?
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Wouldn't you like another glass of beer?
Bir bardak bira istiyorum.I'd like a glass of beer.
Susadım. Bir bardak su alabilir miyim?I'm thirsty. Can I have a glass of water?
Bardaklardan herhangi birini alabilirsin.You may take either of the glasses.
Bir bardak bira daha al, lütfen.Have another glass of beer, please.
Bir bardak su getiriniz lütfen.Bring me a glass of water, please.
Bana bir bardak su getir lütfen.Bring me a glass of water, please.
Masanın üstünde bir bardak var.There is a glass on the table.
Masanın üstünde hiç bardak var mıydı?Were there any glasses on the table?
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Kahvaltıda genellikle bir bardak süt içerim.I usually have a glass of milk for breakfast.
Bardakta bir çatlak var.The cup has a crack.
Bardakları masaya bırakır mısın?Will you put the glasses on the table?
Bardak şarap dolu.The glass is full of wine.
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?Could I have a glass of white wine?
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.Come on, Joe. Just a glass of beer won't hurt.
Bir bardak şampanya alacağım.I'll take a glass of champagne.
Fakat maymun geri geldiğinde, teneke bardak her zaman boştu.But when the monkey came back, the tin cup was always empty.
Bu bardakların hepsi kırık.These cups are all broken.
Lütfen bu bardakları kaldırın.Please put these glasses away.
Bu bardakta su var.This glass contains water.
Bardakları kırmamaya dikkat edin.Take care not to break the glasses.
Bardak su doludur.The glass is full of water.
Bardak süt doludur.The glass is full of milk.
Bardak sütle doludur.The glass is filled with milk.
Bardak parçalara ayrıldı.The glass was broken to pieces.
Bardakta hiç süt yok.There isn't any milk in the glass.
Bardakta biraz su var.There is a little water in the glass.
Bardakta çok az su kaldı.There is little water left in the glass.
Bardakta biraz süt vardır.There is a little milk in the glass.
Bardakta biraz süt var.There is little milk in the glass.
Bardak onun elinden düştü.The glass dropped from his hand.
Bardak yere düştü.The glass crashed to the ground.
Bana bir bardak su ver, lütfen.Give me a glass of water, please.